2
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
256
Okunma

Küskün bir akşamüstüydü
Gökyüzü kararsız bir griydi
Martıların kanadına dokunan kurşuni bir deniz
Rüzgar ıslanmış bir mektubu okur gibiydi
Yıllar sonraydı rastlaştığımızda
Ömrümün sonbaharına varmıştım
Mevsimler seni özenle saklamıştı bana
Sessiz bir ilkbahar sabahıydın
Hangi saat şaşırdı da buluştu gölgemiz
Ben sana erken, sen bana geçtin
En manidar şiirleri zamansız yazarmış hayat
Oysa zaman sendin
Sen çiçeğe durmuş bir badem dalı
Yarınlara gebe umutlar taşıyan kadın
Ben nice kışları omuzlayıp, ayakta kalmış
Fırtınalara direnmiş, ulu bir çınardım
Belli ki aşk takvim tutmazmış
Yalnızca vakti zamanı varmış
O vakit de
Tam senin gözlerine baktığım anmış.
Saçlarına inen günbatımı ile geldiğinde
Gökyüzü maviyi yeniden hatırladı
Usulca renklerine döndü solmuş güller
İmbat gençliğimi avuçlarıma bıraktı
Oysa bana yıllar önce gelmeliydin
O zaman şehirler yalnızlık kokmazdı
Belki denizler masmavi olurdu
Yağmur yoksunluğu değil, umutları sulardı
Hayat bazılarını sevmek için değil
Özlemek için çıkarır karşınıza
Şimdi her akşam seni düşünürüm
Güneş şelale gibi dökülürken saçlarına
Hep aynı cümle geçer içimden
Ne yetişebildim sana, ne de uzaklaşabildim
Ben vakti geçmiş bir sevdanın özlemli dizesi
Sen zamansız yazılmış en güzel şiirdin.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.