1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
29
Okunma

İçimde çöken enkazın altında hâlâ ben varım.
Kimse duymuyor.
Oysa insan bazen bağırmıyor diye susmuş sayılmaz.
Ben uzun zamandır içimden haykırıyorum.
Sesim ağzıma kadar geliyor,
sonra seni hatırlıyorum
ve bütün kelimeler boğazımda birbirini boğuyor.
Beni anla…
Ben artık seni özlemiyorum yalnızca.
Seni özlemek çoktan masumiyetini kaybetti.
Bu başka bir şey.
İçime yerleşmiş ağır bir sızı,
her nefeste biraz daha derine inen
adı konulmamış bir çöküş.
Gülüyorlar yanımda.
Konuşuyorlar.
Bir yerlere yetişiyor herkes.
Hayat hiç utanmadan devam ediyor.
Ben ise
senin gidişinden beri
aynı acının içinde dönüp duruyorum.
Gel artık gidelim.
Öyle bir yere gidelim ki
kimse adımızı bilmesin.
Geçmiş bizi bulamasın.
Bize yetişmek isteyen bütün kırgınlıklar
yolunu kaybetsin.
Sen sadece elimi tut.
Sakın “geçer” deme.
Bazı şeyler geçmiyor.
İnsan alışıyor yalnızca.
Ben alışmak istemiyorum sana.
Çünkü korkuyorum…
Bir sabah kalkıp
sesini tam hatırlayamazsam diye korkuyorum.
Yüzünün bir ayrıntısı zihnimden silinirse,
ellerinin sıcaklığını unutursam,
adını söylediğimde içim artık titremezse…
İşte o zaman gerçekten kaybetmiş olacağım seni.
Bu yüzden acımı bile bırakmıyorum.
Anlıyor musun?
Canımı yaktığı hâlde
senden kalan son şeymiş gibi taşıyorum onu.
Beni anla…
Ben sana kavuşmak istemiyorum yalnızca.
Ben senden önceki hâlime dönemiyorum.
İnsan sevdiği birinden ayrılınca
ikiye bölünüyormuş meğer:
Gidenin ardından bakan
ve bir daha eskisi olamayacak olan.
Ben ikincisiyim.
İçimde senden önce yaşayan adam
çoktan sustu.
Şimdi burada
senin adını taşıyan koca bir boşluk var.
Ne koysam dolmuyor.
Kim gelse yabancı.
Neye dokunsam eksik.
Nereye gitsem
içimde senin olmadığın yere varıyorum.
Beni anla… gidelim.
Bu defa hiçbir şey almayalım yanımıza.
Kırgınlıkları bırak.
Gururu bırak.
Kim haklıydı, kim yarım bıraktı,
kim daha çok sevdi…
Hepsini bırak.
Ben zaten taşıyamıyorum artık.
Sadece gel.
Çünkü ben çok uzun zamandır
sana sarılacakmış gibi açıp kollarımı
kendi boşluğuma sarılıyorum.
İşte insanı asıl bu tüketiyor:
Birinin yokluğunu bilmek değil,
bir zamanlar var olduğunu hatırlamak.
Bir zamanlar bana baktığını…
Bir zamanlar adımı başka söylediğini…
Bir zamanlar dünyada
benim de bir yerim olduğunu sandırdığını…
Sonra çekip gittiğini.
Kimse duymuyor.
Kimse görmüyor.
İçimde koskoca bir aşk
kendi ağırlığı altında çöküyor.
Ben altında kalıyorum.
Her gün biraz daha.
Seni hâlâ seviyorum diye değil yalnızca…
Seni hâlâ bekleyen tarafımı
susturamadığım için.
Beni anla…
Gidelim.
Nereye olursa.
Yeter ki burada bırakma beni.
Çünkü burası artık bir yer değil.
Burası, senden sonra
kendime ulaşamadığım tarafım.
Gel…
Elimi tut.
Beni buradan çıkar.
Olmazsa hiçbir yere varmayalım.
Kaybolalım.
Yeter ki yanımda ol.
Çünkü ben sensiz kaybolmaktan yoruldum.
Kimse duymuyor içimde kopanları.
Kimse bilmiyor ne kadar derine çöktüğümü.
Kimse anlamıyor.
Sen anla.
Beni anla…
gidelim.
Çünkü biraz daha burada kalırsam,
sana dönemeyeceğimden değil…
Sen bir gün dönersen,
beni bıraktığın yerde bulamayacağından korkuyorum.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.