0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
34
Okunma
Bu son çayım olsun,
son buharı değsin yüzüme,
son kez ellerim ısınsın
ince belli bir bardakta.
Pencerenin önünde oturayım,
sokaktan geçen yıllara bakayım.
Kimi aceleyle uzaklaşmış,
kimi kapımda iz bırakmış olsun.
Bir yudum alayım çocukluğumdan,
bir yudum gençliğimden,
bir yudum da
yarım kalan hayallerimden.
Ne kimseye kırgın olayım
ne de dünyadan alacaklı.
Her insan biraz eksik yaşar,
biraz geç kalır kendine.
Çay soğurken
içimdeki gürültü de dinsin.
Eski dostların sesleri,
annemin yüzü,
babamın nasihati
birer birer geçsin gözlerimden.
Bu son çayım olsun,
şekerini hayat koysun içine;
acısı benden,
sıcaklığı hatıralardan kalsın.
Son yudumda
başımı cama yaslayayım.
Dışarıda dünya dönmeye devam etsin,
ben yalnızca derin bir nefes alıp
“Yaşadım,” diyeyim.
Sonra bardağı masaya bırakayım;
ne büyük sözler söyleyeyim
ne de ardımdan ağıt isteyeyim.
Yalnızca boş bardakta
biraz çay kokusu,
masanın üstünde bir ömür
ve sessizce kapanan
uzun bir akşam kalsın.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.