Hayatta ya tozu dumana katarsın, ya da tozu dumanı yutarsın
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN

Allah'a Ismarladım

Yorum

Allah'a Ismarladım

( 20 kişi )

17

Yorum

30

Beğeni

5,0

Puan

300

Okunma

Allah'a Ismarladım

Allah'a Ismarladım

Gözlerinin bıraktığı ıssız coğrafyada, yönünü kaybetmiş bir pusulayım.
Ne varlığın teselli oldu ömrüme, ne de yokluğun sıradan bir ayrılıktı.
İçimde paramparça çakıl taşları, her nefes batışın derinliğinde bir sızı.
Susuyorum çünkü kelimeler boyun eğdi,
Bu amansız dilsiz acımasız vedaya.

Biliyorum, bazı gidişler dönüşsüz kuyu, bazı vedalar insanı uykusunda vurur.
Ben bu gece, yarım kalmış yarınlarımı sol yanımdaki ağır yükle bıraktım.
Söylenmemiş son sözlerimi bir yana koyup, sessizliğin soğuk kefenine sardım seni.
Git şimdi arkana bakmadan, aynalarda yabancı bir yüz, yollarda iz bırakmadan…

Araya koy mesafeleri, aşılmaz dağları denizleri, nasıl olsa gök kubbe aynı.
Nasıl olsa aynı ateşle yanıyor tenimiz, fakat bil ki ben seni bu dünyadan değil,
Kendi içimdeki sonsuzluktan kovdum usulca, yolun açık, kaderin sağır olsun.
Bütün dualarımı bir yudum su gibi döktüm arkandan, geriye bakma, arkada kalanlar kül oldu.

Zaman dediğin ne ki, iki kıvrım arası bir yalan, biz yalanın ortasında yandık.
Şimdi ne sen eski sensin, ne de ben eski ben, sokaklar dar, gökyüzü alçak.
Hangi duaya el açtımsa adın düştü dilimden, hangi suya baktımsa yüzün dalgalandı.
Bilemedim ayrılığın fermanı kimin elinden, göğsüm sıkıştı, cihan darlandı.

Gecenin kör ve zifiri saatinde, çekip gidiyorsun ya işte an kopuyor kıyamet.
Bir bıçak kadar keskin, bir zehir kadar acı, içimdeki çocuk sustu, hâtıralar kaldı geriye.
Bir veda bu, ne sonu belli ne de bir başı var, yılların birikimi tek bir cümleye sığdı.
Ne sitem etmeye gücüm kaldı ne de incitmeye, her şey bitti, her şey döküldü bu satırlara..

Allaha Ismarladım seni göğün boşluğuna, hangi rüzgar götürürse oraya savrul.
Ben bu yıkıntıların arasında tek başıma fısıldıyorum karanlığın ucuna.
Yolun açık, bahtın üzüntüden uzak olsun,
Allah’a ısmarladım seni.
Ve asıl bu yalan dünyada ruhumdan geriye ne kaldıysa, hepsini geceye gömdüm.

Gidenin arkasından konuşulmaz derler, ben susmayı seçtim, sen sessizliğe bıraktın.
Ne kırgınlık kaldı geride ne de dünkü masumiyet, aramızda sadece hicran kaldı.
Aynaya baktığımda gördüğüm yabancı yüz, ellerinin bıraktığı en son hatıradır.
Giden gittiği yere huzuru da götürür sanır ama bazıları sadece sessizlik bırakır.

Yolun uzun, gecen benden dahi sakin olsun; dönüp bakma arkana, dikiş tutmaz bu yara.
Ben kendi kabuğuma çekilirken, sen başka iklimlerde ara aradığın sessiz limanı.
Ne ben seni suçlayacak gücü buluyorum artık ne de sen kırgınlığı hak ediyorsun.
Bir ömrün ortasında böyle darmadağın olmak da varmış yazılmamış defterinde kaderin.

Adını anmayı yasakladım dilime, gölgen bile uğramaz oldu kimsesiz sokağa.
Biz koca masalı yarım yamalak bir vedayla bitirdik,
Yazık oldu geçen zamana.
Şimdi ne tenimin rengi kaldı geride ne de gözlerimin eski, yorgun feri.
Karanlık odalarda sakladığım ne varsa, hepsini birer birer çıkardım sokağa.

