1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
59
Okunma
Bir çay koyuyorum akşamları,
İki bardak... Alışkanlık işte.
Biri hep yarım kalıyor.
Biri hep soğuyor her seferinde.
Radyoda eski bir türkü başlar sonra,
Sesini karıştırırım o yanık ezgilere.
"Üşüme" der gibi bakarsın uzaktan,
Bir sıcaklık düşer, dağılır gecelere.
Ama sonra geçiyor her şey gibi…
Herkes gibi, birer birer geçiyor.
Seninle tamamlanacak ne varsa ömrümde,
İçimde bir ukde gibi, öylece duruyor.
Eskisi gibi değilim artık,
Gülüşümde bir kırgınlık, bir eksiklik var.
Bakışımda yarım kalmış bir veda yükü,
Sarılmadan eskittiğim upuzun akşamlar.
Şimdi ne zaman ismini desem sessizce,
Sesim kendime çarpıp geri dönüyor.
Biliyorum, bir yerlerde hâlâ duyuyorsun beni,
Kalbim adını geçirirken bile ürperiyor.
Ve ben her gece o soğuyan çayda,
Senin gelmeyecek oluşunu demliyorum.
Ölüm kadar kesin, hayat kadar imkânsız,
Seni her gün yokluğunda biraz daha seviyorum.
Halil Kumcu
Şiirden geriye kalan satırlar:
• Alışkanlık, sevginin en hüzünlü halidir; gelmeyeceğini bilsen de sofraya bir tabak, masaya bir bardak daha koymaktır.
• En büyük kalabalık, insanın içindeki o tek kişilik boşluktur; ne yana dönsen kendine çarparsın.
• Dünya dediğin bir ’Hiç’ sahnesidir; perdesi ayrılıkla açılır, ölümün sessiz alkışıyla kapanır.
• Aşk, gelmeyecek olanı bir ömür boyu kapı eşiğinde bekleyecek kadar delikanlı bir yalnızlıktır.
• İki kişilik bir hayattan tek kişilik bir rüyaya uyanmaktır asıl intihar.
7 Mayıs 2026 / Perşembe / Bartın
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.