1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
41
Okunma
Çağır değirmenci dayıyı.
Çağır da gelsin meyhaneci…
Koy plağa Enver Demirbağ,
Çalsın Yar Ateşi!
Bu gece sende kalmaya geldim.
Biramı getir,
Çam fıstığımı,
Azıcık salata,
Bir iki şişte kuşbaşı at.
Açlıktan geberiyorum,
Karnımı doyurmadan aklım çalışmaz benim.
Bak, ellerim titriyor,
Çabuk ol…
Her şey tamam da, yar Ateşi yok be abi.
Sana Dağlar olmaz mı?
‘’Sana dağlar, sana dağlar,
Kar yağar sana dağlar.
Tutaydım yar elinden,
Çıkaydım sana dağlar.’’ Olanı değil mi?
Evet, ta kendisi…
Virane bağlarda baykuşlar öter,
Zatide güzelsin ey gurban, diyor sonunda.
Koy lan ib..e kırığı, koy!
Koy da ne korsan koy…
Yeter ki Elazığ kokusu gelsin burnuma.
Yeter ki kulaklarım işitsin güzel bir Harput eseri.
“Yeter bana” demeye kalmadan geldi değirmenci dayı.
Ne içersin?
“Zıkkımın körünü,” dedi.
Güldüm.
Ne oldu dayı, ne oldu yine?
‘’Bu nasıl çark ulan?
Buğday bizim ezilen biziz.
Un olan biz aç kalan hepimiz.
Kim bu doymak bilmeyen şerefsiz?’’
Benim adım Bilmez dayı…
Soyadın ne?
“Oku Yâre!”
Bu defa o güldü.
Hayırdır?
Sen kafayı sıyırmışsın oğlum.
Neden baba?
Hiç adamın adı Bilmez, soyadı da Oku Yâre olur mu?
“Ben, adı Baba, soyadı Babaoğlu olanı bile gördüm.
Adam Van’da yaşıyor,
İnanmıyorsan git bak kimliğine.”
Bunu der demez el attı kulağa:
Gül üşüdü, gül üşüdü,
Çiğ düştü, gül üşüdü.
Bülbül kanadını topla,
Gölgende gül üşüdü, dedi.
Anladım ki bu gece o da dertliydi.
Dertli olmayıp da ne yapacaktı ki adam?
Yazı kışa kattı bir şeyi yoktu.
Geceyi gündüz etti el aldı.
Yolunacak kazı da yoktu.
Bu yüzden severdim onu.
Biraz takılmak için,
“Bir kile buğdaydan kaç kile un çıkar dayı?” diye sordum.
Ne çıkarsa çıksın, zarardır.
Neden?
Buğday 930, kepek 120 lira!
Dörtte üçü un olmaz mı bir kile buğdayın?
Kırık tabakta çorba içme telaşındayız biz.
Ne doyduk adam akıllı, ne masa temiz kaldı, demiş şair.
Biraz dur da düşün, nereye gidiyoruz? diye.
Derdi beni mi almış dayı?
Değirmenci olan sensin, sen düşün.
Bir an duraksayıp içerlendi.
Çok konuştun sen.
Sabah sabah zeytinyağlı mı yedin?
Yemeğimi ve biramı söyle.
En iyisi sıvışıp dünya meşakkatinden demlenmek hafız.
Bıktım senin yalanlarından, deyince,
“Hah…
Şimdi kimin kafayı sıyırdığı belli oldu dayı.
Serbestsin, canın ne isterse onu ye.
Bira da sana feda olsun,” deyip çağırdım meyhaneciyi.
“İki tane biram var aslan gibi değirmenci dayım var.
Acil işim çıktı,
Ben gidiyorum.
Sen hesabı ondan al.
Kim bana söverse bir fazlası,” deyip tüydüm.
Allah değirmenci dayıya yardım etsin.
Kendi etti kendi çekiyor.
Yapacak bir şey yok.
Umarım aklı başına gelir de bir daha düşmez bu tongaya!
Saygı ve sevgilerimle.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.