22
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
2677
Okunma


Kızgın dillerde alazlanırken
Hayat
Gülden elleriyle
Dokunmadı gözlerime
Sönünce feri
Can evinden vurulmuş bir çocuk gibi
Kala-kaldım
Bundandır sessiz fırtınalarım
Oradan oraya kaçışlarım
Bundandır
Bunak uğultular içinde
Tükeniyorsam her nefes alışta yeniden
Ve en beylik acılarla yeniliyorsam bu savaşa
Suratıma inen kimsesizlik
En keskin tarafıyla vurduğundandır
Ey acılar
Kurun saatlerinizi talan vaktine
Bütün gürültünüzle gelin
Bozkırların
Ve en kasvetli yıkıntıların uyandırdığı hüzünle
Kötülükler alayının eşliğinde
Yürüyün üstüme
Kana susamış cellât ritmiyle vurun
Dönüp durun gözbebeğimin içinde
Dönüp durun
Kudurun acılar
Attım içimden kaybettiklerimin ölüsünü
Gözlerinizdeki kızıl çalkantılarla
Çiçeksiz- çimensiz
Doldurun sonsuzluğunuza bıraktığım şu boşluğu
Korkusuzluğun aynasını tuttum yüzüme
Tankınızla tüfeğinizle gelin
Elleriniz diridir-iridir elleriniz
Basın ölümün mührünü
Ah vaktidir
Sesiniz bıçak, nefesiniz kan fırtınası
Dolayın yüreğimi elinize
Ağıt gibi dinlettiğiniz
Ekmek gibi dilimlettiğiniz hayat şurada
Kandığım, kanadığım hayat
O denli derin - o denli kapkara
Alın bir tutam tuz niyetine
Basın yarama
Dağıtın yok olmuşluğun kokusunu sokaklara
Göçsün bu kent
Göçsün başka gülüşlere
Başka başka düşlere
Göçsün bu kent !!
07 / 06 / 2009 / N_Erol
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.