1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
60
Okunma

Gökyüzü mavi bugün, rüzgâr daha yumuşak,
Zihnimin kıyısına vuran dalgalar durgun.
Geçti o fırtınalar, o gürültülü sağanak,
Şimdi içimde mağrur, dingin bir huzur var bugün.
Ne parıltılı sahne gerek, ne yalan taçlara,
En büyük zenginlikmiş meğer insanın kendi kalbi.
Gözümü dikip bakmıyorum o uzak yamaçlara,
Ayaklarım toprağa basıyor, gerçeğin kendisi gibi.
Sahte ışıklar söndü, perde kapandı nihayet,
Zihnime çöken o sis, yerini bıraktı netliğe.
Kendi öykümde kendim olma vaktidir elbet,
Şifalı eller değdi, ruhum döndü sakinliğe.
Zaman bir süzgeçmiş, eler kalpte ne varsa,
Anladım ki her hüsran, bir olgunlaşma payıymış.
İnsan düştüğü yerden göğe bakıp doğarsa,
Ruhun aldığı nefes, ömrün en güzel ayıymış.
Bir çöl serabıymış meğer geride kalan her sızı,
Şifayla dokunmuş hayat, her gün yeni bir sayfa.
Göğsümde taşıyorum o sessiz, bilge yıldızı,
Şimdi selam olsun bu vakitte can bulan her cana.
Tamer KARAKAŞ
06.07.2026
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.