58
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
1867
Okunma


kim yakalayabilmiş ki
mutluluk kelebeğinin
her iki kanadını/ indir şu silahını!
dikeni çıkarttıktan sonra
yere silkip kanını;
kim koklayabilmiş ki gülü/
güle sitem etmeden...
çek parmağını tetikten!
söylesene...
kim düşmemiş/ bilmeden çaresini
çaresiz dediği derde/ dur hele...
dinle!
ölüm acısını tatmamış/
bi Allah’ın kulunu göstersene!
kime dar gelmemiş bir gün
geniş geniş sokaklar...
kimin içinde sızlamamış ayrılık
kim borca gömülmemiş
en azından bir kere/ hem de
gırtlağa kadar!
haklısın elbet...
evde çoluk çocuk çok
bir gün varsa sofranda
sıcak somun/ bir gün yok!
kaç zamandır gülmedin
kim bilir kaç gece...
kavuşmadı uykuya/ kara gözlerin...
iyi de
serin olacak mı için çekip gidince
sevdiklerin...
evdekiler...
kahvedekiler...
saksıda çiçeğin/ kafeste kuşun
ağaçların/ mavi göğün
karın be!..
onca yıl bir yastığa baş koyduğun!
başında güneş
ayaklarında toprak
yağmur eken bulutun
tutun işte oğlum...
birinden birine tutun!
onlar için mecbursun
yoksa zaten niye ki
bunca acı/ bunca zahmet
bu emek neye?
ebat belli/ renk belli
altı üstü dört metre
ille de ve ille de
bembeyaz bir kefene!
yaa Mustafa...
işte böyle.
JD/narçiçek/2000
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.