Bir yaprak daha düştü takvimden, sensiz geçen günlerin sayısını tutmaktan vazgeçtim.
Ne arayanım var ne soranım, zaten ben de çoktan vazgeçtim kalabalık dünyadan.
Bıraktığın yerde soluyor şimdi adını koyamadığım garip, sahipsiz hevesler.
Giden gittiği yolda inşallah çektiğim sızının yarısını olsun duymasın.


Son kelamım budur sana, bundan gerisi dilsiz bir taşa yazılmış farksız yazı.
Ne bir sitem düşer dilden öteye ne de içimdeki hiç dinmeyen, derin sızı.
Allah’a ısmarladım seni, hem bu şehirden hem de ömrümün kalan bütün yollarından.
Dönüşü yok artık bu gidişin, bunu sen de biliyorsun, ben de çoktan öğrendim.

Söktüm attım göğsümün orta yerinden o kör düğümü,
Çekildim kendi sessizliğimin en kuytu yerine.
Arkamda ne bir kırık dökük cümle, ne de o adı taşıyacak bir soluk var. Bıraktım seni zamanın o dilsiz ve akarsız sahrasında,
Kendi kollarının arasında yapayalnız.
Çekiyorum ellerimi bu ömrün yakasından,
Allah’a ısmarladım seni."

Cemre yaman

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (20)

5.0

100% (20)

Allah'a ısmarladım Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Allah'a ısmarladım şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Allah'a Ismarladım şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Kąrsî
Kąrsî, @k-261-rs
5.9.2026 19:58:47
5 puan verdi
Merhaba güzel Yürek;

Bu şiir bir ayrılıktan çok, artık söylenecek söz kalmadığında insanın içine çöken derin sessizliği anlatıyor.

Burada yalnızca sevilen biri uğurlanmıyor; insan, kendinden bir parçayı da geride bırakıyor. “Gözlerinin bıraktığı ıssız coğrafyada, yönünü kaybetmiş bir pusulayım” sözü, bu kayboluşu en güzel şekilde anlatıyor.

“Susuyorum çünkü kelimeler boyun eğdi” derken, bazı vedaların kelimelerle anlatılamayacak kadar ağır olduğunu hissettim. Bu sessizlik çaresizlikten değil, kabullenişten doğuyor.

Bence şiirin en güçlü cümlesi ise hiç şüphesiz:

“Allah’a ısmarladım seni…”

Çünkü burada ne bir sitem var ne de geri dön çağrısı. Sadece sevdiğini, artık kendi ellerinden bırakıp Allah’a emanet etmenin hüznü var.

“Söktüm attım göğsümün orta yerinden o kör düğümü” derken acıdan kurtulmaya çalıştığını görüyorum Fakat bazı yaralar kapanır, izleri kalır. İnsan iyileşir ama artık eskisi gibi olmaz.

Güzel yüreğinden, bir ayrılığın değil; insanın kendi içinde verdiği son kararın şiiri olmuş.

Bazen sevmenin son hâli, yanında tutmak değil;
gideceği yolu Allah’a emanet ederek susabilmektir.

Güzel yüreğin dert görmesin.

Yine müstesnaydı.

Sevgiler ve sonsuz dualarımla.

