1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
60
Okunma
Hangi kumaştan kesildiğini bilmediğim, bir muştuydu yaşamak,
Aldım, keten bir beze sarıp gömdüm tezgâhın altına.
Daha ilk kıvamında, o ekşiyen ekmek kokusunda,
Mutluluğumun mayasını sende çürüttüm.
Sızıp kalmış bir sarnıç sükuneti vardı yüzümde,
Kimse bilmezdi kirpiklerimin ardındaki o tuz yatağını.
Kendi yangınından kaçan, bir kuyu serinliğine sığınan,
Gözlerimin nemini sende çürüttüm.
Kıtlık zamanı ambar kilitleyen o bencil tüccarlar gibi,
Nefesimi sayarak harcadım, ömrü çentikledim duvarda.
O mukaddes eşik kırıldı, kalmadı artık tek bir kırıntı;
Sabrımın son zerresini sende çürüttüm.
Körpe bir filizin ayaza kafa tutan o hırçın inadı,
Uğradı
Senin o amansız, o kurak coğrafyanda.
Nüfusa kaydolmamış bir sürgün gibi, o çiğ vakitte,
Ömrümün baharını sende çürüttüm.
Kurtlar sofrasında, herkes zırhını kuşanmışken o panayırda,
Ben bir derviş çıplaklığıyla, hilesiz durdum önünde.
Hiçbir lekenin barınamadığı o ilk, o ak niyeti,
Sevdanın saflığını sende çürüttüm.
Asfaltın çatlağından sızan o inatçı yeşillik gibi,
Adımlarının izinde bir hayat fışkırsın diye bekledim.
Şimdi çiğnenmiş bir moloz yığını, bir basamak kırığı;
Yolumun üzerindeki çiçekleri sende çürüttüm.
Secdeye varan alnımın o dilsiz ve mahrem sızısında,
Gökleri zorlayan o uğultulu derman arayışında...
Dudaklarımı kanatan o en dipteki, samimi inancımla
Dualarımın ilhamını sende çürüttüm.
Gök gürlese üstüme alınır, dünyayı sırtımda taşırdım,
Başkası kırılmasın diye kendi kemiklerimi ufalardım.
Kimseye kıyamayan, o her şeye göğüs geren kalkanı,
Vicdanımın ince sızısını sende çürüttüm.
Bir kelime düşse dilinden, altından bin anlam çıkarırdım,
Yüzündeki her çizgiyi bir memleket haritası gibi ezberlerdim.
O her yalana kılıf bulan, o her kusuru örten aklımı,
Zihnimin o berrak köşesini sende çürüttüm.
Anlarsın kıymetini diye kalbimi bırakmıştım avuçlarına
Bir yetimin gözyaşını siler gibi titrerdim her canın sızında.
Şimdi bir taş kadar dilsiz, bir duvar kadar soğuk dar ağacında
Merhametimin o sıcak halinı sende çürüttüm.
Kimin ne dediği önemli değildi senin karşında,
Seni temize çekmek için bin leke sürdüm kendi adıma.
O herkese savaş açan , o körü körüne giden cesareti,
Kendime olan o ilk saygımı sende çürüttüm.
Baktım ki bu ne asil bir adanış, ne de kutsal bir sabır;
Zaman bir güve gibi kemirmiş , iliğimi.
Bir köşede, kendi infazını sessizce izleyen bir mahkum gibi,
Beni sevme ihtimalinin içinde bildiğim tüm gerçekleri
En çokta kendimi sende çürüttüm
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.