0
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
59
Okunma
Kuşların süs diye koynuna iliştirdiği çiçek sendin.
O yüzden hiçbir dal, baharı yalnız başına karşılamadı.
Sen yürüdüğünde, göğün mavi tarafı usulca eğilir,
gün, avuçlarında çoğalan bir su gibi sesini dinlerdi.
Ben seni sevmeyi bir mevsim sanmıştım ilkin;
meğer ömür, insanın içine yavaşça yerleşen bir ikindiymiş.
Adın geçti mi, kalbim eski evlerin pencerelerinde
hâlâ çocukluğunu bekleyen ışıklar yakıyor.
Kim bilir, belki bu yüzden bütün kuşlar
kanatlarını senden öğrendikleri bir zarafetle topluyor akşamları.
Hiçbir çiçek kendi kokusunu taşıyamaz senin kadar;
hiçbir bahçe, yokluğunu büyütmeyi beceremez.
Ben sana ulaşamadım diye eksilmedi dünya.
Ama dünya, sana benzeyen hiçbir sabahı
bir daha aynı incelikle kuramadı.
Ve ben, hangi gökyüzüne baksam
uçup giden kuşların göğsünde
senden kalmış görünmez bir çiçek aradım.
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.