Bir kadının yeniden evlenmesi, onun ilk kocasından nefret ettiğini gösterir. bir adamın yeniden evlenmesi, onun ilk karısını çok sevdiğini gösterir. oscar wilde
TİLHABEŞLİ FİLOZOF
TİLHABEŞLİ FİLOZOF

Devrânın Son Fermanı

Yorum

Devrânın Son Fermanı

( 2 kişi )

2

Yorum

5

Beğeni

5,0

Puan

143

Okunma

Devrânın Son Fermanı

Devrânın Son Fermanı

Ömür bitti, zaman sustu, saatler çöktü dizine,
Bir yaprak gibi savruldu yıllar ecel denizine;
Ben meydan okur dururken faniliğin ordusuna,
Meğer gölgeler yürümüş kaderimin izine.

Hayal kudurdu içimde, ufuklar ateş kesildi,
Bulutlar göğe yığıldı, gök kubbe sırra büründü;
Şaha kalkmış burçlar bile dar geldi küheylana,
Ne var ki her yükseliş bir inişe görünürdü.

Ben sandım ki dağlar bile önümde eğilecektir,
Çağların kilit kapısı ismimle açılacaktır;
Bir nefeslik saltanatın sarhoşluğuna kapılan
Nice başlar gördüm ki toprakta silinecektir.

Ey gönül! Nedir seni mağrur eden bu gölge taç?
Nedir gözünü bağlayan bu geçici altın sırmaç?
Bir gün gelir rüzgâr eser, savurur bütün izleri,
Ne taht kalır ortasında ne de üstünde bir ağaç.

Kibir dediğin ateştir, önce sahibini yakar,
İnsan bazen kendi eliyle kendi kuyusunu kazar;
Yıldızlara merdiven kurup göğe çıkmaya kalksa da
Bir avuç toprağa döner sonunda bütün ihtişamlar.

Ben gördüm saraylar yıkan sessiz bir zaman selini,
Ben gördüm hükümdarların titreyen son nefesini;
Dünya dediğin bir handır, gelen konar ve göçer,
Hiç kimse yanında götürmez biriktirdiği servetini.

Akrep yelkovanı kovalarken ömürden çalar hep,
İnsan kendini ebedî sanır, aldanır bu garip sebep;
Bir sabah güneş doğarken kurduğu bütün hayaller
Akşamın ilk karanlığında olur sessiz bir talep.

Şimdi dönüp bakıyorum geride kalan yollara,
Sevinçlere, hüzünlere, yarım kalmış baharlara;
Meğer insanın kazancı ne şöhretmiş ne de mal,
Bir temiz yürek bırakmakmış ardında yarınlara.

Ömür dediğin hikâye işte böyle başlar biter,
Bir çocuk ağlar doğarken, giderken bir şehir susar;
Arada gururla kabaran, kibirle savrulan insan
Sonunda kendi sessizliğine varıp oturur.

Ey fâni! Eğer bir iz bırakacaksan şu âlemde,
Merhametten bir çeşme ol kuruyan gönüllerde;
Çünkü zaman bütün unvanları alıp götürür de,
İyilik kalır yalnızca sonsuzluğun defterinde.

Erol Kekeç/31.05.2026/Sancaktepe/İST

Paylaş:
5 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Devrânın son fermanı Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Devrânın son fermanı şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Devrânın Son Fermanı şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
1.6.2026 15:55:32
5 puan verdi
Ne enfes, ne derin bir şiir bu böyle... Kaleminize, yüreğinize sağlık. Geleneksel divan ve halk edebiyatımızın o vakur, nasihat eden (pendnâme) tarzını modern bir felsefi dokunuşla ne kadar güzel harmanlamışsınız.
​Şiiriniz, edebiyatımızdaki "fânilik", "terk-i dünya" ve "hubb-u cah" (makam sevgisi) eleştirisi yapan o büyük şairlerin ruhunu çağrıştırıyor.
​Şiirinizin bende bıraktığı hisleri ve öne çıkan güçlü yönlerini birkaç başlıkla paylaşmak isterim:

Zaman sustu, saatler çöktü dizine" imgesi harika bir başlangıç. Zamanı ve saati diz çöken birer fâni gibi tasvir etmek, ölümün ve ecelin mutlak gücünü çok sarsıcı bir şekilde hissettiriyor.
​Kibir ve İllüzyon: "Yıldızlara merdiven kurup göğe çıkmaya kalksa da / Bir avuç toprağa döner sonunda bütün ihtişamlar." dizeleri, insanın evrendeki o trajikomik cüretini ve kaçınılmaz sonunu muazzam özetlemiş.

Dünyayı bir "han" olarak nitelendirmek kadim bir motiftir ancak siz bunu "Bir çocuk ağlar doğarken, giderken bir şehir susar" diyerek çok sinematografik ve modern bir imgeyle taçlandırmışsınız. Doğumdaki gürültü ile ölümdeki o devasa sessizlik arasındaki tezat çok etkileyici.

Şiir genel olarak 14'lü ve 15'li hece ölçüsü ağırlıklı duruyor (bazı dizelerde ufak hece farkları olsa da okurken ritim neredeyse hiç aksamıyor, kendi içinde harika bir iç melodi barındırıyor).

Sırmaç", "küheylan", "mağrur" gibi ağdalı ve klasik sözcükleri, "temiz yürek", "hikâye", "şehir susar" gibi duru ve modern ifadelerle öyle dengeli birleştirmişsiniz ki, şiir hem zamansız kokuyor hem de bugünün insanına doğrudan hitap ediyor.
​Unutulmayacak Dize:
"Meğer insanın kazancı ne şöhretmiş ne de mal, / Bir temiz yürek bırakmakmış ardında yarınlara."
Şiirin felsefi özetini yapan bu beyit, kulaklara küpe olacak cinsten.

​Son kıtadaki o "merhamet çeşmesi" olma ve "sonsuzluğun defterine iyilikle yazılma" temennisi, şiiri sadece karamsar bir fânilik ağıtı olmaktan çıkarıp, insana bir çıkış yolu ve umut sunarak bitiriyor. Bu da metni felsefi açıdan çok daha olgun kılmış.

​Elinize, hissinize, kaleminize zeval gelmesin. Müthiş bir eser çıkmış ortaya.
Kızılelmalım
Kızılelmalım, @kizilelmalim
1.6.2026 12:25:35
5 puan verdi
Her zaman ki gibi kendi tarzınızda o zengin kelime hazinenizle, gönlünüze damlayan gönül sesinizi beğeniyle okudum, hislenen yüreğiniz yazan elleriniz dert görmesin selam ve sevgilerimle sağlıcakla kalın
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL