Ayın şavkı dağılsın birikintilerime -Çoğalsın sureti- Çukurlanan rahle, yansıyan cennet -Kabil yüz izi- Sevda sunağında kalan gözlerimden -Oku şimdi-
Bir ada Bir adam Sessiz İkiz İzinsiz müebbet Zaman içinde uyuduk Durgun denizde kimliksiz
-En caninin bile değimlidir masumluğu, uyku vakti-
Kâh bir gemi sireni Kâh yolunu şaşırmış bir martı Doruklarında dargın rüzgârlara kanan Kuzeyden cayan, gümüş yağmurcunlar olurdu Peyzajına örseli bir alın gibi seyrederdik geçenleri
Sen müşfik şair!
Rotası kırık dümeninle Sefer dönüşü Bir martı çığlığında buldun bizi
Öyle bir sessizlik ki nefes ve ömür dediğin Denizin çevirisiyle ada işgali Ertelenen suskuya uçan sükûnet Elinde sihirli değnek Güneşin çizgilerini çiziyordun suya eros vakti Işıl, ışıl Sevgiyi değil sevmeyi öğretebilecek kadar hünerli
Buralardan götürür müsün?
-Mührü kandan kangren olmuş kramp içinde can pas tutan zincirlerde kırılır hicran- Taşıyacak kadar güçlüsündür belki
Karanlığı gövdemizde Bir avuç yakamozla yoklayıp Gamlı deniz kabuğunun sesiyle Çağırma
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
kutlarken üzüntülerimi de dile getirmeliyim ki..güne düşen ve paylaşıldığında yerini hakkettiği düşünülen bir çalışmanın talepsizliği cidden üzdü beni...
Geçenlerde bir şarkı dinledim. Sanırım eskilerden bir şarkıydı. Hayırdır İnşallah… Aklımda kaldığı kadar nakarat kısmının sözleri şöyleydi.
Neler oluyor hayatta Bir de şu rüya gerçek olsa olsa Sabah olup uyanınca Her şey yine aynı kalsa….
Ne alakası var demeyin hemen Şöyle bir bölümü daha vardı şarkının…
Karanlıkta sokaklarda Elinde bir çiçek Beni arıyor gülümsüyor Hayırdır inşallah…
Şairin hoşgörüsüne dayanarak şarkıdan bu yoruma bir dönüşüm yapacağım.
Sitelerde köşelerde Elinde bir şiir Yorum yazıyor gülümsüyor Hayırdır İnşallah!
Sayın Bulut Kara, “anlamazsanız o zaman emin olun ilköğretim 1. sınıfa anlatır gibi anlatacağım. SÖZ” Bu sözler şair kişiliğinize pek uygun düşmedi desem beni bağışlar mısınız?. Hele hele günün şiirinin sahibi sıfatıyla hiç!
Açıklamalarınızı dikkatle okudum. Sizi güldürmeyi başardığıma sevindim açıkçası! Bunu birkaç yerde yapmış olabilmek de ayrıca cennetlik bir davranış!
Demişsiniz ya;
“hiç olmasa gidin bir TDK karıştırın anlamlarını inceleyin ve sonra gelin…”
Ben de büyük sözü dinledim ve de gittim. Susku yazdım bakın karşıma ne geldi “Az konuşma, susma, sükût:…”
Hay Allah
Ben de ilk ders olarak;
A de bakiyim!
Diye mi söylemeliyim size
Şiir başından sonuna iç hesaplaşmayla dolu!
Şair mahcubiyetini gizlemek için “Sen Müşfik Şair” i kullanmış
Yap,işlet,devret modeli artık raflara kaldırıldı! Yeni nesil ortadaki “işlet” i kullanmıyor
Şiire dönecektim ki size yazdığım yorumu “etkili yorum” seçtiğinizi gördüm.
Demek ki ciddiye almışsınız!
Diğer şiirlerinizde de görüşmek dileğiyle, saygılar ….
Günün şiirini eleştirmek belki yanlış anlaşılabilir ama ben gene de görüşlerimi yazmadan geçmek istemedim.
Şiir "Issız Adam" filminin şiirsel anlatımı. İnanılmaz bir etkilenme var filmden. Belki de şair filmdeki başrol oyuncusunun yerine koymuş kendisini.
Günün şiirlerinde;
"-En caninin bile değilmidir masumluğu, uyku vakti-" dizesinde olduğu gibi -midir- ayrı yazılır dense savunma hazırdır. "Bu bir klavye hatası..." Hadi öyle varsayalım ve devam edelim.
Şairden ricam;
"Kuzeyden cayan, gümüş yağmurcunlar olurdu ..."
Lütfen bu dizenin ne anlama geldiğini açıklasın da biz de anlayalım.
Şiirde imgeye tamam! Bulmaca çözmeye hayır!
"Kâh yolunu şaşırmış bir MARTI " , "Bir MARTI çığlığında buldun bizi"
Nerdeyse alt alta sayılabilecek iki yerde MARTI neden kullanılmış acaba? Başka deniz kuşları da var Şair!
" Ertelenen suskuya uçan sükûnet" Sevgili Şair, susku ve sükûnet çok mu farklı anlamlar! Aynı dize içinde yer almasının sizce izahı nedir?
Bu kısma dikkat!
"-Mührü kandan kangren olmuş kramp içinde can"
Hani demiş öyle bir şey yazayım ki "offf bee" desinler!
Sevgili Şair, kangren olduktan sonra kramp nasıl ola! İş bitmiş, geçmişler olsun...
Bir şeyler yazmış olmak için yazılmamalı diye düşünüyorum.
Şiirde itinalı bir şekilde iç ses üzerinde durulmuş. Ama bunu şiirin tümünde görmek olası değil.
