2
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
47
Okunma

Aslında ben,
Göçmen bir kuşun kanadında unutulmuş son mevsim gibiydim.
Kimse fark etmedi.
Ne zaman yola çıktığımı, ne zaman kaybolduğumu kimse bilmedi.
Ben herkese başka şehirlerden geldiğimi söyledim.
Oysa gerçek başka.
Ben mavi gözlerinden geliyorum.
Bir insanın bakışında yıllarca yaşayabileceğini öğrendiğim yerden geliyorum.
Biraz eksik, biraz yarım, biraz da sana benzer hâlimle geliyorum.
Mavi gözlerinden geliyorum...
Nereye ait olduğunu bilmeyen bir rüzgâr gibi geldim sana.
Uzun zamandır kimseye anlatamadığım yorgunlukları,
kimsenin duymadığı iç sesleri,
adını koyamadığım eksiklikleri de yanıma alarak geldim.
Bilir misin...
İnsan bazen bir ömrü kalabalıkların içinde geçirir de,
tek bir kişiye rastlayana kadar gerçekten yaşamamış olur.
Ben seni tanıyana kadar nefes alıyormuşum sadece.
Yaşamak başka bir şeymiş.
Sabah uyandığında birini düşünmek,
gece uyurken son kez onu hatırlamak,
günün ortasında sebepsizce gülümsemek başka bir şeymiş.
Sen geldin.
Hem de hiçbir şey istemeden.
Ne söz verdin,
ne vaatlerde bulundun.
Kapımı çalmadın.
İçimde yıllardır kapalı duran bir odanın ışığını yaktın sadece.
İşte o gün değişti her şey.
Bir insan bazen bir insana değil,
onun varlığına bağlanıyormuş.
Ellerinin bende bıraktığı sıcaklığa alıştım.
Yanımda oluşunun verdiği güvene alıştım.
Sessizliğinin içimde bıraktığı huzura alıştım.
Gözlerinde kendime rastlamaya alıştım.
İçimde hâlâ ilk günkü şaşkınlık var.
Bir insan nasıl olur da tanımadığı bir kalbe bu kadar benzer?
Nasıl olur da yıllardır bekliyormuş gibi hissettirir?
Nasıl olur da yokluğu bile varlığı kadar güçlü olur?
Bazen sen konuşurken seni değil,
sana kavuşmadan önceki hâlimi düşünüyorum.
Ne kadar eksikmişim.
Ne kadar dağınık.
Ne kadar yarım.
Şimdi dönüp baktığımda,
o eski günlerde yürüyen kişinin ben olduğuma bile inanamıyorum.
Sanki yıllardır karanlık bir evde oturmuşum da,
bir gün perdeyi sen açmışsın.
Odanın içinde hep güneş varmış aslında.
Ben görememişim.
Bilirsin...
İnsan en çok da beklemediği yerden yaralanır derler.
Bence en büyük mucizeler de beklemediği yerden gelir.
Sen benim mucizem olmadın.
Mucize kelimesi seni anlatmaya yetmez.
Sen benim içimde yıllardır eksik duran cümlenin devamı oldun.
Adını bilmediğim duanın kabulü oldun.
En sessiz gecelerimin sabahı oldun.
Şimdi sana bakınca korkuyorum biraz.
Kaybetmekten değil.
İnsanın en güzel şeylere alışmasından korkuyorum.
Çünkü alışınca insan,
şükretmeyi unutuyor.
Ben unutmuyorum.
Her gün yeniden şaşırıyorum sana.
Her gün yeniden iyi ki diyorum.
Her gün yeniden aynı yerden başlıyorum.
Ve ne zaman kalbime dönüp baksam,
aynı cümle karşılıyor beni:
Mavi gözlerinden geliyorum...
Bilmiyourm belki de bütün yolların sonunda,
varmak istediğim tek yer sensin.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.