Kahramanlara tapınma, insan özgürlüğüne en az saygı duyulan yerlerde doruklara çıkar. herbert spencer
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN

Aşkın Öldürdüğü Ben

Yorum

Aşkın Öldürdüğü Ben

( 19 kişi )

17

Yorum

33

Beğeni

5,0

Puan

309

Okunma

Aşkın Öldürdüğü Ben


Öyle bir gittin ki; arkanda bıraktığın enkazın altında,
Aşkın öldürdüğü o "ben"i bulup çıkarmaya çalışıyorum şimdi.
Sana hayranlığımdan, kendime düşmanlığım başladı.
Ne ağır bir yenilgi bu!

"Bir daha asla" diye and içiyorum gece yarısı,
Güneş doğduğunda yine seni bekliyorum penceremde.
Hem isyanım arşa çıkıyor, hem de ruhum sana secde ediyor.
Bu nasıl bir kördüğümdür?

Hem gitmek istiyorum bu aşkın cehenneminden,
Hem de en çok yanarken huzur buluyorum.
Benim sevdam, senin yokluğunla terbiye oldu.
Sen gittin, bense kendimi sende bıraktım.

Şimdi hangi "ben"le yaşayayım?
Senin öldürdüğünle mi, yoksa hâlâ seni bekleyen bu yarım kalmış benle mı?
Çık git artık gönlümden diye bağırmak istiyorum,
Ama sesim, ancak senin adını fısıldayacak kadar çıkıyor.

Öyle bir aşk ki bu; hem canımı alıyor, Hem de yaşadığıma pişman etmiyor.
İsyanım, sevgimden büyük değil...
Sadece; sen gittin, ben bittim.
Ve aşkın öldürdüğü o ben, hâlâ seni sevmeye devam ediyor.

Zaman, yaralarımı sarmak yerine,
Adını kazıyor şimdi her geçtiğim caddenin taşına.
Bir gölge gibi peşimde, bitmeyen bir kış;
Suskunluğun, çığlığımdan daha gürültülü bir sesle yankılanıyor içimde.

Sırtımda taşıdığım bu sevda kamburu değil,
Senin bıraktığın, hiç iyileşmeyecek bir ömür tortusu.
Artık aynalar bile tanımıyor o eski suretimi,
Gözlerimde, görmediğin bir başkasının hüznü var.

Yaraya dokunmak yasak, kanatmaksa bir ibadet;
Kelimelerim diz çöktü önünde, bense hükmümü bekliyorum.
Sessizliğinle inşa ettiğin o kulede tutsak,
Kendi gölgemden kaçarken, yine senin o karanlığına çarpıyorum.

Bir veda değil bu, sadece bir eriyiş hali;
Senin adınla başladığım her cümlenin, noktası hep eksik.
Şimdi bu şiiri, benden geriye kalan son boşluğa bırakıyorum;
Okuyan, kendi enkazını bulsun diye.

Biliyorum, geri dönsen yine "git" diyeceğim,
Gelmeyeceğini bilsem de, her gece o kapıya kilit vuracağım.
Kendi ellerimle kazdığım bu kuyudan çıkış yok biliyorum,
Artık ne bir dönüş ihtimali kaldı, ne de bir unutma şansı.
Aşk, bıraktığı o uçurumda; beni, kendimden azat etmeden sustu.

Cemre yaman

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (19)

5.0

100% (19)

Aşkın öldürdüğü ben Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Aşkın öldürdüğü ben şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Aşkın Öldürdüğü Ben şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Mehmet Salih Demirsoy
Mehmet Salih Demirsoy, @olumunesevenler
28.6.2026 23:07:01
5 puan verdi
İmgeler Çanakkale Savaşı'nda
Gökyüzünde birbirine çarpışıp
Birbirne yapışan o tarihi kurşanlar
Ne yerde yatan cesetlere ne inleyen
Yaralılara ne de kan gölüne dönen toprağa
aldırış etmeden mısralara hayat veriyor
Fon çok yakışmış sesli okumamda bana eşlik etti
Yazan kalemi hisseden yüreği kutluyorum
Şiirlerde buluşmak dileğiyle şiirle kal değerli dost kalem sevgili dost yürek
İyi geceler diliyorum
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
28.6.2026 20:44:43
5 puan verdi