Şaire naçizane tavsiyem;
Şiirlerini asmadan defalarca yüksek sesle okuması ya da birilerine okutması olacak. O zaman gözlemleme imkanı bulacak ve bu konuya daha dikkat etmek isteyecektir.
Şiirin başına dönmek istiyorum.
"Birazdan bükülür akşam güneşi Kıyının koynuna siner Kızıl saçlı gelin misali Mışıl, mışıl Sessiz sedasız, anlamını yüklenir Yıldız seğirir düşleri"
Yıldız seğirir düşleri...
Bu dizeye gelinceye kadar kendinizi bir hayal dünyasında hissediyorsunuz ama burada "seğirir" kelimesi sizi birden uyandırıyor. Bilirsiniz ki "seğirmek" hayra alamet bir şey olarak görülmez. Uygun başka bir kelime bulunabilirdi.
bazen sadece gördüğü ile ön yargılı kararlar alıp kes(k)in sonuçlar çıkarmak, insanı hatalara götürebilir.ama insanız değil mi.... ne kadar iyi şiir yazsakta hata yapabiliriz.
ama artık size bir şey anlatmaya çalışmayacağım. çünkü siz o engin cevaplama isteğinizle ve kendinize has üslubunuzla yine sayfayı dolduracaksınız ve çok okunanlar arasına gireceksiniz.
teşekkür ederim tüm açıklamalar için.
bu sitede hiç bir üye yorum yazdı diye atılmadı Bulut bey. sizin de atılmadığınız gibi...
Geleneği bilmiyorum, ama yine de buradan yazmalıyım diye düşündüm. Önce gidip Akcan isimli arkadaşın şiirlerini incelemek istedim sayfasına girilmiyor. Bloke ya da silindi anlam veremedim. Çünkü siteyi rahatsız eden ya da edebilecek olan tek bir cümlesi vardı.
(Günün şiiri olsanız ne olur olmasanız ne olur!)
Ki, üstteki cümleyi bana yazmıştı, sanırım. Ama ben rahatsız olmamış bilakis böyle yapılan yorumların ne kadar doğru ya da yanlış olduğunu anlatabilmek için paragraf paragraf açıklamalarımı yazmıştım. Bu arkadaş böyle her günün şiirine yorum yapıyor da bu “son demi” oldu sildiniz bilemem. Her olumsuz eleştiri yapanı siler misiniz sitenizden!
Ama sorarım neden? diye… (hakkım mıdır bunu da bilemem)
NesrinAkalmis, demişki: “güne gelen ya da seçki alan şiirler hakkında üyeler düşüncelerini yazsın diye yorum alanları vardır. yorum istemiyorsanız şiirinizi yoruma kapatırsınız. yoruma açıksa olumlu ya da olumsuz her türlü eleştiriye de hazır olmalısınız.”
-Evet, yoruma açık olduğum için yorum yazılmasını beklerim. “Olumlu ya da olumsuz” demişsiniz, zaten ELEŞTİRİ dendiği zaman ister edebiyat, ister felsefi açıdan bunları kapsar, ekmek arası ekmek istemek gibi durmuş. Konumuz Türkçe olduğu an hepimiz hata yapabiliriz ki en çok ben yaparım. Ses uyumu açısından şiirde olur bu gibi hatalar okur tarafından göze çarpmaz. Edebiyatın içinde olanlar ve akademisyenler de yapar zaman zaman. (konumuz dışıydı affola)
NesrinAkalmis, demişki: “siz kendinize güvenmiyorsanız neden şiirinizi 48 bini aşkın üyesi olan bir sanal paylaşım ortamında asıyorsunuz. güveniyorsanız neden bir üyenin olumsuz eleştirisine bunca tepki veriyorsunuz...
Kurul ne seçtiğini biliyor ve seçkisine güveniyor. o nedenle olumsuz eleştiri yapan kişiye açıklama yapma gereğinide duymamıştır. ki...
Şiir Seçki Kurulu hiç bir üyeyi ve şiiri koruma altına almakla yükümlü değildir. seçki verdikleri ya da güne getirdikleri şiiri çerçeve içine alıp olumsuz eleştirileri kovalamak, yorumu silmek, yorumcuyu haşlamak gibi bir yükümlülükleri yoktur.”
-Kendi dediklerinizle mi çelişiyorsunuz anlamadım! (Tutup kulağından atmışsınız insancağızı)
Hem üstteki yazıyı yazıyorsunuz hem de eleştiri yazan o insanı siteden atıyorsunuz. (bu da biraz “bu ne perhiz bu ne lahana” gibi olmuş) Anlamak mümkün değildir. Ben şiirime güvendiğim için asıyorum. Ve yanlış yorum yapıldığında oturup açıklamasını yazıp anlaşılmasını sağlıyorum. Çok güzel beğendim diyen arkadaşlara bir açıklamada bulunmuyorum çünkü onlar verileni almış oluyorlar!. Yani yazarla okur arasındaki bağı kurmuş oluyoruz. Ve en azından benim tepkim şiir severi kırmadan cevap hakkı tanıyarak yanlış yaptığı eleştirinin cevabını veriyorum. Beni anlıyor ya da anlamıyor ilgilenmem kapasite meselesidir. Ama asla da dışlamam. Gelir bir sonraki şiirime yorum yazabilir. Hatta bir önceki şiiri anlamamış ve diğer bir şiiri anlamış olabilirliliğini düşünürüm. Kişinin hak ve özgürlüğünü rencide edemem ve kelepçeleyemem.
