1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
113
Okunma
Kimsesiz akşamlar batıyor şehrimin kıyılarında
Muzaffer komutan yakıyor gemileri
Biz iki dudak bir sigara
Bir ateşimiz bile yok!
Ne demişti İsmet abi
“İçimden şu zalim şüpheyi kaldır”
Bir bıçak çekilir gibi etten
Çekiliyor sesin sesimden
Tuzum kuru kirpiklerimde
Adına tökezlediğim
Taptığımız sabahlar geliyor aklıma
Yarım kalan şiirler gibi
Yarım kalıyor bir elma
Adem’in avuçlarında
Dişliyorum günahları
Kovuluyorum
Yüzümü sürdüğüm mihraplar
Yüzüme sürüyor karaları
Yolumu şaşırıyorum
Dil ağrıyan dişe
Söz sancıyan maviye gidiyor
Başka renk bilmiyorum
Başka renge ne hacet!
Sussan da olur,
Söylesen zaten sağır sultan
Kördüğüm oldu iplerim
Zaten kör kuyular
İpe gelmiyor ama
Sapa geliyor yokuşlar
Biz iki cambaz
Bir ipimiz bile yok!
Bir ara kiraladık
İki ada bir vapur bir denizi
Sonra yaralarım evcilleşti
Nereye giderse gitsin
Yine bana dönüyor
Mıknatıs ağzının pusulası
Kusursuz
Bir limanımız bile yok!
Eskiyen tırnakların tadı yok eskisi gibi
Şeddesine küsmüş lamelif
Ustura
Bilekleri cezbediyor
Küsüyorum kendi kanıma yabancı nabza
Ve bir nebze cezm ile dolunay susuyor
Susuyorum maviye
İnatla
Bir rengimiz bile yok!
Şüpheli bir gölge düşüyor dibime
Düşlüyor dipsiz kuyuları Yusuf
Denizleri yaracak kadar keskin asası
Kınına zarar veriyor
Ki kılına zarar gelse keser dilini
Susar dilsiz kevaşe
Şarap olmayı düşleyen sirke
Mayasız
Mayası bozuk
Mayıslar uzak
Kekeme sıfatlar
Niteleyemiyor ismini
Bir ismimiz bile yok!
Yaraya aşık
Yaraya aşikar
Yaradan yadigar
Yaraya mürekkep
Yaradan uzak
Bir tuzumuz bile yok!
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.