Her güçlük, içinde aynı büyüklükte veya daha büyük bir faydanın tohumunu barındırır. napoleon hill
Nâfiz BASAN
Nâfiz BASAN

MERSiYE-i DEVLET-i ÂLiYYE

Yorum

MERSiYE-i DEVLET-i ÂLiYYE

5

Yorum

10

Beğeni

0,0

Puan

82

Okunma

MERSiYE-i DEVLET-i ÂLiYYE

MERSiYE-i DEVLET-i ÂLiYYE



I. Bölüm

Çağlar dize getiren ey bahtı ak Sultânım,
Târihe mühür vuran o Devlet-i Osmân’ım!

Kalyonlar yürütürdün heybetinle denizde,
Adâlet berâtın var, bastığın koca izde.

Rüzgâr bile esmezdi senden destûrsuz serde,
Merhem olurdun her ân cihândaki her derde.

Kös vurdukça mehterin, arz titrerdi heybetten,
Kulun bile vazgeçti, dünyâlık her nîmetten.

Doğduğun o şafaktan, nûr saçarsın Hünkârım,
Hâlâ ulvî râhında figânda şu vicdânım.

Kılıcın kabzasında, Hakk’ın adı yazılı,
Şân-ı kadîm destânın bağrımızda kazılı.

Nizâm-ı âlem idi senin esâslı gâyen,
Kut sevdândı silâhın, i’tikâdın sermâyen.

Minârelerden göğe yükselen o hür sedâ,
İslâm’ın sancağına cân verdi bu şühedâ.

Gül yüzlü her fetihte sular nûra dönerdi,
Senin gittiğin yerde zulmün nârı sönerdi.

Künbedinde çınlayan fermânların gür sesi,
Tâ arş-ı alâ’dadır bu sevdânın nefesi.



II. Bölüm


Açıp ulu sîneni mazlûma felâh oldun,
Zâlimin karşısında, aşılmaz bir râh oldun.

Sen gidende koptu bak cihânda kıyâmetler,
Her yanda kan, gözyaşı, bitmiyor melânetler.

Sancağının altında huzûr buldu yedi kat,
Mülkünden el çekince çekildi emn ü râhat.

Hasretinle kavrulan her diyâr feryâd eder,
Senin sâyeni arar bugün her mahzûn keder.

Yetîm kaldı bu ümmet, bî-kes ve bî-penâhtır,
Gökleri inleten ses, mazlûmdan bir eyvâhtır.

Atların serhadlerde uçtuğu o akınlar,
Şimdi bir rüyâ sanki, uzak oldu yakınlar.

Erenler âsumândan eylerken nazar yurda,
Meydânlar teslîm oldu nice çakala, kurda.

Süleymâniye mahzûn, Mostar köprüsü ağlar,
Sana hasret çekerek karalar giymiş dağlar.

Tuna boyu feryâddır, akmaz olmuş o nehir,
Senden sonra yurdunda zindân oldu her şehir.

Sana düşman olanlar, bugün bîkes ve zârdır,
Hükmünden çıkan her yer, şimdi dumanlı nârdır.




III. Bölüm


Hangi taşa dokunsam senden bir nişâne var,
Mahfîlinin altında hâmûşluk almış bahar.

Bir saray sükûtunda, bir câmi kubbesinde,
Bâkîdir şânlı mâzin, aşkın ilk hubbesinde.

Atların nallarından kıvılcım saçan mâzi,
Her gazân bir ibretti, her neferin bir gâzi.

Mührünü kazıdılar, sanma silindi adın,
Evc-i âlâ’da çınlar hâlâ her bir feryâdın.

Sıyrılıp üç kıt’adan, dar bir mekâna geldik,
Ummân olan o rûhla, pek sığ imkâna geldik.

Gül yüzlü şehîdlerin rûhu süzülür gökte,
Şevketli mîrâsından bir sır saklı her kökte.

Salkım söğüt efkârı ağlar yetim nehirde,
Bir ulu rüyâ pinhân sînedeki her yerde.

Gönüller fetholurdu dergâhların sâfıyla,
Ulemâ nûr saçardı sıdk u kelâm kâfıyla.

