3
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
21
Okunma

o bir gün,
eski bir sabah gibi başlamadı içimde.
ve bir şey koptu sessizce,
ne bedenim fark etti
ne gözlerim.
ama ruhum
çoktan terk etmişti beni,
haber vermeden.
ben hala yürüyordum sokaklarda,
selam veriyordum tanıdıklara
ama kimse görmüyordu içimdeki boşluğu.
bir kapı kapanmıştı içten içe
ve anahtar.
savaşın ortasında unutulmuştu bir yerde.
ruhum
bir çocuğun son bakışında kaldı belki,
belki bir annenin avuçlarında
ya da bir taşın altında gömülü bir dua gibi
sessiz, kıpırtısız ve çaresiz.
zamanla alışır insan,
ruhsuz yaşamanın yolları çoktur.
takvimleri ezberlersin,
ifadeleri ezberlersin,
ama duygular…
onlar artık başka bir ülkede.
bir selamın sıcaklığını hatırlamıyor bedenim,
bir kuşun ötüşü neye benzerdi,
unutmuşum.
çünkü göç eden sadece ruhum değildi,
hatıralarım da
arkasından yürüyüp gittiler.
şimdi bazen,
bir şarkı duyarım uzaktan
ya da bir koku…
ve içimde ansızın bir kapı aralanır.
ruhumun göçtüğü o yerden
bir parça ışık süzülür
ve ben yeniden insan olurum
birkaç saniyeliğine.
sonra yine susar her şey,
yine dönerim kendime,
yine terk eder beni içimdeki ben.
çünkü
herkesin evi vardır bir yerlerde,
ama bazı ruhların
dönecek yeri olmaz.
*
Mehmet Demir
3723
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.