8
Yorum
18
Beğeni
5,0
Puan
96
Okunma

AYRILIK MENDİLİ
Fevzi Emir Yılmaz
Gül yaprağına düşen dupduru bir şebnemdin,
Kalbimdeki heyecan, gözlerimdeki nemdin.
Virane gönlüm için sevdaya bahanemdin,
Damarımdan kan gibi akmasaydın ne vardı.
Bir şiirdik seninle, uyuşmadı hecemiz.
Satır satır çözüldü sırrımız, bilmecemiz.
Vedânın kasvetiyle kararırken gecemiz,
Yüzüme ağlamaklı bakmasaydın ne vardı.
Her melanet akşamın hüzünlü ışığında,
İzlerini ararım aşkın da, aşığın da.
Parmak izlerin kalmış gümüş çay kaşığında,
Anıları zihnime çakmasaydın ne vardı.
Sen de sevdin vaktiyle, bunu inkâr edemem.
Sana gönül borcumu ölsem de ödeyemem.
Şimdi bırak sitemi, kovsan bile gidemem.
Bu sevdayı başıma kakmasaydın ne vardı.
Bir ömür sensizliği bana reva görmüşsün,
Görse de iki gözün, sen sevdaya körmüşsün.
Ayrılık mendilini ilmek ilmek örmüşsün,
Boynuma aşk ipini takmasaydın ne vardı.
Yer yerinden oynadı sen veda ettiğinde,
Anladım ki kimsem yok bırakıp gittiğinde.
Belki de dost kalırdık bu sevda bittiğinde,
Beni küle çevirip yakmasaydın ne vardı.
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.