NesrinAkalmis, demişki: “şiiriniz çok güzel... emeği her zaman takdir ederim. keşke kişilere hitap tarzınız da o kadar güzel olsaydı ve sizi de takdir etseydim”
-Haklı olabilirsiniz. Bazen yazarı şiir kadar güzel olamayabiliyor. Edebiyatımızın içinde çok var. Sadece bizim değil dünya edebiyatının içinde bir kemik bu.
Tıpkı 48 bin üyesi olan güzel siteniz gibi. Ama biri çıkıp kendince iki eleştiri yapınca Feodal yapıya bürünüp hemen dışlanabiliniyor. Çok haklısınız çok.
Saygılarımla
Beni de atmanızı sevgi ve takdirle karşılarım. Site ve Edebiyat sizin. Bakın şiirimi bir kenarda bıraktım bana eleştiri yapan kişiyi savunur hale geldim.
"*Bu anlatım yönetimdeki seçici kurula, size ve siz gibileredir… Çünkü; yorum yazıldığından beri bekliyorum tık yok. Yineliyorum bir seçki seçiliyorsa seçen tarafından koruma altına da alınmalıdır. Yok, kendilerine güvenmiyorlarsa ve şiire inanmıyorlarsa neden günün şiiri seçerler.
Saygılarımla…
Bulut Kara"
Bulut bey
bize "yani Şiir Seçki Kuruluna neyi anlatmaya çalıştınız...
Şiir Seçki Kurulu sadece şiirleri okur ve seçki verir Bulut bey. görevi budur. seçilen şiirlerin altına yazılan yorumları takip edip, her yorumu cevaplamak gibi bir sorumluluğu yoktur.
ve;
güne gelen ya da seçki alan şiirler hakkında üyeler düşüncelerini yazsın diye yorum alanları vardır. yorum istemiyorsanız şiirinizi yoruma kapatırsınız. yoruma açıksa olumlu ya da olumsuz her türlü eleştiriye de hazır olmalısınız.
üye kendince okur şiiri ve kendi bilgisi görgüsü dahilinde de yorumlar. olumlu yorumların yanında bir tek olumsuz yoruma bunca tepki vermenizi hele kurulu seçkilerin avukatlığını yapmamakla zan altınıza almanızı anlayamadım.
siz kendinize güvenmiyorsanız neden şiirinizi 48 bini aşkın üyesi olan bir sanal paylaşım ortamında asıyorsunuz. güveniyorsanız neden bir üyenin olumsuz eleşitirine bunca tepki veriyorsunuz...
Kurul ne seçtiğini biliyor ve seçkisine güveniyor. o nedenle olumsuz eleştiri yapan kişiye açıklama yapma gereğide duymamıştır. ki...
Şiir Seçki Kurulu'nun ilk kuralı kendilerini hiç bir şekilde deşifre etmemeleridir. Kurul görevlisi hiç bir üye hiç bir alanda gelip kurul adına yorum yazamaz.
Şiir Seçki Kurulu hiç bir üyeyi ve şiiri koruma altına almakla yükümlü değildir. seçki verdikleri ya da güne getirdikleri şiiri çerçeve içine alıp olumsuz eleştirileri kovalamak, yorumu silmek, yorumcuyu haşlamak gibi bir yükümlülükleri yoktur.
"*Bu anlatım yönetimdeki seçici kurula, size ve siz gibileredir"
"bir seçki seçiliyorsa seçen tarafından koruma altına da alınmalıdır"
"Yok, kendilerine güvenmiyorlarsa ve şiire inanmıyorlarsa neden günün şiiri seçerler"
şiiriniz çok güzel... emeği her zaman takdir ederim. keşke kişilere hitap tarzınız da o kadar güzel olsaydı ve sizi de takdir etseydim
saygıyla
Şiir Seçki Kurulu adına cevap verme yetkisi olan yönetici
kalem yazmış ve şiiri asmıştır..artık ondan çıkmış ve okuyucuya geçmiştir şiir...lakin..okuyucu da ne okuduğunu bilmeli ve bilmediğini araştıırarak gelmelidir.. burada ben şunu gördüm.. 3 yaşında ki bir çocuğun hiç durmadan meraklı gözlerle "anne bu ne, banba bu ne" demesi gibi bir yoruma düşülmüş istemeden sanırım..
yalnız üzülerek takıldım bu yorumun son seyrine...
"Yorumlara bakıyorum da,
Günün şiiri olsanız ne olur olmasanız ne olur!"
işin garip tarafı ben de burada aktarılmak istenen duyguyu anlayamadım...ama umarım şair anlamıştır...
saygılar derken biraz daha bilinçli eleştiriler sanırım daha yapıcı olacaktır...
-Öncelikle bir günün şiiri var ortada şairini bir kenara koyalım, birde bu şiiri seçen bir kurul vardır elbet. Ben bu yorumu önce onlara yapılmış kabul eder ve onların yerine ve onların seçki yetisine güvenerek kendi şiirimi kendim anlatırım (dilim döndüğünce). ---------------------------------- Akcan, demiş ki: “Günün şiirini eleştirmek belki yanlış anlaşılabilir ama ben gene de görüşlerimi yazmadan geçmek istemedim.”
-Bu en doğal hakkınız. Çünkü yazarından çıkan her şiir, beğeniye asıldığında sahipsizdir, bu bir kere daha kanıtlandı. ------------------------------------ Akcan, demiş ki: “Şiir "Issız Adam" filminin şiirsel anlatımı. İnanılmaz bir etkilenme var filmden. Belki de şair filmdeki başrol oyuncusunun yerine koymuş kendisini.”
-Buna katılmasam da sizde bıraktığı etki buysa saygıyla karşılarım. ------------------------------------------------ Akcan, demiş ki: Günün şiirlerinde; "-En caninin bile değil midir masumluğu, uyku vakti-" dizesinde olduğu gibi -midir- ayrı yazılır dense savunma hazırdır. "Bu bir klavye hatası..." Hadi öyle varsayalım ve devam edelim.