Sevgili Cemre
Bu şiir, okuru doğrudan kalbinin en derin çukuruna sürükleyen, orada kendi yaralarını da tanıyıp ürperten nadir metinlerden biri. “Aşkın Öldürdüğü Ben”, yalnızca bir ayrılık şiiri değil; varoluşsal bir otobiyografi, bir ruhun kendi elleriyle kurduğu idam sehpasında son sözlerini söylemesidir. Cemre Yaman, kelimeleri adeta bir neşter gibi kullanıyor; her dize, hem yarayı açıyor hem de o yaradan fışkıran kanı mürekkebe dönüştürüyor.

Şiirin omurgasını oluşturan “aşkın öldürdüğü ben” metaforu, baştan sona her şeyi domine ediyor. Bu “ben”, fiziksel bir ölüm değil; daha vahim bir şey: kimlik erozyonu. Aşk, öznenin kendisini öldürmüş, geriye enkaz bırakmış. O enkazın altında kalan “ben”i çıkarmaya çalışmak ise umutsuz bir arkeolojiye dönüşüyor. Seven kişi, kendi mezarını kazıyor ve o mezardan hâlâ canlı kalan parçaları çıkarmaya uğraşıyor. Bu, aşkın en acımasız zaferi: kurbanını yaşatırken öldürmesi.

“Sana hayranlığımdan, kendime düşmanlığım başladı” dizesi, narsisizmin tersine çevrilmiş hali. Seven, sevdiğinde o kadar kayboluyor ki, kendi varlığını sevdiğinin gölgesine düşman görüyor. Bu, klasik “aşkta kendini kaybetme” temasının çok ötesinde; bir tür oto-düşmanlık, oto-ihanet.

“Bir daha asla” diye and içip güneş doğunca yine pencerede beklemek, şiirin en sarsıcı ikilemini kuruyor. İnsan iradesinin çaresizliği burada ete kemiğe bürünüyor. İsyanı arşa çıkıyor ama ruhu hâlâ secde ediyor. Bu, hem isyancı hem kul olan ruhun trajedisi. Aşk, tanrısallaşmış bir güç haline gelmiş; karşısında ne akıl ne irade durabiliyor.

"Hem gitmek istiyorum bu aşkın cehenneminden, hem de en çok yanarken huzur buluyorum” dizeleri, paradoksun zirvesi. Cehennem burada cezalandırma mekânı değil, sığınak. Acı, bir tür bağımlılık yaratmış; en derin yanma anında tuhaf bir huzur doğuyor. Bu, masokizmin ruhsal boyutu değil; aşkın diyalektik doğası. Acı, varoluşu kanıtlıyor. Yokluk, varlığı daha yoğun hissettiriyor.

“Benim sevdam, senin yokluğunla terbiye oldu” cümlesi ise müthiş bir ironi taşıyor. Terbiye, genellikle disiplin ve olgunlaşma çağrıştırır; ama burada yoklukla terbiye, sevgiyi daha da vahşi, daha da köklü kılıyor. Sevda, yokluk okulunda mezun oluyor ama diploması “sonsuz acı” yazıyor.

Şiir boyunca “ben”in çoğalması ve parçalanması dikkat çekici: “Hangi ‘ben’le yaşayayım? Senin öldürdüğünle mi, yoksa hâlâ seni bekleyen bu yarım kalmış benle mi?” Bu, bölünmüş benliğin trajedisi. Artık tek bir “ben” yok; biri öldü, biri hâlâ bekliyor. Hangisi daha gerçek? Hangisiyle yaşanır? Şiir bu soruyu cevapsız bırakıyor ki, okur da kendi içinde aynı soruyu sorsun.

