0
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
41
Okunma
Bir gün sorarsanız hâlimi rüzgârlara sorun,
Ben anlatamadım, onlar bilir derdimi.
İçimde nice feryatlar büyüdü sessizce,
Bir tek gökyüzü işitti gecelerce ahımı.
Ben ki bir ömür boyu gönül kapım açık,
Bir dost sesi bekledim, bir sıcak nefes gibi.
Ne gelen oldu yanıma, ne hâlimi soran,
Kalabalıklar içinde kaybettim kendimi.
Bir tebessüm düşmedi nasibime yıllarca,
Bahtımın penceresi hep kışa bakar idi.
Güller açardı el âlemin bahçesinde,
Benim gönül bağımda yalnız ayrılık vardı.
Dilimde şikâyet yok, kaderime küsmedim,
Yük ne kadar ağırsa o kadar sustum ben.
İnsan bazen ağlamaz, gözyaşı da dökemez,
Öyle bir hâl gelir ki taş kesilir beden.
Ayak dedikleri şey değilmiş takılan,
Meğer insan ömrüne takılır da düşermiş.
Bir umut diye sarıldığı ne varsa dünyada,
Bir bir kopup gider de yüreği üşürmüş.
Beni yormayın artık, hâlim kalmadı benim,
Yıllardır sırtımda taşıdığım yük yeter.
Biraz huzur isterdim, çok şey değil vallahi,
Fakat nasibime hep eksik kalan düşler.
Ne bir omuz bulabildim başımı koyacak,
Ne de derdimi alıp yarı yolda bölüşen.
Anlattım içimi çok, duyan olmadı lakin,
Sesim dönüp dolaşıp yine bana erişen.
Bir gün çekip gidersem ardından ağlamayın,
Ben zaten çoktan gittim kimsenin bilmediği.
Bedenim burada kaldı belki yıllar boyunca,
Ruhum ise sessizce terk etti gençliğimi.
Gülmeyin düşüşüme, kınamayın hâlimi,
Hayat dediğiniz şey ince bir sırat köprü.
Bugün bana uzak duran o acı kaderin,
Yarın sizin kapınıza uğraması mümkün.
Bir taş dikin mezarıma, adıma gerek yoktur,
Bir dua da istemem gönülsüz dudaklardan.
Yalnızca geçenlerden biri dursun da desin:
"Ne çok yorulmuş bu kul, belli göz kapaklarından."
Ve sonrasında sessizlik çöksün üzerime,
Ne ağıtlar yükselsin ne kalabalık sesler.
Yalnız şu söz kalsın dünya denen hanede:
"Sessizce çekip gitti..."
"Meğer ne büyük yangın saklarmış içinde meğer."
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.