-haklısınız, nazar boncuğu olsun desem … Ama aynen kalmasını istediğim için düzeltmiyorum. Çünkü orayı siz yanlış okuyorsunuz. -------------------------------------------------------- Akcan, demiş ki: “Şairden ricam; ‘Kuzeyden cayan, gümüş yağmurcunlar olurdu ...’ Lütfen bu dizenin ne anlama geldiğini açıklasın da biz de anlayalım.”
-Öncelikle Gümüş Yağmurcun’un Kuzeyde yaşayan bir kuş türü olduğunu belirtmeliyim. Ve bu kuşların özelliklerini bilelim, fiziki durumlarını iklimsel yaşayışlarını vs. vs. vs. ve bu kuşların neden kendi iklimlerine ve coğrafyalarına değil de yazarın değimiyle “cayan” ve “kanan” tezadını kavrayarak kanmışlıklarını anlaya bilelim. Bir önceki dizede ne demiş şiiri yazan (Doruklarında dargın rüzgârlara kanan). Buradaki betimleme ye dikkat çekerim. İşte Gümüş Yağmurcunlar’ın anlamı burada kendini ortaya çıkarıyor. Her okurun kendi düş arkası belleğinde canlanacak olan resim farklı olabilir, ama yazar burada bir kadınlar topluluğunu dile getiriyor (eğer sapık değilse) neden sapık değilse kelimesinin anlamı da (içinde Gümüş Yağmurcunlar’ın geçtiği kıtanın hemen üstünde vurguladığı şu dizeyi hatırlayalım (-En caninin bile değilmidir masumluğu, uyku vakti-) Hanı değimlidir yanlış yazılmış ya işte tam burada devreye giriyor. (ama anlaya bilene)… “değimlidir” birleşik yazılmış. Evet(!) hata, ama bilinçli bir hata (kelimelere takılmadan önce anlamlarına takılın derim). Ki; şiirin perdesini kaldıra bilesiniz.
-Bunu pek anlamadım desem yeridir. Çünkü şiirin bir başka özelliğidir bu “bulmaca”. Bulmacanın kelime anlamına bakalım: Çeşitli biçimlerde düzenlenen ve düşündürerek, aratarak buldurmayı amaç edinen oyun. Evet, bir nevi oyun bu… ----------------------------------------
Akcan, demiş ki: “Kâh yolunu şaşırmış bir MARTI ‘ , ‘Bir MARTI çığlığında buldun bizi’ Nerdeyse alt alta sayılabilecek iki yerde MARTI neden kullanılmış acaba? Başka deniz kuşları da var Şair!”
-haklı olabilir/siniz/ mi acaba (!) bu sorunuzda affınıza sığınarak sizi ciddiye bile almam, komik olmaya çalışmışsınız ama başaramamışsınız. (bir tebessüm bıraktım her ihtimale göre) ----------------------------------------------------- Akcan, demiş ki: "Ertelenen suskuya uçan sükûnet’ Sevgili Şair, susku ve sükûnet çok mu farklı anlamlar! Aynı dize içinde yer almasının sizce izahı nedir?”
-haklı olabilir/siniz/ mi acaba (!) bu sorunuzda affınıza sığınarak sizi ciddiye bile almam, komik olmaya çalışmışsınız ama başaramamışsınız. (bir tebessüm bıraktım her ihtimale göre) BAKIN BİR ÜST CEVABIMI COPY PASTE YAPTIM ve dedim: hiç olmasa gidin bir TDK karıştırın anlamlarını inceleyin ve sonra gelin bu dizeyi bir kere daha okuyuverin yine anlamazsanız o zaman emin olun ilköğretim 1. sınıfa anlatır gibi anlatacağım. SÖZ. ------------------------------------------------------------------- Akcan, demiş ki: “Bu kısma dikkat! "-Mührü kandan Kangren olmuş kramp içinde can" Hani demiş öyle bir şey yazayım ki "offf bee" desinler! Sevgili Şair, kangren olduktan sonra kramp nasıl ola! İş bitmiş, geçmişler olsun... Bir şeyler yazmış olmak için yazılmamalı diye düşünüyorum.”
-bu eleştirinizi haddin hudut kısmına gelmiş olarak azlederim sizi… ve şiirden ne kadar anlar olduğunuzu tartışmadan yargılaya bilirim. Ama anlamanız içinde yardımcı olabilirim. “Mührü kan” yani pıhtılaşma kanın önce pelte sonra katı duruma geçişi. Neden? Çünkü mühür olacak yani kişiye özel durumları (hani paşaların çok gizli bir mektubu başkası tarafından açılmaması için yaptıkları gibi düşünün) ama öyle değil burada bir aşk acısı var ve KANGREN olma durumu. Artık kan işlevini göremiyor akamıyor yani yolları tıkalı hücreler ölmüş. KRAMP’ın önemi burada devreye giriyor. Ahh ah! Birde iyi okusak anlayacağız. Burada kangren olan aşk, aşk o yüzden kramp içinde can… iyi okuyun anlayacaksınız… ------------------------------------------------------------ Akcan, demiş ki: “Şiirde itinalı bir şekilde iç ses üzerinde durulmuş. Ama bunu şiirin tümünde görmek olası değil. Şaire naçizane tavsiyem; Şiirlerini asmadan defalarca yüksek sesle okuması ya da birilerine okutması olacak. O zaman gözlemleme imkânı bulacak ve bu konuya daha dikkat etmek isteyecektir.”
-bakın burada beni bir kere daha güldürdünüz. Çok yaşayasınız emi. --------------------------------------------------------- Akcan, demiş ki: “Şiirin başına dönmek istiyorum.
