2
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1513
Okunma
Narına yandığım sırrın seninle, nice kanatırsın serçe kalbini
Hasret sonsuz bir yol içinde, nice beklersin yolcunu
Tevekkeli değil içine düşen bu telaş
Yol saçlarını kökünden / yol olsun
Anla ki! Özge değil bu keder / paralanma
Nasılsa aşinasın o denli / bırak dokunma
Demlensin acıların yürek koyunda
Ah güzel
Suskunluğun aksiseda aynalarda
Susman hicranına olmaz ki deva
Bırak dökülsün dudağında belitler
Dökülsün esmer avuçlarına / Susma
Sen türkünü söyle
İlişmesin dudağına ayrılık
Beri dursun yollar boyu isyanın
Taşkıran çiçeklerini düşün
Boş ver
Ne varsa koyaklarında saklı
Dök Fırat’ın derinliğine
Bu öyle zulüm bir yazgı
Bilemezsin / bilemezsin
Tut ki, güneşi yok bu dünyanın
Tut ki, yıldızlar doğmuyor gecelere
Ve tut ki, ay tutuklu kalmış bulutlarda
Sen derin rüyalara dal
Büyüyüp olgunlaşsın özlemin
Yine fecir vakitlerine kur saatini
Sabır çek tane tane, kalktığında duaya
Turnalar göç etmediler henüz
Haberini yollarsın o vakit
Sen derin uykulara dal güzel
Çek karanlığı kirpiklerine
Güvercin uykusunda
Dağıt kasvetlerini
Sanrı değil bu gidişler
Anla ki! Her adım ayrılıktır
Bu ölümden zor veda
Sus! Uyandırma pis nefisli memat’ı
Göz koyar maktu güzelliğine
Henüz cemre düşmedi körpe tenine
Üşürsün güzel
Dinle bak
Sevdiğin şarkı çalıyor
‘’Hasretinle yandı gönlüm’’
Dedim ya…
Al koynuna senindir işte bu loğusa acı
Bele kundaklara üşümesin
Ağıt yakmadan baykuşlar
Emzir hasretini
Uyusun uyanmasın
N_Erol
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.