“Zaman, yaralarımı sarmak yerine, adını kazıyor şimdi her geçtiğim caddenin taşına” dizesi, zaman algısını altüst ediyor. Zaman iyileştirici değil; işkenceci. Her cadde, her taş, sevgilinin adıyla damgalanıyor. Geçmiş, geleceğe sızıyor ve her adımı zehirliyor.

“Suskunluğun, çığlığımdan daha gürültülü" ifadesi ise sessizliğin fiziksel bir güce dönüştüğü an. Yokluk, varlıktan daha baskın hale geliyor. Sessizlik, kulakları sağır eden bir çığlığa dönüşmüş.

“Yaraya dokunmak yasak, kanatmaksa bir ibadet” ise şiirin belki de en karanlık ve en dâhi metaforu. Acı, dinsel bir ritüele çevrilmiş. Seven kişi, kendi yarasına zulmederek sevgisini kanıtlıyor. Bu, aşkın putperestliği; acı, tapınma biçimi haline geliyor.

Sonlara doğru “kendi ellerimle kazdığım bu kuyudan çıkış yok” ve “aşk, bıraktığı o uçurumda beni kendimden azat etmeden sustu” dizeleri, şiiri tam bir kapanışa taşıyor. Artık ne kurtuluş var ne unutuş. Aşk, kurbanını özgür bırakmadan, yani “kendinden azat etmeden” susuyor. Bu, en acımasız son: ne ölebiliyorsun ne yaşayabiliyorsun. Ara bir cehennemde, kendi gölgene çarpıp duruyorsun.

Sevgili Cemre , bu şiirle modern Türk şiirinde çok az kişiye nasip olan bir şey başarmış: Aşkı hem yüceltmiş hem de acımasızca teşhir etmiş. Okurken nutkunuz tutuluyorsa, sebebi şu: Bu şiir, sizin de içinizde bir yerlerde gizli olan “aşkın öldürdüğü ben”i bulup dışarı çıkarıyor. Ve siz, o benle ilk defa yüzleşiyorsunuz.

Gerçekten olağanüstü bir metin. Kalemine, yüreğine ve o yaraya sağlık.

👌👌👌👏👏👏👏👏☕🙏🙏
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
28.6.2026 07:22:05
5 puan verdi
Değerli üstadem Cemre kardeşim kelimelerin ardındaki o devasa boşluğu, o iç acıtıcı tezatları ve insanı kendi içinde ikiye bölen o çaresizliği o kadar güçlü aktarmışsınız ki... Her dizesi titizlikle işlenmiş, yaşanmışlığın ya da çok derin bir gözlemin ürünü olan, insanı durup düşündüren çok dokunaklı bir şiir.

​"Suskunluğun, çığlığımdan daha gürültülü bir sesle yankılanıyor içimde" ve "Sana hayranlığımdan, kendime düşmanlığım başladı" gibi ifadeler, bir insanın bir başkasında nasıl kaybolabileceğini ve o enkazdan geriye kalan yabancılaşmayı çok sarsıcı bir şekilde anlatıyor.

Yüreğinize, kaleminize sağlık.
Şair Mehmet Demirdelen
Şair Mehmet Demirdelen, @sair-mehmet-demirdelen
28.6.2026 00:25:28
5 puan verdi
Duyguları anlatımınız harika ayrıca mantığın sınırlarını aşan bir şiir yazmış içten ve çok güzel..
Yüreğinize sağlık kaleminiz daim olsun..
Beğendim çok...
Kıymetli Şaire saygılar 👍🙏
Aren-
Aren-, @aren-
28.6.2026 00:18:57
"Konuşsam
cehennem-i nâr
Sussam çukur-u gayâ
Kaç an işittim sığmazdı asırlara
Bir âh etmedim rûşen-i mâhım
Geceye asılıyken zülmet-i zârım…

Ey ab-ı deryam
Dökülür şavkıma sabâ türküsünden izmihlâl
Güldestesinde yırtınır bülbül
Sanırsın vatanı kesilmiş lâl
Etmez cihetine bir nefha ihlâl