‘Birazdan bükülür akşam güneşi Kıyının koynuna siner Kızıl saçlı gelin misali Mışıl, mışıl Sessiz sedasız, anlamını yüklenir Yıldız seğirir düşleri’
Yıldız seğirir düşleri... Bu dizeye gelinceye kadar kendinizi bir hayal dünyasında hissediyorsunuz ama burada "seğirir" kelimesi sizi birden uyandırıyor. Bilirsiniz ki "seğirmek" hayra alamet bir şey olarak görülmez. Uygun başka bir kelime bulunabilirdi. Yorumlara bakıyorum da, Günün şiiri olsanız ne olur olmasanız ne olur! Saygım size...”
-Epey emek ve vakit harcayıp incelemiş görünüyorsunuz. Bunun için önce teşekkür ederim size. Ama sonrada şunu derim: Bir düşü yıldız niye seğirsin durup dururken ve bu yıldız ne ki, seğirilsin. Hadi bir düşünün bakalım ne çıkacak ortaya.
Hımmmmmmmm! Bulamadınız sanırım
Her kıtada bir final yapmış kendince yazar
“Sessiz sedasız, anlamını yüklenir Yıldız seğirir düşleri”
Hadi bir de böyle okuyuverin bakalım anlayabilecek misiniz bakalım!
Hımmmmmmmm! Yine mi olmadı…
Peki, ben anlatmaya çalışayım ve bu konu kapansın.
Mışıl, mışıl size neyi hatırlatıyor? Uyumayı değil mi? Sesiz sedasız? Uykuda rüya durumları çünkü hiç kimse uykusunda konuşamaz konuştuğunu sansa da bu ses dışarı çıkmaz, ancak sayıklamayla çıkar ve ikinci şahıs bunu çok nadir anlar. Düşünün yanınızda yatan kişi sayıklıyor ve siz anlamıyorsunuz ve bazen de öyle net sayıklar ki konuşur gibi anlatır size… Bunları düşünün yaşamamış olabilirsiniz, ama bir düş kurun şiirin arkasına geçebilmek için. O zaman şiirler daha net anlatacak kendini size. Dizeler şarkı söyleyecek düş arkanıza ve o müziği işiteceksiniz. O duygu ancak o zaman yazarla eş anlamda olmasa da yakın dans edecek sizinle.
Seğirmek bir anlamda tik’ tir (vücudun irade dışı hareketidir) ve o tik sizin düşünüzden uyandırmak için kurulmuş bir saat gibi uyandıracak sizi. Ve şiirin taa girişinde verdiğim bir ip ucudur okura bu (ama anlayana) anlamamak için okuyan zaten hata aramak için çıkmıştır yola ve tıpkı David Copperfield’in ilizyon yaparken seyircinin sahnede ip araması gibi… Ama “arayan bulur” demiş atalarımız “mevlasını da……” --------------------------------------------------------------------
*Bu anlatım yönetimdeki seçici kurula, size ve siz gibileredir… Çünkü; yorum yazıldığından beri bekliyorum tık yok. Yineliyorum bir seçki seçiliyorsa seçen tarafından koruma altına da alınmalıdır. Yok, kendilerine güvenmiyorlarsa ve şiire inanmıyorlarsa neden günün şiiri seçerler.
bazen sadece gördüğü ile ön yargılı kararlar alıp kes(k)in sonuçlar çıkarmak, insanı hatalara götürebilir.ama insanız değil mi.... ne kadar iyi şiir yazsakta hata yapabiliriz.
ama artık size bir şey anlatmaya çalışmayacağım. çünkü siz o engin cevaplama isteğinizle ve kendinize has üslubunuzla yine sayfayı dolduracaksınız ve çok okunanlar arasına gireceksiniz.
teşekkür ederim tüm açıklamalar için.
bu sitede hiç bir üye yorum yazdı diye atılmadı Bulut bey. sizin de atılmadığınız gibi...
Geleneği bilmiyorum, ama yine de buradan yazmalıyım diye düşündüm. Önce gidip Akcan isimli arkadaşın şiirlerini incelemek istedim sayfasına girilmiyor. Bloke ya da silindi anlam veremedim. Çünkü siteyi rahatsız eden ya da edebilecek olan tek bir cümlesi vardı.
(Günün şiiri olsanız ne olur olmasanız ne olur!)
Ki, üstteki cümleyi bana yazmıştı, sanırım. Ama ben rahatsız olmamış bilakis böyle yapılan yorumların ne kadar doğru ya da yanlış olduğunu anlatabilmek için paragraf paragraf açıklamalarımı yazmıştım. Bu arkadaş böyle her günün şiirine yorum yapıyor da bu “son demi” oldu sildiniz bilemem. Her olumsuz eleştiri yapanı siler misiniz sitenizden!
Ama sorarım neden? diye… (hakkım mıdır bunu da bilemem)
NesrinAkalmis, demişki: “güne gelen ya da seçki alan şiirler hakkında üyeler düşüncelerini yazsın diye yorum alanları vardır. yorum istemiyorsanız şiirinizi yoruma kapatırsınız. yoruma açıksa olumlu ya da olumsuz her türlü eleştiriye de hazır olmalısınız.”
-Evet, yoruma açık olduğum için yorum yazılmasını beklerim. “Olumlu ya da olumsuz” demişsiniz, zaten ELEŞTİRİ dendiği zaman ister edebiyat, ister felsefi açıdan bunları kapsar, ekmek arası ekmek istemek gibi durmuş. Konumuz Türkçe olduğu an hepimiz hata yapabiliriz ki en çok ben yaparım. Ses uyumu açısından şiirde olur bu gibi hatalar okur tarafından göze çarpmaz. Edebiyatın içinde olanlar ve akademisyenler de yapar zaman zaman. (konumuz dışıydı affola)
NesrinAkalmis, demişki: “siz kendinize güvenmiyorsanız neden şiirinizi 48 bini aşkın üyesi olan bir sanal paylaşım ortamında asıyorsunuz. güveniyorsanız neden bir üyenin olumsuz eleştirisine bunca tepki veriyorsunuz...
