0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
108
Okunma

Bir gün,
Vicdan köprüsü yıkılırsa...
Artık hiçbir yol seni kurtaramaz!
Çünkü yollar, önce insanın içinde başlar.
İçinde yıkılan köprülerin
Haritadaki karşılığı yoktur.
Sellerden korkma!
Asıl korkulacak olan,
Kıyıya çıkmayı unutmuş ruhlardır.
Su boğmaz insanı;
İnsan, yönünü kaybettiği gün boğulur.
Pusulasını çıkarına teslim eden,
İlk dalgada değil,
İlk alkışta batar.
Ey insan!
Sana karanlığı gece diye öğrettiler.
Oysa nice gündüzler vardır ki
Geceden daha zifiridir.
Sana susmayı edep diye anlattılar.
Hâlbuki bazen susmak,
Zulmün en yüksek sesidir.
Sana korkuyu tedbir diye sattılar.
Tedbir sandığın şey,
Ruhuna geçirilmiş görünmez zincirmiş.
Ben artık hiçbir zinciri öpmeyeceğim!
Demirden yapılmış olsa kırarım.
Altından yapılmış olsa reddederim.
Çünkü boynu süsleyen zincir,
Yine zincirdir.
Ben,
Kalabalıkların alkışına değil,
Yalnız vicdanın hükmüne razıyım.
Çünkü alkış,
Hakikatin ölçüsü olsaydı,
Peygamberler en yalnız insanlar olmazdı.
Bugün şehirler büyüyor...
Ama yürekler küçülüyor.
Binalar yükseliyor...
Fakat insan,
Her gün biraz daha eğiliyor.
Bilgi çoğalıyor...
Hikmet eksiliyor.
Konuşanlar artıyor...
Hakikat sessizleşiyor.
İşte çöküş budur!
Bir millet,
Ekmeğini kaybettiği gün fakirleşmez.
Vicdanını kaybettiği gün
Dilenci olur.
Çünkü açlık mideyi tüketir.
Vicdansızlık ise
Bir medeniyeti.
Ben bu çağın gürültüsüne inanmıyorum.
En büyük çığlıkların
Sessiz insanlardan çıktığını biliyorum.
Ben biliyorum ki;
Bir çocuk adaleti özlüyorsa...
Bir anne geceyi korkuyla bekliyorsa...
Bir baba doğruluğu evladına miras bırakamıyorsa...
Bir genç hayallerini değil de korkularını büyütüyorsa...
Orada yalnız insanlar değil,
Gelecek de yetimdir.
Ey vicdan!
Kalk!
Küllerinden doğrul!
Çünkü seni ayağa kaldıracak başka bir el yok.
Ey hakikat!
Konuş!
Çünkü sustuğun her gün,
Yalan kendine yeni bir taç örüyor.
Ey insan!
Kendine dön!
Çünkü kendine dönemeyen,
Hiçbir medeniyete yol olamaz.
Varsın seller büyüsün...
Varsın köprüler yıkılsın...
Varsın karanlık,
Gündüzün üzerine siyah perdeler çeksin...
Ben biliyorum:
Bir insan,
Vicdanını omzuna alıp yürümeye başladığında,
Dağlar yol olur.
Nehirler diz çöker.
Fırtınalar yön değiştirir.
Ve tarih,
Yeniden kalemini doğruların eline verir.
Bugün buradan ilan ediyorum:
Ne korkuya biat edeceğim...
Ne yalana alkış tutacağım...
Ne de rahatım uğruna
Vicdanımı susturacağım.
Çünkü biliyorum;
Bir milleti ayakta tutan ordular değildir...
Kanunlar değildir...
Saraylar değildir...
Ekonomi değildir...
Bir milleti ayakta tutan,
Vicdanından geçen görünmez köprüdür.
O köprü yıkılırsa...
Hiçbir şehir kurtulamaz.
O köprü kurulursa...
Harabelerin içinden bile
Yeni bir medeniyet doğar...
Erol Kekeç-29.06.2026-Sancaktepe-İST
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.