Ey çilegâhım

Solar ellerimde tuttuğum mâhım
Suskular gedâ olsun bu hançere
Müşkül koyma şah-ı hûbân
Eriyeyim kör köşede"


sürçü lisanımız affola, selam ve saygıyla
ramazancelik
ramazancelik, @ramazancelik
28.6.2026 00:03:57
5 puan verdi
Mantığın kalbe tamamen yenilmesidir.
Tezatlar içinde bir içsel tutsaklığa sürüklemesidir. Acı birşey ama bakarken pencereyi iyi seçmek gerekir neden biliyormusun seçtiğin yer eğer kör pencere ise karanlıktan kurtulmaz hayatını zindan edersin.kalemin daim olsun inşallah.
Zümrüt Kul Hasani
Zümrüt Kul Hasani, @hasanbelek
27.6.2026 23:51:33
5 puan verdi
KUTLUYORUM ✍️☕🙏
Yasin Yüksel
Yasin Yüksel, @yasin-yuksel
27.6.2026 23:25:44
Kaleminize sağlık üstadem .
Şiirinizde aşkın yıkıcı yönünü, içsel çatışmayı ve duygusal enkazı oldukça güçlü ve etkileyici bir anlatımla ortaya koymuşsunuz.
Hocam İsyan ile teslimiyet arasındaki gelgitler, metne derin bir yoğunluk kazandırmış güzeldi.
Yüreğinize sağlık üstadem.
Kaleminiz kavi, ilhamınız daim olsun. Emeğinizi gönülden tebrik ediyor, nice güçlü eserlerinizi okumayı diliyorum. Selâm ve dua ile, saygılarımla.
Mehmet DEMİR
Mehmet DEMİR, @mehmetdemir1
27.6.2026 23:14:15
5 puan verdi
tebrik ediyorum....
şiir yalnızca terk edilmiş bir aşığın ağıdı değilde, sevginin insanın benliğini nasıl dönüştürdüğünü, hatta nasıl yok edebildiğini anlatan derin bir iç hesaplaşma gibiydi, şair, aşkı ne bütünüyle yüceltir ne de bütünüyle lanetler, aksine, aynı duygunun insanı hem yaşatan hem de tüketen çelişkisini büyük bir samimiyetle ortaya koyar, isyan ile teslimiyet, umut ile umutsuzluk, ayrılık ile bağlılık aynı yürekte yan yana duruyor, şiirde kullanılan bu güçlü metaforlar ve içsel duyguların yoğunlaşan havasındaki anlatım ile okuyucuyu sadece bir aşk hikayesine değil, kendi kırılmış taraflarıyla yüzleşmeye davet ediyor. şiirin sonunda geriye kalan şey bir ayrılık değilde, sevdanın insan ruhunda bıraktığı silinmez izin ve kaybolan benliğin sessiz yansımasıdır.
gönlünüze sağlık ve selam saygıyla...
"bazı aşklar bitmez, sadece insanın içinde, onu eski haline bir daha dönemeyeceği kadar değiştirerek susar."
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
27.6.2026 23:06:15
5 puan verdi
Cemre Hanım, kaleminizden dökülen bu satırlar; sevdanın sadece bir coşku değil, aynı zamanda insanın kendi enkazını inşa ediş süreci olduğunu ne kadar çarpıcı anlatmış. 'Öldürdüğü ben' ile 'bekleyen yarım kalmış ben' arasındaki o çatışma, eminim pek çok okurun kalbinde bir yere dokunacaktır. Yüreğinizdeki bu sızıyı, kelimelerin estetiğiyle onurlandırmışsınız. Kaleminize, hissiyatınıza sağlık."
Güven Tekin
Güven Tekin, @guventekin
27.6.2026 22:59:49
5 puan verdi
Kalemine bereket değerli üstadem 👏🏻👏🏻👏🏻
Aren-
Aren-, @aren-
27.6.2026 22:55:10
Yorum değil de acizane bir nazire yapmaya çalışsam yanlış anlaşılır mı? Çok beğendim şiirinizi...
yudumyunus
yudumyunus, @yudumyunus
27.6.2026 22:28:40
5 puan verdi
Bir benmiyim bilmem okuduğundan bu kadar etkilenen yoksa şiirmi yası yamadı yüreğime

