0
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
47
Okunma

İnsan en çok sevdiğine yeniliyorsa,
ben seni kazanmak için neden bu kadar kaybettim?
Söyle…
Bir adam bir kadını daha nasıl güzel sevebilir?
Ben seni, senden bir şey istemeden sevdim.
Sen güldüğünde dünyayla barıştım,
sen ağladığında hiç suçum yokken kendimi suçlu bildim.
Sonra anladım;
bazı adamlar aşkı yaşamaz,
aşkın bütün cezasını yaşar.
Bir mor salkım vardı bizim sokakta.
Hatırlıyor musun?
Her bahar duvarlardan aşağı dökülürdü,
sanki gökyüzü mor bir yara açmış da
çiçek diye kanıyordu üzerimize.
Ben seni biraz ona benzetirdim.
Güzeldin…
Dokunmaya kıyamayacağım kadar güzel.
Bir o kadar da ulaşılmazdın.
Ben dallarına tutunup sana çıkmaya çalıştıkça
sen biraz daha yukarıda açardın.
Ben seni güzel sevdim be kadın!
Öyle yarım yamalak,
canım sıkılınca hatırlayacak kadar değil.
Bir gece ansızın adını duyduğumda
içimde ne varsa ayağa kaldıracak kadar sevdim.
Sokak sokak aradım seni bazen.
Geleceğini bildiğimden değil,
gelmeyeceğini kabullenemediğimden.
Ayaklarım yürüdü,
aklım sustu,
kalbim inadına senden yana konuştu.
İşte buna isyan ediyorum!
Neden en güzel seven
en fazla bekleyen oluyor?
Neden bir adam
bir kadının saçının tek teline dünyayı değişirken
o adamın payına yalnızlık düşüyor?
Neden ulan?
Ben sana ne yaptım da
seni böyle güzel sevmenin bedelini
sensiz ödedim?
Mor salkımlar şahidimdir;
ben senden mucize istemedim.
Bir kere dönüp
“Buradayım.” desen yeterdi.
Sen gidince de söndürmedim o ateşi.
Belki dönersin dedim.
Belki bir gün
ellerin üşür de beni hatırlarsın…
Bak yine gece.
Yine aynı sokak.
Yine mor salkımlar başımın üzerinde.
Bir tek sen yoksun.
Çiçekler bile her yıl geri dönüyor be kadın,
sen hangi mevsime gittin de dönemiyorsun?
Ben seni karşılık bulmak için sevmemiştim.
Ben seni, içimde açan mor salkım gibi sevmiştim.
Kökünü nereye saldığını bilmeden,
hangi yarama sarıldığını anlamadan,
her dalında biraz daha sana dönüşerek…
Şimdi yalnızlık yanıma oturuyor geceleri.
İkimiz susuyoruz.
O beni senden soruyor,
ben ona seni anlatmıyorum.
Ne anlatayım?
Bir adam vardı mı diyeyim?
Bir kadını ömrünün en güzel yerinden sevdi,
sonra o kadın gidince
kendi hayatında misafir kaldı mı diyeyim?
Yok…
Bazı şeyler anlatılmaz.
Bazı aşklar
insanın boğazında büyüyen mor salkımlardır;
koparamazsın,
atamazsın,
yutamazsın.
Sadece taşırsın.
Ben de taşıyorum seni.
Öfkemle…
özlemimle…
isyanımla…
Hâlâ güzel seviyorum seni.
Belki aptallık.
Belki kader.
Belki de aşk dediğimiz şey
birinin dönmeyeceğini bile bile
ona içimizde bir yol bırakmaktır.
Bir gün o sokaktan geçersen
başını kaldır.
Mor salkımlar yine açmışsa
beni hatırla.
Bir adam vardı de…
Beni koparmadı.
Beni soldurmadı.
Beni sahiplenmek için dalımı kırmadı.
Sadece gölgemde durdu
ve beni olduğum hâlimle sevdi.
Sonra dönüp o mor salkıma iyi bak.
Çünkü ben artık sana
“geri dön” demiyorum.
Tek bir şeye isyan ediyorum:
Ben seni bu kadar güzel sevmeyi nereden öğrendim de
sen, böyle güzel sevilen bir adamı
nasıl yalnız bırakabildin?
Mor salkım hâlâ aynı sokakta açıyor.
Ben hâlâ altından geçiyorum.
Aramızdaki tek fark şu:
Eskiden seni bekliyordum…
şimdi içimde senden kalan adamı.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.