Eyvallah.
Kul Seyyah
Kul Seyyah, @kul-seyyah
6.9.2026 12:00:36
5 puan verdi
Şiirin temel ekseni kırgınlıksız ama geri dönüşsüz bir veda oluşturuyor. Klasik ayrılık şiirlerindeki öfke veya intikam arzusu yerine, burada olgun ancak ruhen tükenmiş bir kabulleniş egemendir.
"Şimdi ne sen eski sensin, ne de ben eski ben" ve "Aynaya baktığımda gördüğüm yabancı yüz" dizelerinde görüldüğü üzere ayrılık, şairin/konuşanın kimliğinde bir kırılmaya yol açmış; birey kendi yansımasına dahi yabancılaşmıştır.
Ayrılık sadece fiziksel bir mesafe (yollar, dağlar, denizler) olarak ele alınmaz; asıl ayrılık "Seni kendi içimdeki sonsuzluktan kovdum" dizesinde ifade edildiği gibi zihinsel ve ruhsal düzlemde gerçekleşir.
Şiir boyunca motifler tutarlı ve birbirini besleyen bir atmosfer yaratır:
"Issız coğrafya", "yönünü kaybetmiş pusula", "akarsız sahram" ifadeleri, sevgilinin yokluğunun yarattığı yönsüzlük ve kuraklık hissini çöl/sahra imgesiyle tamamlıyor.
Sessizliğin "soğuk kefenine" sarılması, "kül olan" geçmiş ve "geceye gömülen" ruh imgeleri; ilişkinin artık canlılığını yitirip kütlesel bir ağırlığa ve yokluğa dönüştüğünü simgeler.
"Kelamın bitmesi" ana temalardan biridir. "Kelimeler boyun eğdi", "dilsiz taş", "dilsiz ve akarsız sahra" tekrarları, acının artık sözcüklerle ifade edilemeyecek kadar büyük bir eşiğe ulaştığını gösterir.
Serbest Serbest Vezin ve Uzun Mısralar: Şiirdeki uzun ve akıcı mısra yapısı, konuşanın iç döküşünü (monolog) bir nehir gibi sürükler.
Mısra sonlarındaki doğal duraklar okuyucuya soluklanma ve duygunun ağırlığını hissetme imkânı tanıyor.
Yüksek perdeden bir feryat yerine, "usulca", "fısıldıyorum" gibi ifadelerle pekiştirilen, fırtına sonrası çöken o ağır ve dingin sessizlik tonu hakimdir.
Okudum ve çok beğendim. Her zaman olduğu gibi yine çok güzeldi. Tebrik ediyorum ve kutluyorum sizi. Selam ve saygılarımla esen kalıni
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
6.9.2026 02:34:00
5 puan verdi
Kendi içinizdeki derin vedayı, hüznü ve kabullenişi muazzam bir şiirsellikle dışa vurmuşsunuz. Kaleminize sağlık; hissettiğiniz o ağır sessizlik, kâğıda dökülen her satırda adeta somut bir sızıya dönüşmüş.

​Bu denli derin ve keskin bir kırılmanın ardından insan ruhunun kendi içine çekilmesi son derece doğaldır.

Her ne kadar satırlarınızda "her şey bitti, ruhumdan geriye ne kaldıysa geceye gömdüm" deseniz de, içindeki fırtınayı böyle güçlü bir dille ifade edebilen bir ruh tükenmiş değildir; aksine, yaşadığı acıyı kendi içinde dönüştürmeye ve o ağır yükü geride bırakıp özgürleşmeye başlamıştır.

​Yalnızlığın ve vedanın getirdiği bu karanlık oda zamanla aydınlanacak, söktüğünüz o kör düğümün yeri en nihayetinde size yeni ve dingin bir yaşam alanı açacaktır.

​Bu duygusal dönüşüm ve içsel kabuklaşma sürecinde size eşlik etmesi, duygularınıza ayna tutması temennimdir...

Bu dize ve paragraflar, derin bir terk edilişin ve kesin bir kabullenişin hicran, kabullenim ve ruhsal dönüşüm temaları etrafında şekillenen manifestosudur.

Şiirsel anlatı sadece bir çaresizlik çığlığı değil; tam aksine, ipi kendi eliyle kesen bir iradenin sesidir.

"Kendi içimdeki sonsuzluktan kovdum usulca" ve "Söktüm attım göğsümün orta yerinden o kör düğümü" ifadeleri, edilgen bir mağduriyetten etken bir vazgeçişe geçildiğini gösteriyor

Vedanın ilk anlarındaki öfke ve sitem yerini "dilsiz bir taşa" ve "sessizliğin soğuk kefenine" bırakmıştır.

Şaire kardeşim kelimelerin bittiği noktada susmayı bir mağlubiyet değil, son bir asalet biçimi olarak benimsemiş ve sokaklar dar, gökyüzü alçak" imgesi, yaşanan içsel çöküşün dış dünyadaki algıyı nasıl daralttığını somutlaştırır. Zaman artık ileriye akan bir nehir değil, "iki kıvrım arası bir yalan" haline gelmiştir.

"Küller", "geceye gömülen ruh" ve "sokağa çıkarılan hatıralar", zihinsel bir envanter dökümüdür. İncitmeden, sitem etmeden yapılan bu nihai uğurlama, gelecekteki ruhsal iyileşmenin tek yoludur.

​Sarsıcı bir kabullenişle biten bu içsel yolculuğu devam ettirecek olsaydınız, ruhunuzun şu anki durağı karanlıkta kalmak mı yoksa yeni bir şafağı beklemek mi olurdu?

Kaleminizin ve hislerinizin açtığı bu yolda sana başarı dilerim

Emeğine yüreğine kalemine sağlık
üstadısani
üstadısani, @ustadisani
6.9.2026 01:15:16
5 puan verdi
Allaha ısmarlanan bir veda, bayağı ulvî.
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
5.9.2026 23:26:42
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh ve Us Sağlığı Ayarı Merkezi

UNESCO Edebiyat Şehri Kahramanmaraş

Şair: Cemre YAMAN
Şiir: ALLAH’A ISMARLADIM – İKİNCİ OKUMA
Değerlendirildiği Salon: Bir Harfin Değil Bir Şahıs Ekinin Vedayı Emanete, Emaneti Havaleye Çevirdiği; Dilbilgisi Müdürlüğüyle Gönül İşleri Başkanlığının Birbirine Girdiği Salon

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri şiirin dosyasını kapatmış, mührü basmak üzereydi ki başlığa bir daha baktı: ALLAH’A ISMARLADIM. Eli havada kaldı. Kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Vedacı Vahit hemen atıldı: Hocam bunda ne var, insanlar ayrılırken Allah’a ısmarladık der gider. Kalburabastî Efendi kaşını kaldırdı: İşte mesele de orada evladım! Biz Allah’a ısmarladık deriz; Cemre Hanım ise Allah’a ısmarladım seni diyor. RUSAMER Dilbilgisi Şubesi alarma geçirildi, Emanet Bürosu açıldı, Havale Müdürlüğü göreve çağrıldı. Bir taraf Bu yalnızca hoşça kal diyor, öbür taraf Hayır, burada sevgili doğrudan Allah’a bırakılıyor diye tutanak tutuyordu. Kalburabastî Efendi masaya son noktayı koydu: Dosyayı yeniden açın! Bu şiirde sevgili birinci okumada gitmiş olabilir ama fiilin anlamı henüz binadan çıkmamış!

Ozan Duranoğlu Köşesi

Köşeye Emanetçi Eşref getirildi. Eşref, Allah’a ısmarladık sözünü yıllardır kullandığını, fakat bugüne kadar kimi kime ısmarladığını hiç düşünmediğini itiraf etti. RUSAMER kendisine kısa bir dil dersi verdi: Yerleşik vedalaşma kalıbındaki Allah’a ısmarladık, Allah’a emanet olun anlamında karşı tarafa söylenen geleneksel bir uğurlama sözüdür. Fakat şair bunu Allah’a ısmarladım seni biçimine getirince söz kişiselleşiyor; ortada artık yalnız ayrılan kişinin söylediği bir veda değil, belirli bir kişiyi Allah’a bırakma eylemi var. Eşref bunun üzerine Emanet teslim alınmıştır diye makbuz kesmeye kalkınca Kalburabastî Efendi makbuzu yırttı: Evladım, Allah’a bırakılan gönül işine RUSAMER fiş kesmez!

Âşık Vebali Köşesi

Buraya Havaleci Hamdi oturtuldu. Allah’a ısmarladım seni sözünü okuyunca Banka hesabı lazım mı? diye sorduğu için önce beş dakika dışarı çıkarıldı. Geri geldiğinde mesele kendisine yeniden anlatıldı. Çünkü şiirin bütünü düşünüldüğünde söz, sıradan bir hoşça kaldan daha ağır duruyor. Şair Kendi içimdeki sonsuzluktan kovdum, Adını anmayı yasakladım dilime, Dönüşü yok artık bu gidişin ve Çekiyorum ellerimi bu ömrün yakasından diyor. Bunların ardından gelen Allah’a ısmarladım seni, Ben artık senden elimi çekiyorum, bundan sonrası benimle değil senin kaderinle ilgilidir çağrışımına yaklaşıyor. Hamdi hemen Allah’a havale edildi damgasını vurmak istedi. Kalburabastî Efendi yine müdahale etti: O kadar hızlı gitme! Burada öfke var ama mahkeme kurulmamış; bırakış var ama beddua henüz kapıdan girmemiş.