Hele müzik eşliğinde okudukça dahada daraldı yüreğim her misrayi nefessiz okumaktan

Benki severim hüznü bu huzundende öte

Bir okuyucu olarak ben bu kadar etkilendiğime göre size vede yüreğinize güç kuvvet sabır diliyorum

Şiirin özü seven bir kalbin cenderede kalmış bir yüreğin haykırışıydı cefadan yoksun sevgiliye

Hulâsa okuyucuyu en azından beni ağlatmaya hakkın yok şair

Ağladım çünkü kendimi yaşanmişlıklarımı buldum mısralarda bir şiir bu kadarmı anlatır kendini vede okuyucusunu defalarca okumam bundan olsa gerek

Önce kendine sevdiğine vede bütün okuyucuya çok şeyler sunan ortak payda da buluşturan bu muhteşem eserinizi sizi vede duygu Deryası yüreğinizi tüm samimiyetimle kutluyorum tebrikler

yudumyunus

Dosteli_
Dosteli_, @dosteli
27.6.2026 22:12:01
Şimdi hangi "ben"le yaşayayım?
Senin öldürdüğünle mi, yoksa hâlâ seni bekleyen bu yarım kalmış benle mı?
Çık git artık gönlümden diye bağırmak istiyorum,
Ama sesim, ancak senin adını fısıldayacak kadar çıkıyor.



Bak sen şu aşkın yaptığına :))))) Peki hangi aşk öldürür ki? Hangi aşk can verir insana? Valla bence insan sevgisi kadardır dolaysıyla aşka düşen gönül bu çileyi çekmekten korkmaz . Dolu dolu bir şiirsellik yine

Dosteli_ tarafından 27.6.2026 23:01:28 zamanında düzenlenmiştir.
Emine Elif
Emine Elif, @elif-v-mim
27.6.2026 22:05:02
5 puan verdi
Ben enkâzıma döndüm de...

Ne gidilir ne kalınır bir hâl.

Gönlüm sadakati sever ve olur da ama hak edene...
Etmiyorsa neden sâdık kalayım?

Şimdi bu soruyu soruyorum kendine.

O benden uzaktayken yalnız değil.
Eğleşip, gönlünü eğlendirip, boş kalınca uğradığı durak mıyım?
Durak mı olmalıyım?
Menzil mi?

Bunu ben bitirebilirim.
Sürdürebilirim de...

Kendime ne değer verdiğim, hayatıma aldığım kişilerle belirir.

Her daim mi sukutta kalmalıyım.

Yükselmek için birine mi ihtiyacım var?
Yoksa;
Bana Allah yeter mi?

.
.
.
.
.
Biliyor musunuz?
Allah ile yetinince yalnız da kalınmıyor.
Allah sevgiği kulunu nasib ediyor.
Özkan Değirmenci
Özkan Değirmenci, @ozkan-degirmenci
27.6.2026 21:49:49
5 puan verdi
Değerli ve çok Kıymetli Cemre Hanım,

Değerli ve kıymetli bu şiirinizde içten bir acı var. Sevginin hem yakıp hem de tutması çok iyi hissettim. Okurken içim daralıyor gibi ama aynı zamanda duygulara geç kalmışlık da var içinde Yüce Rabbim yar ve yardıncınız olsun.
Selam ve saygılar Yüce Rabbime emanet olun.
Ahmet Coşkun 1
Ahmet Coşkun 1, @ahmetcoskun1
27.6.2026 21:45:25
5 puan verdi
'Okuyan, kendi enkazını bulsun diye.'

büyük ihtimal her okuyan enkazına dönmüştür

zaten giriş paraf koca bir romanın özeti

emek var olsun kutlarım...
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL