2
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
46
Okunma
Toprağa değen ellerim üşüyor, içimdeki o eski yangından eser yok.
Bu çukuru kimse görmeden, kimselere yük olmadan kazdım.
Gözyaşı istemiyorum başucumda;
Zamanında akmayan o damlaların şimdi toprağıma sızmasına izin vermem.
Kendi cenazemi kendim kaldırıyorum,
Çünkü en çok ihtiyacım olduğunda,
o kalabalıkların nasıl birer gölgeye dönüştüğünü gördüm.
Buraya gömdüm o her şeye rağmen inanan yanımı.
Başkalarının mutluluğu için kendi ömrünü harcayan,
Kırılsa da bükülmeyen, sustukça içten içe eriyen o eski beni...
Şimdi ardımdan ahkam kesenler, "Yazık oldu" diyecekler biliyorum.
Kim için, ne kadar eksildiğimi bilmeyenlerin acısı da sahtedir.
Sizin kırgınlıklarınız, sizin ufak sitemleriniz...
Kendi ruhunu elleriyle toprağa veren birine artık dokunabilir mi sanıyorsunuz?
Helallik istemiyorum, vermiyorum da.
Gözlerimin içine bakarken arkamda bıraktığınız o dilsiz acıları,
Zor günümde uzanmayan o soğuk ellerinizi,
Hepsini, o çok sevdiğim eski halimle birlikte buraya bırakıyorum.
İçimdeki sitem bir hesaplaşma değil, sessiz bir kabulleniş artık;
Herkesi hak ettiği o derin ıssızlığa uğurluyorum.
Bir parça vefa, bir damla samimiyet...
Beklentilerin bittiği yerde, insanın kalbi bir daha acımazmış.
Ben o eşiği geçtim, o muazzam yalnızlığı kuşandım.
Aynaya baktığımda gördüğüm bu yorgun ama mağrur duruş,
Kendi mezarından can bulup ayağa kalkan o yaralı ruh bana ait.
Toprak kapandı, son cümleler fısıldandı.
Şimdi, dudaklarımda kalan o son buruk tebessümle,
SİZE HAKKIMI HELAL ETMİYORUM....
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.