12
Yorum
21
Beğeni
5,0
Puan
189
Okunma

Gecenin omzuna bıraktım yorulmuş gölgemi
Ay, kırık bir tas gibi dökülüyordu avlulara
Zaman bile sildi adımı senin kalbinden
İçimde susmayı öğrenmiş yitik bir şehir var,
Duvarları rutubet kokan bütün hatıralar
Penceremde üşüyor bir saksı kuru sardunya..
Bir zaman ellerime sığardı bütün mevsimler
Şimdi avuçlarımda pas tutmuş ayrılıklar büyüyor
Aynalar yüzümü değil, eksilişimi taşıyor
Ağır bir sessizlik aldı senden bana kalan sesi
Göğün en tenha yerine astım bekleyişimi
Hiçbir sabah çözmedi gecenin düğümünü
Kuşlar çoktan unuttu bu viran avluyu
Rüzgâr bile adımlarını geri çekiyor benden
Ne söylesem taş kesiliyor kelimeler
Ne sussam içimde çoğalıyor çöküntüler
Ömrüm, eski bir kapının gıcırdayan eşiği gibi
Her açılışında biraz daha dağılıyor
Bir kuyunun dibinde bekliyor çocukluğum
Seslensem yankısından başka kimse dönmüyor
Yıllar, omuzlarıma ağır bir yağmur giydirdi
Ben hâlâ ilk vedanın kırığında yaşıyorum
Güz rüzgârı toplar bu savrulmuş yaprakları
Hiçbir dua onarmaz çatlamış göğsümü
Camlara sinmiş sonbahar kokusunda
Adını usulca söyleyen bir yalnızlık büyüyor
İçimde bin kapılı bir harabe dolaşıyor
Her kapının ardında biraz daha eksiliyorum
Ey zaman, beni benden geri ver artık
Çoktan unuttun yüzümün gölgesini
Yollara vurduğum adımlar birer cenaze merasimi
Kimsesiz sokakların boynu bükük yetimiyim
Göğsümde taşıdığım bu sızı asırlardan kalma
Belli ki yanlış coğrafyaların yorgunuyum
Gidenlerin arkasından baka kalan o taş duvar
Benim suskunluğumla örüldü tuğla tuğla
Yıldızlar çoktan terk etti bu küskün göğü
Karanlık, ağır bir battaniye gibi sarıyor şehri
Hiçbir rüya uyandırmaz bu uzun uykudan
Ruhum, derin bir uçurumun kenarında salıncak
Ne düşmeye cesaretim var ne tutunmaya
Umut, çoktan terk edilmiş köhne bir liman
Adını ansam boğazımda düğümleniyor heceler
Göğüs kafesim dar geliyor bu deli hasrete
Sert bir rüzgâr savurur üzerimdeki bu külü
Yılların yorgunluğu sinmiş tenimin rengine
Her sabah yeniden doğuyorum aynı acıyla
Aynalar bile yabancı şimdi bu solgun yüzüme
Baharın adını unuttu bu topraklar
Çiçekler açmadan soluyor saksılarda
İçimdeki çocuk çoktan büyüdü ve yoruldu
Hiçbir merhamet silmez gözümdeki bu yaşı
Zaman dediğin nedir ki, geçen bir ömür hırsızı
Alıp götürdü benden ne varsa el üstünde tuttuğum
Toprağa düşen her damla seni hatırlatır bana
Bulutlar bile ağlıyor hâlâ arkandan
Böyle bir veda derin açar yarayı
Yarım kalmış cümleler gibi savruluyorum boşlukta
Ne bir gelen var ne de soran halimi
Kendi sesime yabancılaştım bu ıssız odada
Gecenin en koyu rengine boyandı dualarım
Belki bir gün dönersin diye açık bıraktım kapıyı
Rüzgâr üşütüyor içeriyi ama aldırmıyorum
Beklemek, en uzun ve en sessiz intihar
Her geçen gün biraz daha eksiliyorum kendimden
Ve sen bunu hiç ama hiç bilmiyorsun
Sabah olur, herkes kendi ışığına yürür
Ben gecenin geride unuttuğu son gölgeyim,
Küllerime dokunan her rüzgâr seni
gösterir.
Ve ben en çok da unutmaya çalışırken hatırlıyorum
Bir ömür, birkaç kırık cümlenin omzunda tükendiğini
Ve ben bunu, senden sonra öğrendim.
Cemre Yaman
Benim şiirlerim sessiz ağlar...
5.0
100% (17)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.