3
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
206
Okunma

yıllar sonra çıktın karşıma
akşam şehre ağır ağır inerken
caddeler duman içinde
deniz susmuştu seni izlerken
hafif bir yel kıyıyı okşuyordu
martılar savruluyordu göğe
işte sendin gelen, karşımdaydın
baharı taşıyan bir çiçek gibi
bense sonbaharın eşiğinde
o an içimden neler geçti bir bilsen
kime erkendim ben, kime geç?
belki ben sana fazla yarındım
sen bana biraz dün, biraz geç
parmaklarımızda yüzükler
gözlerimizde söylenmemiş sözler
bazen bir bakış yeter insana
bir susuş binbir cümle eder
sen gülümseyince
akşamın rengi değişti birden
yüreğimin pas tutmuş kapısı
gıcırtıyla açıldı yeniden
gözlerine baktım uzun uzun
şaşırdım; orada ben vardım
sen bana yaşanmamış bir ömür
ben sana yarım kalmış bir yaz
varsın dünya “geç kaldınız” desin
dünya ne bilir kalbin saatini?
kimi erken gelir, ömrü tüketir
kimi tam vaktinde onarır yüreğini
şimdi anlıyorum ki
bazı karşılaşmalar
bir ömre sığmak için değil
hayata anlam katmak içinmiş
belki aşk dediğin de budur
aynı anda susan iki insan
biri “kal” demez, öteki gitmez
geriye iki çift göz
sessiz bir akşamüstü
ve kanat çırpan martılar kalır.
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.