Kurul ne seçtiğini biliyor ve seçkisine güveniyor. o nedenle olumsuz eleştiri yapan kişiye açıklama yapma gereğinide duymamıştır. ki...
Şiir Seçki Kurulu hiç bir üyeyi ve şiiri koruma altına almakla yükümlü değildir. seçki verdikleri ya da güne getirdikleri şiiri çerçeve içine alıp olumsuz eleştirileri kovalamak, yorumu silmek, yorumcuyu haşlamak gibi bir yükümlülükleri yoktur.”
-Kendi dediklerinizle mi çelişiyorsunuz anlamadım! (Tutup kulağından atmışsınız insancağızı)
Hem üstteki yazıyı yazıyorsunuz hem de eleştiri yazan o insanı siteden atıyorsunuz. (bu da biraz “bu ne perhiz bu ne lahana” gibi olmuş) Anlamak mümkün değildir. Ben şiirime güvendiğim için asıyorum. Ve yanlış yorum yapıldığında oturup açıklamasını yazıp anlaşılmasını sağlıyorum. Çok güzel beğendim diyen arkadaşlara bir açıklamada bulunmuyorum çünkü onlar verileni almış oluyorlar!. Yani yazarla okur arasındaki bağı kurmuş oluyoruz. Ve en azından benim tepkim şiir severi kırmadan cevap hakkı tanıyarak yanlış yaptığı eleştirinin cevabını veriyorum. Beni anlıyor ya da anlamıyor ilgilenmem kapasite meselesidir. Ama asla da dışlamam. Gelir bir sonraki şiirime yorum yazabilir. Hatta bir önceki şiiri anlamamış ve diğer bir şiiri anlamış olabilirliliğini düşünürüm. Kişinin hak ve özgürlüğünü rencide edemem ve kelepçeleyemem.
NesrinAkalmis, demişki: “şiiriniz çok güzel... emeği her zaman takdir ederim. keşke kişilere hitap tarzınız da o kadar güzel olsaydı ve sizi de takdir etseydim”
-Haklı olabilirsiniz. Bazen yazarı şiir kadar güzel olamayabiliyor. Edebiyatımızın içinde çok var. Sadece bizim değil dünya edebiyatının içinde bir kemik bu.
Tıpkı 48 bin üyesi olan güzel siteniz gibi. Ama biri çıkıp kendince iki eleştiri yapınca Feodal yapıya bürünüp hemen dışlanabiliniyor. Çok haklısınız çok.
Saygılarımla
Beni de atmanızı sevgi ve takdirle karşılarım. Site ve Edebiyat sizin. Bakın şiirimi bir kenarda bıraktım bana eleştiri yapan kişiyi savunur hale geldim.
"*Bu anlatım yönetimdeki seçici kurula, size ve siz gibileredir… Çünkü; yorum yazıldığından beri bekliyorum tık yok. Yineliyorum bir seçki seçiliyorsa seçen tarafından koruma altına da alınmalıdır. Yok, kendilerine güvenmiyorlarsa ve şiire inanmıyorlarsa neden günün şiiri seçerler.
Saygılarımla…
Bulut Kara"
Bulut bey
bize "yani Şiir Seçki Kuruluna neyi anlatmaya çalıştınız...
Şiir Seçki Kurulu sadece şiirleri okur ve seçki verir Bulut bey. görevi budur. seçilen şiirlerin altına yazılan yorumları takip edip, her yorumu cevaplamak gibi bir sorumluluğu yoktur.
ve;
güne gelen ya da seçki alan şiirler hakkında üyeler düşüncelerini yazsın diye yorum alanları vardır. yorum istemiyorsanız şiirinizi yoruma kapatırsınız. yoruma açıksa olumlu ya da olumsuz her türlü eleştiriye de hazır olmalısınız.
üye kendince okur şiiri ve kendi bilgisi görgüsü dahilinde de yorumlar. olumlu yorumların yanında bir tek olumsuz yoruma bunca tepki vermenizi hele kurulu seçkilerin avukatlığını yapmamakla zan altınıza almanızı anlayamadım.
siz kendinize güvenmiyorsanız neden şiirinizi 48 bini aşkın üyesi olan bir sanal paylaşım ortamında asıyorsunuz. güveniyorsanız neden bir üyenin olumsuz eleşitirine bunca tepki veriyorsunuz...
Kurul ne seçtiğini biliyor ve seçkisine güveniyor. o nedenle olumsuz eleştiri yapan kişiye açıklama yapma gereğide duymamıştır. ki...
Şiir Seçki Kurulu'nun ilk kuralı kendilerini hiç bir şekilde deşifre etmemeleridir. Kurul görevlisi hiç bir üye hiç bir alanda gelip kurul adına yorum yazamaz.
Şiir Seçki Kurulu hiç bir üyeyi ve şiiri koruma altına almakla yükümlü değildir. seçki verdikleri ya da güne getirdikleri şiiri çerçeve içine alıp olumsuz eleştirileri kovalamak, yorumu silmek, yorumcuyu haşlamak gibi bir yükümlülükleri yoktur.
