3
Yorum
17
Beğeni
5,0
Puan
83
Okunma
her gece doluya çağırıyorsun beni
klavye bozuluyor
dilimde emsalsiz bir salyangoz
bir nehirim sana akan
ışıklı bir şehirden
paspaslı evlerden
"beni kirlet"
öpüşmek kadar dehşet verici
olmayacak
hiçbir şey inan
abartmıyorum
hiç bu kadar içine girmemiştim
ve sen hiç bu kadar
yosun kokmamıştın içimde
taşmaya benzemek
ve sonrasında eski bir karyolanın üstünde
sıçrayarak sevişmek
lekeye boğmayacak beni biliyorum
yoksa, bu kırmızı zamanın
bu lanet kibirin
üstünde uyuya dalmak kimin aklına gelirdi
abartmıyorum
sol gözüm seyirince
yalın ayak bir sevinçle kapıya koşuyorum
göğün bir tarafını tutuyorsun
bütün haritalarda
ıstakoz satan bir cadde’de oturuyorsun
ben ki, yeşilden bir ağaç giyiyorum üstüme
abartmıyorum
otlar da konuşuyor
ve sen en çok dişlerimin seyrekliğine inanıyorsun
her sabah bir göl iniyor koruya
her sabah bir gölgeyi izliyorum
gelmiyorsun.
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.