0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
124
Okunma
Zaman, omzuma çöken ağır bir akşamdır,
Işık geri çekilirken içimde bir şey
Sadece sana doğru yürür.
Adını anmadan da olur sanırdım,
Meğer her sessizlik seni çağırıyormuş,
Her susuş, içinde gizli bir telaşla
Sana çıkıyormuş.
Ben dünyayı
Parmak uçlarımla yokladım bir süre,
Hiçbir şey senin kadar
Gerçek değildi.
Ne bir gölge böyle sarıldı insana,
Ne bir ses böyle içten çoğaldı,
Sen geldin.
Ve varlığın, var olmayı öğretti bana.
Şimdi yokluğunu düşünmek bile
Kırılgan bir cam gibi içimde,
Adım attıkça çatlıyor zaman,
Ve ben her an biraz daha
Dağılıyorum.
Bil ki bir gün
Adım unutulursa sokaklarda,
Ve yüzüm silinirse aynalardan,
Bu dünyadan çekilmişliğim
Sana olan fazlalığımdandır.
Ama bir yer vardır,
Ne toprak bilir, ne gökyüzü,
Orada hâlâ
Sana doğru atan bir şey kalır.
Ve bir sabah,
Hiç ummadığın bir anda
İçine sebepsiz bir sızı düşerse,
Korkma!
Ben yine seni hatırlıyorumdur.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.