"*Bu anlatım yönetimdeki seçici kurula, size ve siz gibileredir"
"bir seçki seçiliyorsa seçen tarafından koruma altına da alınmalıdır"
"Yok, kendilerine güvenmiyorlarsa ve şiire inanmıyorlarsa neden günün şiiri seçerler"
şiiriniz çok güzel... emeği her zaman takdir ederim. keşke kişilere hitap tarzınız da o kadar güzel olsaydı ve sizi de takdir etseydim
saygıyla
Şiir Seçki Kurulu adına cevap verme yetkisi olan yönetici
kalem yazmış ve şiiri asmıştır..artık ondan çıkmış ve okuyucuya geçmiştir şiir...lakin..okuyucu da ne okuduğunu bilmeli ve bilmediğini araştıırarak gelmelidir.. burada ben şunu gördüm.. 3 yaşında ki bir çocuğun hiç durmadan meraklı gözlerle "anne bu ne, banba bu ne" demesi gibi bir yoruma düşülmüş istemeden sanırım..
yalnız üzülerek takıldım bu yorumun son seyrine...
"Yorumlara bakıyorum da,
Günün şiiri olsanız ne olur olmasanız ne olur!"
işin garip tarafı ben de burada aktarılmak istenen duyguyu anlayamadım...ama umarım şair anlamıştır...
saygılar derken biraz daha bilinçli eleştiriler sanırım daha yapıcı olacaktır...
-Öncelikle bir günün şiiri var ortada şairini bir kenara koyalım, birde bu şiiri seçen bir kurul vardır elbet. Ben bu yorumu önce onlara yapılmış kabul eder ve onların yerine ve onların seçki yetisine güvenerek kendi şiirimi kendim anlatırım (dilim döndüğünce). ---------------------------------- Akcan, demiş ki: “Günün şiirini eleştirmek belki yanlış anlaşılabilir ama ben gene de görüşlerimi yazmadan geçmek istemedim.”
-Bu en doğal hakkınız. Çünkü yazarından çıkan her şiir, beğeniye asıldığında sahipsizdir, bu bir kere daha kanıtlandı. ------------------------------------ Akcan, demiş ki: “Şiir "Issız Adam" filminin şiirsel anlatımı. İnanılmaz bir etkilenme var filmden. Belki de şair filmdeki başrol oyuncusunun yerine koymuş kendisini.”
-Buna katılmasam da sizde bıraktığı etki buysa saygıyla karşılarım. ------------------------------------------------ Akcan, demiş ki: Günün şiirlerinde; "-En caninin bile değil midir masumluğu, uyku vakti-" dizesinde olduğu gibi -midir- ayrı yazılır dense savunma hazırdır. "Bu bir klavye hatası..." Hadi öyle varsayalım ve devam edelim.
-haklısınız, nazar boncuğu olsun desem … Ama aynen kalmasını istediğim için düzeltmiyorum. Çünkü orayı siz yanlış okuyorsunuz. -------------------------------------------------------- Akcan, demiş ki: “Şairden ricam; ‘Kuzeyden cayan, gümüş yağmurcunlar olurdu ...’ Lütfen bu dizenin ne anlama geldiğini açıklasın da biz de anlayalım.”
-Öncelikle Gümüş Yağmurcun’un Kuzeyde yaşayan bir kuş türü olduğunu belirtmeliyim. Ve bu kuşların özelliklerini bilelim, fiziki durumlarını iklimsel yaşayışlarını vs. vs. vs. ve bu kuşların neden kendi iklimlerine ve coğrafyalarına değil de yazarın değimiyle “cayan” ve “kanan” tezadını kavrayarak kanmışlıklarını anlaya bilelim. Bir önceki dizede ne demiş şiiri yazan (Doruklarında dargın rüzgârlara kanan). Buradaki betimleme ye dikkat çekerim. İşte Gümüş Yağmurcunlar’ın anlamı burada kendini ortaya çıkarıyor. Her okurun kendi düş arkası belleğinde canlanacak olan resim farklı olabilir, ama yazar burada bir kadınlar topluluğunu dile getiriyor (eğer sapık değilse) neden sapık değilse kelimesinin anlamı da (içinde Gümüş Yağmurcunlar’ın geçtiği kıtanın hemen üstünde vurguladığı şu dizeyi hatırlayalım (-En caninin bile değilmidir masumluğu, uyku vakti-) Hanı değimlidir yanlış yazılmış ya işte tam burada devreye giriyor. (ama anlaya bilene)… “değimlidir” birleşik yazılmış. Evet(!) hata, ama bilinçli bir hata (kelimelere takılmadan önce anlamlarına takılın derim). Ki; şiirin perdesini kaldıra bilesiniz.
-Bunu pek anlamadım desem yeridir. Çünkü şiirin bir başka özelliğidir bu “bulmaca”. Bulmacanın kelime anlamına bakalım: Çeşitli biçimlerde düzenlenen ve düşündürerek, aratarak buldurmayı amaç edinen oyun. Evet, bir nevi oyun bu… ----------------------------------------
Akcan, demiş ki: “Kâh yolunu şaşırmış bir MARTI ‘ , ‘Bir MARTI çığlığında buldun bizi’ Nerdeyse alt alta sayılabilecek iki yerde MARTI neden kullanılmış acaba? Başka deniz kuşları da var Şair!”
-haklı olabilir/siniz/ mi acaba (!) bu sorunuzda affınıza sığınarak sizi ciddiye bile almam, komik olmaya çalışmışsınız ama başaramamışsınız. (bir tebessüm bıraktım her ihtimale göre) ----------------------------------------------------- Akcan, demiş ki: "Ertelenen suskuya uçan sükûnet’ Sevgili Şair, susku ve sükûnet çok mu farklı anlamlar! Aynı dize içinde yer almasının sizce izahı nedir?”
