0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
214
Okunma

Yollar çağırınca değil yalnızca
Duramam, sen düşünce aklıma
Motorun sesi karışır kalbimin telaşına
Genellikle akşamüstü çıkarım yola
Güneş, dağların omzuna çoktan yaslanmıştır
Asfalt, sonsuz bir nehir gibi akarken önümde
Rotam sana ayarlanmıştır
Radyoda çalan özlemli bir şarkı
Belki bir aşkı, belki bir ayrılığı anlatır
Ama ben hiçbir sözü dinleyemem
Çünkü içime sığmayan bir hasret vardır
Tırmanan yokuşlar, dönemeçler
Köyler, kasabalar geçer
Kırmızı ışıklar sabrın küçük sınavlarıdır
Oysa gönlümde rengarenk çiçekler açar
Her kilometrede yaklaşırım sana
Yaklaştıkça gençleşir yüreğim
Ufuklara yayılmıştır aşkın soluğu
Yollar kısaldıkça çoğalır özlemim
Bir yerlerde durup kahve alırım
Geceyi seyrederim yol ışıklarının altında
Gökyüzü susar, düşünceler konuşur
Baskın çıkan yürektir en sonunda
Bilirim beklersin pencere önünde
Beni beklemiyormuşçasına
Saçlarını kulağının arkasına atıp
Arada bir saate bakmıyormuşçasına
İşte o an biraz daha dokunurum gaza
Çünkü insan bazen bir ülkeye değil
Bir şehre değil, bir eve hiç değil
Bir çift göze varmaya çalışır
Ve bütün özlemli yolların sonu
Bir kadının gülüşüne ulaşır
Nihayet şehrinin ışıkları görünür uzakta
Kalbim göğsüme sığmaz olur
O son kavşakta anlarım
Ne dağlar büyüleyicidir ne denizler
Ne de yol boyunca gördüğüm bütün güzellikler
Güzellik sana yaklaştığım her kilometredir
Çünkü bazı yolculuklar menzile varmak için değil,
Sevgiliye kavuşmak içindir.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.