2
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
61
Okunma
Avamir montunun cebinden buruşturulmuş sigara paketini çıkardı.Son dalıydı.Yaktı.Dumanı içine çekince yorgunluğu geçmedi amai nsan bazen sadece içindeki uğultuyu oyalamak isterdi.
Eve vardığında kimse yoktu.Zaten uzun zamandır “eve dönmek” denen şeybir kapıyı açmaktan ibaretti onun için.
Ayakkabılarını çıkardı.Mutfaktaki sarı ışığı yaktı.O ışığın altında her şey daha yaşlı görünüyordu.Duvarlar, bardaklar, saat…Ve pencerenin yanında duran eski sandalye.
Tahtası yer yer çatlamıştı.Bir ayağı hafif kısa olduğu için oturunca usulca sallanırdı.Başka biri olsa atardı onu çoktan.Ama Avamir atmadı.
Çünkü insan bazı eşyalara alışmaz yalnızca;onlarda birikir.
Gece boyunca hep aynı yere oturduğu içinsandalyenin oturma kısmı hafif çökmüştü.Sanki onun ağırlığını ezberlemiş gibiydi.
Çayı koydu.Masanın üzerine eski defterini bıraktı.Bir şeyler yazmak istedi ama kelimeler gelmedi.Bazı geceler insanın içinde cümle değil,yalnızca pas olurdu.
Sigarasından kül düştü.Sandalye hafif gıcırdadı.
Avamir başını kaldırıp ona baktı.Garipti…Sanki odada kendisinden başka bir şey daha yaşıyordu.
Sonra düşündü:
Bu sandalyekaç geceye şahit olmuştu böyle?
Kaç kere sabaha kadar oturmuştu burada?Kaç kere susmuş,kaç kere “düzelir belki” deyip yeniden çökmüştü üstüne?
Bir an içininsanın en sadık dostlarının konuşmayan şeyler olduğunu hissetti.Çünkü insanlar soruyordu.Eşyalar ise sadece duruyordu.
Defterin boş sayfasına yavaşça şunu yazdı:
“Bir sandalye mesela…Birinin her gece aynı yere çöküp sustuğunu bilir.”
Kalemi bıraktıktan sonra uzun süre devamını getiremedi.Cümle eksik kaldı ama doğruydu.
Dışarıda rüzgâr vardı.Uzaktan bir köpek havladı.Buzdolabı eski bir motor gibi uğuldadı.
Ve Avamir ilk kez şunu fark etti:
İnsan bazen bir eve değil,yalnızlığını tanıyan birkaç eşyaya dönüyordu.
Bir sandalye mesela…
Evde herkesten önce yaşlanır.
Birinin her gece aynı yere çöküp sustuğunu bilir.
Omuz çöküklüğünü taşır.
Sigara külünü, yarım kalmış cümleleri,
sabaha kadar kapanmayan gözleri taşır.
Karanlık bazen sadece odada olmaz.
İnsan da kararır yavaş yavaş.
Ve bunu ilk fark eden şeylerden biri
çoğu zaman eski bir sandalyedir.
Ayaklarında gecelerin yükü vardır onun.
Bir tahtanın kaldırabileceğinden fazla iç sıkıntısı,
fazla düşünce,
fazla sessizlik…
Kimse anlamaz ama
bazı eşyalar yorulur.
Sırtına yaslanan hayatlardan yorulur.
Bir gece ansızın çekilsen odadan
arkandan en uzun boşluk ona kalır.
Masa unutabilir seni,
bardak kırılır gider,
perde başka rüzgârlara alışır belki.
Ama sandalye bekler.
Çünkü bazı bekleyişlerin dili yoktur.
Sadece gıcırdayan bir sessizliği vardır.
Ve gün gelir
ev değişir, insanlar değişir, yıllar geçer;
bir köşede unutulmuş o eski sandalyeye yeniden rastlarsın.
Elini sırtına koyduğun an anlarsın:
Bazı eşyalar
insanın yokluğunu bile saklar.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.