5
Yorum
24
Beğeni
0,0
Puan
200
Okunma

Lelia bana küstüğünde
-ki orkideyle kavga etmesinden anlarım-
bilerek adres yazılmamış bir mektubun
üzerindeki pulmuşum gibi bakar gözlerime
Sonra gider
ağzı aceleyle kapatılmaya alışmış
bavulu ile konuşur
Delilah’a benzetir yüzünü
-çok da güzel benzetir-
Merak ederim
bana bu sefer
kaç gümüş değer biçtiğini
İyi ki derim
Niçe’nin öfkesinden yok haberi
nasıl yutulurdu yoksa o kelimeler
Zerdüşt’ün ağzındaki çiviler gibi
Lelia bana küstüğünde
-ki küpelerini koyduğu yeri
unutmasından anlarım-
en sevdiğim elbiselerinden birini seçip
kalp kısmından keser
-çok da güzel keser-
Sonra gider kendine bir kahve yapar
Nazan Öncel’den bir şarkı açar
İki sigara içer üst üste
Sonra tutar fincanı öper
cezam görünsün diye telvenin bir yerinde
İyi ki derim
sahip değil Süleyman’ın mührüne
uğraştırır dururdu yoksa beni
iblisiyle ciniyle
Lelia bana küstüğünde
-ki işaret parmağı yokmuş gibi
davranmasından anlarım-
yogayı meditasyonu abartır
Brahma’yı Atman’ı önemsediğinden değil
yada Nirvana’yı merak ettiğinden
Suskunluğunun sadece
bileklerimi dişlemesini
özlemesi yüzünden
Sonra kalkar en büyük tablodaki
terli işçilere
kaba saba bir şeyler söyler
-çok da güzel söyler-
kurak bir mevsime benzeterek dudaklarını
İyi ki derim
Musa zamanında değiliz
günaha girmem için yoksa bu deli kız
öper dururdu şirkin buzağısını
Lelia bana küstüğünde
-ki keman fiyatlarına bakmasından anlarım-
affetmeyenlerle Tanrının tanışmadığını bile bile
sırtıma çarmıh gibi yükleyecek bahaneler arar
-çok da güzel arar-
Sırf akreple yelkovan
üzerimde biraz daha tepinsin diye
simitçinin önündeki kuşları sayar
-bazen de parktaki çocukları
okuduğu kitapları trafik levhalarını…-
Olmadı kemik erimesine
yada sırt ağrısına iyi gelen
şifalı otlara kürlere bakar
Olmadı savaş çıkarmak ister gibi
kısa bir etek giyip
bacak bacak üstüne atar
İyi ki derim yine de
benim sokağım olmuşsun Lelia
kapım ocağım
bıçağım yastığım
bilekliğim ekmeğim
öfkem -evet öfkem-
Sevgilim…
Özgür SARAÇ / Râzı
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.