Ozan Veysi Kabaca Köşesi

Köşenin sakini Bedduacı Bedri, tam aranan yanlış adamdı. Yolun açık, bahtın üzüntüden uzak olsun dizesini okuyunca şaşırdı. Arkasından Giden gittiği yolda inşallah çektiğim sızının yarısını olsun duymasın cümlesine gelince bütün evrakı masaya bıraktı: Hocam, bu kadın havale ediyorsa niye arkasından iyilik diliyor? İşte şiirin ince yeri de burasıydı. Allah’a havale etmek günlük dilde çoğu zaman Hakkımı Allah’a bıraktım, hesabını O görsün sertliğini taşırken Cemre Yaman’ın söyleyişinde cezalandırma isteği belirgin değil. Tam tersine, kırıldığı insana acısının yarısını bile dilemeyecek kadar merhamet gösteriyor. Bedri’nin Beddua Müdürlüğü böylece iş yapamadan kapandı. Kapıya da RUSAMER tarafından şu yazı asıldı: Kırgınlık tespit edilmiştir; lâkin lanetleme unsuruna rastlanmamıştır.

Ozan Delibal Köşesi

Son köşeye Fiilci Fikri gönderildi. Önüne yalnız iki ifade konuldu: Allah’a ısmarladık. Allah’a ısmarladım seni. Fikri ilkine Hoşça kal yazdı. İkincisinin karşısında uzun süre düşündü. Çünkü ikinci kullanımda konuşanın iradesi daha görünür hâle geliyor: Ben seni bırakıyorum. Şiirin tamamındaki kopuşla birleşince bu söyleyiş; vedalaşmak, Allah’a emanet etmek, vazgeçmek ve meseleyi artık Allah’a bırakmak anlamlarının sınırında dolaşıyor. RUSAMER de kesin bir tek anlama mahkûm etmedi. Çünkü şiirin güzelliği biraz da burada: Cemre Yaman sevgiliye kapıyı gösterirken ardından su döküyor, kalbinden çıkarırken duasından bütünüyle çıkarmıyor. Fikri dosyanın altına son cümleyi yazdı: Giden Allah’a emanet edilmiş olabilir; fakat ilişki Allah’a bırakılmıştır.

KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ

İkinci okumada ALLAH’A ISMARLADIM şiirinin başlığı, metnin en dikkat çekici anlam merkezlerinden biri hâline geliyor. Günlük dilde kullandığımız Allah’a ısmarladık kalıbı alışılmış bir vedadır. Cemre Yaman ise bunu Allah’a ısmarladım seni biçiminde kişisel bir eyleme dönüştürüyor. Şiirin sert kopuş cümleleriyle birlikte okunduğunda söz artık yalnız hoşça kal anlamında kalmıyor; Senden elimi çekiyorum, seni artık Allah’a bırakıyorum anlamını da çağırıyor. Fakat şairin giden kişiye yol açıklığı, huzur ve acıdan uzaklık dilemesi bunun öfkeli bir Allah’a havale ediş olmadığını gösteriyor. Dolayısıyla başlıkta veda, emanet, vazgeçiş ve havale aynı sözün çevresinde buluşuyor. Eğer bu kullanım bilinçli kurulmuşsa, şiirin üzerinde en fazla düşünülmesi gereken dilsel buluşlarından biridir. İlk değerlendirmede uzunluk ve tekrarlar üzerinde durmuştuk; ikinci okumada ise görüyoruz ki şiirin anahtarı belki de daha kapıdaymış: Allah’a ısmarladım seni.

Allah’a ısmarladık bazen bir vedadır; Allah’a ısmarladım seni ise kimi zaman insanın artık taşıyamadığı birini Allah’a bırakışıdır.

