0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
42
Okunma
Seni sevmek; bir uçurumun kenarında diz çöküp,
Düşmekten değil, seni orada yalnız bırakmaktan korkmak gibi.
İçimde öyle bir sen varsın ki, benden öte, benden derin;
Sanki nefesimi ben almıyorum da, senin ismin ciğerlerime
doluyor.
Seviyorum seni kadın;
Bir mültecinin vatanına bakışı gibi, öyle hasretle, öyle çaresiz...
Gözlerindeki o bir damla ışık için,
Koca bir ömrü karanlıkta geçirmeye razı gelerek.
Seni sevmek, kendimden vazgeçip sende yeniden doğmak,
Tüm kimliğimi, tüm geçmişimi senin kapında terk etmek gibi.
Öyle ağır ki bu sevda, hani dursa kalbim,
Ruhum senin olduğun tarafa doğru yürümeye devam edecek.
Parmak uçlarındaki o ince sızıya kadar hissediyorum seni;
Sustuğunda içimdeki kıyametler kopuyor,
Güldüğünde ise evrenin tüm güzellikleri ortaya çıkıyor sanki.
Seviyorum seni kadın; sadece kalbimle değil,
Kemiklerimin sızısıyla, saç tellerimin titreyişiyle seviyorum. Zamanın damarları kesilse, kopsa içimde kıyamet;
Ben yine senin gölgene saklanır, son nefesimi senin kalbinde mühürlerim.
Vazgeçmek mi?
Kendi canından vazgeçer de insan, senden geçemez.
Sen benim hem imtihanım hem de en güzel duam’sın
Şu fani dünyada heybemde kalan tek gerçek sensin;
Seviyorum seni kadın, mahşere dek, nefesim tükenene dek. Seviyorum seni.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.