-haklı olabilir/siniz/ mi acaba (!) bu sorunuzda affınıza sığınarak sizi ciddiye bile almam, komik olmaya çalışmışsınız ama başaramamışsınız. (bir tebessüm bıraktım her ihtimale göre) BAKIN BİR ÜST CEVABIMI COPY PASTE YAPTIM ve dedim: hiç olmasa gidin bir TDK karıştırın anlamlarını inceleyin ve sonra gelin bu dizeyi bir kere daha okuyuverin yine anlamazsanız o zaman emin olun ilköğretim 1. sınıfa anlatır gibi anlatacağım. SÖZ. ------------------------------------------------------------------- Akcan, demiş ki: “Bu kısma dikkat! "-Mührü kandan Kangren olmuş kramp içinde can" Hani demiş öyle bir şey yazayım ki "offf bee" desinler! Sevgili Şair, kangren olduktan sonra kramp nasıl ola! İş bitmiş, geçmişler olsun... Bir şeyler yazmış olmak için yazılmamalı diye düşünüyorum.”
-bu eleştirinizi haddin hudut kısmına gelmiş olarak azlederim sizi… ve şiirden ne kadar anlar olduğunuzu tartışmadan yargılaya bilirim. Ama anlamanız içinde yardımcı olabilirim. “Mührü kan” yani pıhtılaşma kanın önce pelte sonra katı duruma geçişi. Neden? Çünkü mühür olacak yani kişiye özel durumları (hani paşaların çok gizli bir mektubu başkası tarafından açılmaması için yaptıkları gibi düşünün) ama öyle değil burada bir aşk acısı var ve KANGREN olma durumu. Artık kan işlevini göremiyor akamıyor yani yolları tıkalı hücreler ölmüş. KRAMP’ın önemi burada devreye giriyor. Ahh ah! Birde iyi okusak anlayacağız. Burada kangren olan aşk, aşk o yüzden kramp içinde can… iyi okuyun anlayacaksınız… ------------------------------------------------------------ Akcan, demiş ki: “Şiirde itinalı bir şekilde iç ses üzerinde durulmuş. Ama bunu şiirin tümünde görmek olası değil. Şaire naçizane tavsiyem; Şiirlerini asmadan defalarca yüksek sesle okuması ya da birilerine okutması olacak. O zaman gözlemleme imkânı bulacak ve bu konuya daha dikkat etmek isteyecektir.”
-bakın burada beni bir kere daha güldürdünüz. Çok yaşayasınız emi. --------------------------------------------------------- Akcan, demiş ki: “Şiirin başına dönmek istiyorum.
‘Birazdan bükülür akşam güneşi Kıyının koynuna siner Kızıl saçlı gelin misali Mışıl, mışıl Sessiz sedasız, anlamını yüklenir Yıldız seğirir düşleri’
Yıldız seğirir düşleri... Bu dizeye gelinceye kadar kendinizi bir hayal dünyasında hissediyorsunuz ama burada "seğirir" kelimesi sizi birden uyandırıyor. Bilirsiniz ki "seğirmek" hayra alamet bir şey olarak görülmez. Uygun başka bir kelime bulunabilirdi. Yorumlara bakıyorum da, Günün şiiri olsanız ne olur olmasanız ne olur! Saygım size...”
-Epey emek ve vakit harcayıp incelemiş görünüyorsunuz. Bunun için önce teşekkür ederim size. Ama sonrada şunu derim: Bir düşü yıldız niye seğirsin durup dururken ve bu yıldız ne ki, seğirilsin. Hadi bir düşünün bakalım ne çıkacak ortaya.
Hımmmmmmmm! Bulamadınız sanırım
Her kıtada bir final yapmış kendince yazar
“Sessiz sedasız, anlamını yüklenir Yıldız seğirir düşleri”
Hadi bir de böyle okuyuverin bakalım anlayabilecek misiniz bakalım!
Hımmmmmmmm! Yine mi olmadı…
Peki, ben anlatmaya çalışayım ve bu konu kapansın.
Mışıl, mışıl size neyi hatırlatıyor? Uyumayı değil mi? Sesiz sedasız? Uykuda rüya durumları çünkü hiç kimse uykusunda konuşamaz konuştuğunu sansa da bu ses dışarı çıkmaz, ancak sayıklamayla çıkar ve ikinci şahıs bunu çok nadir anlar. Düşünün yanınızda yatan kişi sayıklıyor ve siz anlamıyorsunuz ve bazen de öyle net sayıklar ki konuşur gibi anlatır size… Bunları düşünün yaşamamış olabilirsiniz, ama bir düş kurun şiirin arkasına geçebilmek için. O zaman şiirler daha net anlatacak kendini size. Dizeler şarkı söyleyecek düş arkanıza ve o müziği işiteceksiniz. O duygu ancak o zaman yazarla eş anlamda olmasa da yakın dans edecek sizinle.
Seğirmek bir anlamda tik’ tir (vücudun irade dışı hareketidir) ve o tik sizin düşünüzden uyandırmak için kurulmuş bir saat gibi uyandıracak sizi. Ve şiirin taa girişinde verdiğim bir ip ucudur okura bu (ama anlayana) anlamamak için okuyan zaten hata aramak için çıkmıştır yola ve tıpkı David Copperfield’in ilizyon yaparken seyircinin sahnede ip araması gibi… Ama “arayan bulur” demiş atalarımız “mevlasını da……” --------------------------------------------------------------------
*Bu anlatım yönetimdeki seçici kurula, size ve siz gibileredir… Çünkü; yorum yazıldığından beri bekliyorum tık yok. Yineliyorum bir seçki seçiliyorsa seçen tarafından koruma altına da alınmalıdır. Yok, kendilerine güvenmiyorlarsa ve şiire inanmıyorlarsa neden günün şiiri seçerler.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.