En ağır vedada insan ne beddua eder ne geri çağırır; elini çeker, duasını bırakır ve gerisini Allah’a emanet eder.

Özün sözü budur. Vesselam.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri
Celil ÇINKIR
Nam-ı Diğer Delibal
Halit Durucan
Halit Durucan, @halitdurucan
5.9.2026 23:03:59
5 puan verdi
Hayal kırıklığı yaratan bir aşkın neticesi; yalnızlık, hüzün, sitem ve kendi yoluna yolcu olma hali, seçkin imgelerle çok güzel işlenmiş. Şiir yüreğinizi gece selamı ile selamlıyorum. Saygılar selamlar şairem
AYDINK
AYDINK, @aydink
5.9.2026 22:40:27
kimi zaman giden farkına varamasa da gidendir terk edilen
kırılgan bir yüreğin derinden ve fakat arşa varan sitemleri kaleminize çok çok yakışıyor.
tebrikler
selam ve saygılar
ben YEP
ben YEP, @benyep
5.9.2026 20:50:11
5 puan verdi
Çok güzel dizeler.Duygusu ve anlatımı güçlü bir şiir.
Emeğinize sağlık.
ümit zeki soyuduru
ümit zeki soyuduru, @umitzekisoyuduru
5.9.2026 20:45:55
Yüreğinize ve kaleminize sağlık, çok güzel ve anlamlıydı.
Saygı ve selamlar.
Mavi Masal72
Mavi Masal72, @mavimasal72
5.9.2026 20:35:17
5 puan verdi
Samimi, derin ve gönülden… Kaleminize sağlık sağlık şairem.
Hayalleryumağı
Hayalleryumağı, @hayalleryumagi
5.9.2026 19:09:44
5 puan verdi
en iyisini yapmışsınız
Allaha havale etmekle
tebrikler
esenlikler dilerim
Etkili Yorum
serdarascioglu
serdarascioglu, @serdarascioglu
5.9.2026 19:01:46
5 puan verdi
VEFASIZ BİR AŞKIN , ATEŞİN DE KAVRULDUM....AĞIR , AĞIR...
NE SEN..ESKİ SEN , NEDE BEN ESKİ..BEN...? TEBRİKLER ŞAİR AKICI VE OTANTİK..DUYGUSAL..BEN TUTTUM BU ŞİİRİ...
YÜREĞİNE SAĞLIK. TEBRİKLER .
Mehmet Salih Demirsoy
Mehmet Salih Demirsoy, @olumunesevenler
5.9.2026 18:36:51
5 puan verdi
Tebrikler güzel dizeler okudum yürek sayfanda kutluyorum değerli dost kalem
Etkili Yorum
Dost Kalem
Dost Kalem, @dostkalem1
5.9.2026 18:35:40
5 puan verdi
Yürekten kutluyorum, usta kaleminizden, benim de duygularıma tercüman olan harika ve özgün bir eser okudum, konusu duygusal bir vedalaşma, öyle vakur ve ağır başlı bir duruş var ki bu vedalaşmada, karşıdaki kişiyi kurşun gibi etkilemiştir, asil duruşun ve harika şiiriniz her türlü takdire şayan, yazan yüreğinize sağlık, usta kaleminiz daim olsun, nice güzel paylaşımlara inşaallah saygılarımla
ramazancelik
ramazancelik, @ramazancelik
5.9.2026 18:28:13
5 puan verdi
Kalpten çıkıp bir başka kalbe dokunmuyorsa kelimedir, dokunup iz bırakıyorsa şiirdir, o izle insanı kendisiyle yüzleştiriyorsa hakikattir.yüreğine sağlık kalemin daim olsun inşallah.
Merdümg.riz
Merdümg.riz, @merdumg-riz
5.9.2026 18:24:37
5 puan verdi
Gidenin arkasından susmayı seçmişsiniz şairem ama kalbiniz sizinle aynı fikirde değil sanki. Her dizesinde derin bir veda, ağır bir hicran vardı. Hüzünlü ve dokunaklıydı.
Yüreğinize sağlık. Sevgilerimle...
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL