0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
21
Okunma
Şerefine İçeceğim
Şerefine içeceğim bu gece, şerefine sevgilim.
Ay ışığında, Mornik payamlarının altında, hatırlayarak maziyi…
İçmesen olmaz mı?
Olur, ama her nefesin kendi payına düşeni alması için içmek de şarttır; hak edene içerden çekmekte canım!
Sarhoş musun yoksa?
Ne münasebet, ayık oğlu ayığım.
Sadece kafam bozuk biraz…
Sen hasat vaktinden sonra nadasa bıraktığım cennet bahçem olduğun için sana yazayım dedim dertlerimi.
Hatırlarsan, “Cümlelerin hükmü kurduğun kelimenin ilk harfinde bitmeli,” derdi, masada rakı varsa konuşulacak çok şey vardır diyen çavuş!
Ben de ona uyar, içinde sen olan şiirleri ayık kafadan yazmazdım.
Kusura bakma, ayıkken gelmiyor aklıma.
Gelmiyor…
Ne şaşalı bir hayattır düşlerine kurduğum, ne de rengârenk çiçek bahçesi canım!
Benim tek derdim, gülümseyen gözlerinin gamzesidir sevgilim.
Ne zamana kadar yapacaksın böyle?
Şefkatin,
Merhametin,
Vicdanın,
Sevginin ve insanlığın harmanlanıp tüm kalplere egemence yerleşeceği güne kadar canım!
Bu saydıklarından kaçı, kaç ortak acımızı bir çakmağın ateşinde yakıp küle döndürebilir?
Varsın döndürmesinler canım.
Düşlerimizle çiçek bahçelerine yol bulsunlar; Hızır ve Huzur kapılarından eksik olmasın.
Güzel insanlara, güzelliklere rast gelip can bulup can olsunlar.
Bir de “Seni seviyorum” demenin anlamını bilsinler, yeter bize.
Sen bilmeden işlediğim hangi sevabın ömürlük mükâfatısın da bu kadar yoruyorsun kendini başkaları için?
Ben düğünleri mahşere kalmış yiğitlerin mutlu olmasını isterim;
Yetim hakkıyla doyup saraylarda oturanların değil canım!
Sevdiğim doğrudur, tezek dumanıyla büyüyen çocukları.
Ben de öyle büyüdüm…
Bu yüzden karşıyım; badem ezmeli süt içerek bana çayı bile reva görmeyenlerin düzenlerine.
Tokat vurulması gereken kişinin karşısında esas duruşta duranlar değil midir buna sebep?
Sorma be sevgilim…
Dinlenme tesisinde tuvaletçi olması gereken şahıslardır, aydınlık yarınlarımızı karanlığa çevirmek isteyenler.
Umudumuzu dahi aldılar elimizden.
Boş ver, bunları dert etme kendine.
Bak yine dağıldı konu.
Bizim umudumuzun bağrı yanık, gözleri nemlidir.
Bir cümle yeter sözden anlayana…
Okumadın mı?
“Destan yazsan fark etmez, laftan anlamayana,” diyordu ünlü bir düşünür!
İnsan, kalbinde ne taşıyorsa dünyaya bakınca da onu görür.
Kapat da gidelim, uykum geldi.
Son olarak bir şey daha dememe izin verir misin?
Buyur…
Yaşayarak öğrenmek, bedeli en yüksek öğrenme biçimidir.
Sen, gözümle gördüğüm değil; gönlümde kördüğümsün.
Çözmeye niyetim yok, ömürlüğümsün…
Ben seni sevdim, sevdim seni… Seni seviyorum sevgilim diyor, gözlerinden öpüyorum.
“Güzel bir kadın göze, iyi bir kadın da kalbe hoş görünür.
Birincisi pırlanta, ikincisi hazinedir,” demiş şair.
Ben sana “dünyam” diyorum.
Çünkü sen, benim için dünyanın en değerli varlığısın…
‘Başka Bir Dünyanın Çocuklarıyız Biz’ adlı şiirimde buluşmak üzere, hoşça kal!
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.