2
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
1678
Okunma

Boğaz’ımda
İstanbul’unu kaybeden bir gemicinin düğümü var
Tatsızım...
Düşük bir cümleye sürülmüş özneyim
İlk yüklemde vuracağım kendimi
İmlâsızım...
Ellerimde kiralık dualar,
Anlatamadım
Anlamadılar...
Az sonra toplu halde temeli atılacak kan kayıplarının
Rahminde hastalıklı bir ur büyüyecek Galata’nın
Dudaklarında çiğnenmiş çiçek artıklarıyla
Yaraları aforoz edilmiş Ayasofya gibi
Kalacaksın masada İstanbul...
Bir sabah ezanının Lâ’sına sığındım utanarak
Cebimde taşınmaya müsait
Yükte hafif, pahada mavi hatıralar...
Bir ayet düşseydi o an şehrime
Gözlerinde peydahladığım acıları
Yaralarıma nikahlayacaktım...
İsmin takıldı dilime
Anlatamadım
Anlamadılar...
Bu çocukları sigaraya sen alıştırdın sevgili Üsküdar Vapuru
Zulamda kullanılmış bir şiir
Ve çokça yağmalanmış martı grisi
Ateşi sayıklayan ellerin nerede İstanbul?
Duyuyor musun küreklerin sesini
Nasıl da batırıyor kayıkçılar kalemlerini
Sinesine denizinin...
Bir kafiye de ben atacaktım martılara
Anlatamadım
Anlamadılar...
Sesin, içimde sığacak bir boşluk ararken
Akşamdan kalma güneş mi çırpınıyor Boğaz’ında İstanbul?
Kayalıklarında bir soykırım
Sokaklarında ölü şair isimleri...
Ve ruhun;
Hiçbir dalı yerinden oynatamayan bir nefes gibi...
Mavi...
Mavi ve kadın
Kendi açtığı yaraya
Hem bıçak hem pansuman
İki faili meçhul
İki maktul şimdi...
Gözleri hala jilet gibi keskin
Gitmeyin demiştim oysa!
"Gitmeyin!"
Sizi de bir şiire kafiye yapacaklar
Anlatamadım
Anlamadılar...
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.