24
Yorum
57
Beğeni
0,0
Puan
892
Okunma


A’râf Sûresi, 56. Âyet:
"...Ona (Allah’a) korkarak ve ümit ederek duâ edin. Muhakkak ki iyilik edenlere Allah’ın rahmeti çok yakındır."
(Bu âyet havf ve recânın dengede tutulmasına dâir en net âyetlerden biridir).
İsrâ Sûresi, 57. Âyet:
"Onun rahmetini umarlar ve azâbından korkarlar. Çünkü Rabbinin azâbı, sakınılacak bir azâptır.".
Secde Sûresi, 16. Âyet:
"Korku ve ümit ile Rablerine duâ ettikleri için vücûtları yataklardan uzak kalır ve kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar.".
Bakara Sûresi, 218. Âyet:
"Îmân edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihâd edenler; şüphesiz bunlar Allah’ın rahmetini umarlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir." (Recâ kavramı).
Âl-i İmrân Sûresi, 102. Âyet:
"Ey îmân edenler! Allah’tan, O’na yaraşır şekilde korkun (havf/takvâ) ve ancak müslümanlar olarak can verin.".
Fâtır Sûresi, 5. Âyet: "
...Sakın şeytan sizi Allah’ın rahmetiyle aldatmasın." (Sâdece ümit edip korkuyu bırakmama uyarısı).
Aslından sapanın sözü karadır,
Mîzân kurulunca diller lâl olur.
Vicdânda açılan dipsiz yaradır,
Verilen her hüküm bir vebâl olur.
Kitâb’ı unutup kılıfa bakan,
Yalanı doğruya katar ne yazık.
İhlâsın bendini hırs ile yıkan,
Kendi sînesine atar bir kazık.
Nefsin girdâbında bittikçe nefes,
Hırsın rüzgârıyla yelkenler dolar.
Rûha dar gelince ten denen kafes,
Açılan o güller, peşpeşe solar.
Nedâmet nârıyla, yansın bu özler,
Aşkın bârânıyla gitsin her sızı.
Hakîkat yolunu gözlerse gözler,
Diner garipliğin bitmez ağrısı.
Havf ile recânın tam ortasında,
Yüzümüz yerdedir, setre muhtâcız.
Ömrün o en mahzûn son sofrasında,
Bir parça samîmi lafa muhtâcız.
Derûnî her nefes bir başka hâldir,
Bu öz bir kapıya bende olmalı.
Eşiğe baş koymak asıl kemâldir,
Kul affın nûruyla dâim dolmalı.
Gönül defterinden her şeyi silsek,
Arınsa rûhumuz, silinse pası.
Turâba yüz sürüp "Lâ" diyebilsek,
Kapanır vuslatın o hazin yası.
Usta kaleme teşekürlerimle
Dünya bir rüyadır, aldanma sakın,
Ölüm ki insana nefesten yakın,
Gönlünü Hak ile eyle mukarin,
Menzile varanlar ehli hâl olur…
Ebuzer Özkan
Bârân: Direnci kıran, güç, kuvvet. / Ulu, yüksek./ Yağmur, rahmet.
Setr: Örtme, kapama, gizleme.
Havf u recâ: Korku ile ümit.
Derûnî: İçsel, içe âit, içten gelen. Özünlü.
Turâb: Toprak, toz.
(Hz. Ali toprağa uzanmış yatarken Hz. Muhammed (s.a.v) in geldiği
ve Hz. Ali’ye yâ Ebû Turâb ayağa kalk dediği rivâyet edilir. Lakap da buradan gelmektedir.)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.