0
Yorum
7
Beğeni
0,0
Puan
66
Okunma
Eskiden her gün bir şiir yazardım,
kelimeler beni bulurdu,
ben kaçsam bile—
onlar kalmak isterdi.
Şimdi hiçbir şey gelmiyor,
sanki içimdeki bütün sesler
bir anlaşma yapmış gibi:
susmak üzerine.
Hevesim vardı benim,
ellerimde titreyen bir ışık,
kimse görmedi
nasıl kendi kendine söndüğünü.
Artık yazmak zor geliyor,
çünkü kelimeler
yaşamak isteyenlerin işi gibi.
Ben…
çoktan vazgeçmiş gibiyim.
Kimse bilmedi beni,
anlatmadım diye değil—
anlatsam da değişmeyeceğini
çok erken öğrendiğimden.
Kalabalıklar geçti yanımdan,
herkes bir yere yetişti,
ben ise
yavaş yavaş kendimden geçtim.
Şimdi içimde bir sessizlik var,
ama huzurlu değil—
tersine,
sonu yaklaşan bir şeyin
derin, ağır bekleyişi.
Bazen düşünüyorum,
insan gerçekten ne zaman gider?
Kalbi durduğunda mı…
yoksa hissetmeyi bıraktığında mı?
Ben uzun zamandır
hiçbir şeye dokunamıyorum,
hiçbir şey bana değmiyor.
Sanki ben
çoktan eksildim de
bedenim henüz habersiz.
Bir gün…
her şey tamamlanacak.
Öyle büyük bir an olmayacak,
kimse fark etmeyecek,
dün gibi bir gün olacak—
ama ben olmayacağım içinde.
Belki bir süre sonra
adım birinin diline takılır,
yanlış hatırlanan bir anı gibi.
Annem…
belki gece uykusunda
bir boşlukla uyanır,
adını koyamaz.
Ve ben…
ilk kez gerçekten
hiçbir şey hissetmem.
Sonunda
şiir de yazmam artık.
Çünkü bazı hikâyeler
son cümlesini yazmaz—
sadece…
yarım kalır.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.