1
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
1261
Okunma
“Kalbin Sesi”
Kalbin derinliklerinde bir boşluk vardı; Avamir bunu uzun zamandır hissediyordu. “Sevmek nedir?” diye sordu kendi iç sesine. Cevap, sadece bir kelime değildi; bir dizi yankılanan acı, geçmişin kırık notaları ve bir umut kırıntısıydı.
Sevmek, bazen incitmekti. En yakınındakini, en masum hayalleri bile istemeden yaralamak… Ama acının içinde bir gerçek vardı: kalp buna rağmen atmaya devam ediyordu. Her kırık parça, her kesik, onun içsel bir ritmi, bir özdeşliği oluşturuyordu.
Kalp bu… hem acıyı hem sevgiyi aynı anda taşırdı. Ve Avamir, sessizce bunu kabul etti: sevmek, çoğu zaman kendi yaralarını fark ederek, başkasının yükünü omuzlamak demekti. Kalp, kırılgan ama vazgeçilmez bir kudretti. İçindeki sessizlik, bu kudreti anladığında, ona hem korku hem de dinginlik getirdi.
Ve o anda, Avamir fark etti: kalbin gücü, sevmekle incitmek arasındaki ince çizgide durmayı göze almakta gizliydi. İçsel bir derinlikte, zamanın ötesinde bir yerde, kalp hâlâ atıyordu; acıyı da, sevgiyi de, aynı anda taşıyarak…
Sevmek nedir?
İncitmek !
Kalp bu...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.