1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
66
Okunma
Dalgınım;
dalıp dalıp gidiyorum bu ara,
neyi nereye koyduğumu değil,
hangi yarayı nerede bıraktığımı unutuyorum.
Bir yanım hâlâ dünün kapısında,
bir yanım çoktan yarına küsmüş;
ben ikisinin arasında
kendime geç kalıyorum.
Dargınım;
kırılıp dökülüyorum bu ara.
Her yüzde başka bir hesap,
her sözde saklı bir veda görüyorum.
Kimi nereye koyduysam
yerinde yeller esiyor artık.
Bazı insanlar gidince
ardında sessizlik değil,
insanın içinde
kapanmayan bir boşluk bırakıyor.
Ben herkesi gönlümün
en güzel yerine koydum.
Kimseyi kapıda bekletmedim.
Gelenin yarasına dokundum,
gidenin ardından
bir tek kötü söz etmedim.
Ama şimdi
hangi hatıraya dokunsam
parmaklarımda biraz kırgınlık kalıyor.
Bir şarkı çalıyor,
yıllardır susturduğum geçmiş
yeniden konuşuyor.
Bir sokaktan geçiyorum,
eski bir akşam
karşıma çıkıyor.
İnsan bazı şeyleri
unutuyor sanıyor;
oysa bazı acılar
sadece sessizleşiyor.
Şimdi kalbimde
kimsenin bilmediği
sessiz bir taraf var.
Oraya kimseyi almıyorum.
Giden gitsin...
Ben artık
ardından koşmayacağım.
Bir insan gitmek istiyorsa
tutmayacağım elinden.
Çünkü bazen en ağır veda,
“Kal.” dememektir.
Ve bazen insan
sevdiğini değil,
sevdiği hâlini uğurlar.
Dalgınım hâlâ...
Ama kayıp değilim.
Dargınım...
Ama düşman değilim.
Kırgınım...
Ama kalbimi taş yapmadım.
Yoruldum...
Ama diz çökmedim.
Çok şey kaybettim;
insan, zaman, hayal, güven...
Ama en sonunda
kendimi buldum.
Ve şimdi
kimse gelmezse de
eksik saymayacağım kendimi.
Çünkü insan
herkesi kaybetse de
kendini kaybetmemeli.
Bir gün bu günleri
hatırladığımda
acıyla değil,
hafif bir tebessümle bakacağım.
Başımı kaldırıp
gökyüzüne diyeceğim ki:
“İyi ki herkes gitmiş;
yoksa ben kendime
bu kadar erken varamazdım.”
Ve artık gidiyorum...
Kimseye değil.
Kendime.
Kadir TURGUT
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.