2
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
33
Okunma
öfkesi bitmeyen bir ağrıdan doğduğum an
ahşap ellerimle
o kıymığı da çıkarmıştım
o kuyudan
üşüdüğümü bir ahtapota bile
anlatmıştım
halbuki, iki sokak arkada
bekleyecekti beni
temmuz
bazı sabahlar sayfalarca orkide
uğurlarken gölgemden
ıslak çamaşırları
dizdim o tel sergiye
hatırla, biz Üsküdar’da küçük bir
iskelede
öpüşürken
istanbul şarkı söylerdi bize
güllerin konuştuğuna inanırdık
güneşin mavi olduğuna
çok zaman yağmurların varlığından habersizdim oysa
şimdi gökyüzümü çalan bu belirsizlikten
kuşları salıyorum
o inceliğe
oysa nasılda çıplaktı o his
pasajlarında pasaklı kadın
olmak vardı
üsküdar
hergün ezbere geçtiğim o
taşlı yollardan
dönmek için çok geciktim
başımı eğip , ellerimi çırpıyorum
o uzaklığa
topuklarımı kırıp
şiirin en altına yerleşeceğim
yüzümü, yüzünde sakla istanbul
"yorgunum" deyip
çekilmek istiyorum
dünyadan..
Fruze Özge
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.