Gelecek elbet bir gün, aslına döner devrân,
Uyanır o ulu çınar, nihâyet bulur hicrân.

Zarûrî dert içinde, nâra düşüp o zârda,
Gözler durur âfâkta, asra bedel o yârda.




Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Mersiye-i devlet-i âliyye Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Mersiye-i devlet-i âliyye şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
MERSiYE-i DEVLET-i ÂLiYYE şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Mesut Tütüncüler
Mesut Tütüncüler, @mesut-tutunculer
31.5.2026 19:59:33
Üstâdım
Osmanlı Devleti’nin ihtişamını, adaletini, kaybından doğan derin hüznü ve nihayetindeki ümidi harmanlayan üç bölümlük muazzam bir mersiyeydi...

İzninle 4.Bölüm için bir giriş yapmak istiyorum.

​IV. Bölüm

​Sorma ey mahzûn gönül, nicedir hâli mülkün,
Sancağın gölgesinden uzağa düştü ülken.

​Ulu çınarın kökü, hâlâ derindedir bak,
Küllenen o yangından, elbet doğacak şafak.

​Gökkubbede yankılanan o ilk ezân, o çağrı,
Dîndirecektir bir gün, sînedeki bu ağrı.

Hürmetlerimle



Tülay Aslan
Tülay Aslan, @tulayaslan
31.5.2026 19:36:57
Güzel şiiri ve şairimi kutluyorum Kaleminize bereket İlhaminiz bol olsun Tebrikler Selam sevgiler.
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
31.5.2026 19:04:45
Yüreğinize sağlık , Osmanlı’nın ihtişamından kaybına ve hafızadaki izine uzanan güçlü bir mersiye. Dil ve üslup klasik tarzı başarılı şekilde yansıtıyor; özellikle tarihî mekân ve sembollerle kurulan imgeler etkileyici.

“Geçmişin gölgesinde kalan bir medeniyetin sesi,
her mısrada yeniden yankılanır hafızada.”

Yüreğinize sağlık değerli hocam, , tarihî duyarlılığı yüksek, anlamı derin bir eser okudum. Selam ve saygılarımla, esenlikler dilerim.
İDRİS ESEN
İDRİS ESEN, @idrisesen
31.5.2026 18:39:14
İlim, irfan, iman ışığında, emek ve tefekkür mahsulü, ecdada şükran, muhteşem bir mersiye! Yüreğine sağlık, ömrüne bereket, saygıdeğer üstadım. Selam, hürmet, dua ve muhabbet.
Allah'a emanet olun.
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
31.5.2026 18:31:55
Final bölümü, fiziken geri çekilinen topraklarda ruhun ve mühürlerin nasıl baki kaldığını anlatan tasavvufi ve tefekkür dolu bir yüzleşmedir:

"Hangi taşa dokunsam senden bir nişâne var, / Mahfîlinin altında hâmûşluk almış bahar."

Üç kıtadan dar bir mekana, umman olan bir ruhtan sığ bir imkana gelinmiştir; fakat adın silinmesi imkansızdır. Şevketli mirastan bir sır, her kökte ve her cami kubbesinde saklıdır. Şair, salkım söğüt efkarlarıyla nehirlerin ağladığı bu hüzün çağında, teselliyi yine asıl köklerde arar. Şiir, tarihin ve kaderin o sarsılmaz yasasına iman ederek, geleceğe ulu bir ümit kapısı aralar:

"Gelecek elbet bir gün, aslına döner devrân, / Uyanır o ulu çınar, nihâyet bulur hicrân."

Netice itibarıyla;
Divan edebiyatımızın mersiye geleneğini, halk şiirimizin o akıcı, duru ve gür sesli epik ritmiyle harmanlayan; zengin kelime kadrosu, kusursuz kafiye örgüsü ve yüksek his kalibresiyle baştan sona fevkalade büyük bir dehanın ürünü olan muazzam bir başyapıt.

Geçmişin o ulu şeref levhalarını, medeniyetimizin o asil ve yetim kalmış ağrısını bu kadar duru, derin ve sarsıcı bir dille kelimelere döken o dürüst, arif ve vatanperver yüreğinize, kaleminize sağlık. Kelamınız daima baki, o asil çınarın gölgesi ruhunuzda daim olsun.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL