9
Yorum
22
Beğeni
5,0
Puan
160
Okunma
Yıkık şehirlerin enkazında açan çiçekler gerçek mi?
Her karanlık gecenin ardından doğan güneş gerçek mi?
Rüyalarda yaşadığımı zannederken
saçlarımda gezinen ellerin gerçek mi?
Ben çok uzun zaman önce
Kendini kaybetmiş bir adamdım kadın…
İçimdeki siren sesleri hiç susmuyordu,
Geceler boyu yıkılan duvarlarımın altında
Aynı acıyı defalarca gömüyordum.
Bir yanım küle dönmüş bir evdi,
Bir yanım terk edilmiş bir şehir…
Kimse uğramıyordu içime, geceme.
Pencerelerimde hayaletler oturuyordu sadece,
Ben yaşamayı unutmuş insanların sessizliğinde,
yavaş yavaş eksiliyordum.
Sonra sen geldin…
Ne büyük cümleler kurdun,
Ne de masallar anlattın
Bir insanın yarasına bakar gibi baktın bana.
İlk defa biri enkazıma korkmadan dokundu.
Ellerin değince omuzlarıma
Sanki yıllardır kapalı kalan bir evin
Camları açıldı birden.
İçeri biraz güneş doldu,
Son biraz umut,biraz da sevilmenin hissi…
Sen bilmezsin,
Ben en çok sesini sevdim.
Çünkü insan bazen
Bir sesin içinde dinlenebiliyormuş.
Ve ben sende, ilk kez ölmek istemeyen bir kalp taşıdım.
Korkuyorum bazen…
Mutluluğun bana uğramasına alışık değilim.
Bir sabah uyanıp
Seni de kaybetmekten korkuyorum.
Çünkü insan,
en çok iyileştiği yerden kırılırmış.
Ama ne olursa olsun kadın,
Şunu bil isterim…
Sen bana bir ömür vermedin belki
Ama nefes almayı yeniden öğrettin.
Ve ben artık inanıyorum;
enkazlarda çiçekler gerçekten açıyormuş…
Çünkü sen,
Yıkılmış bir adamın içinde
Yeniden bahar oldun.
Hoşgeldin baharım ,
Hoşgeldin hülyalı sabahım,
Bu şiir senin şiirin...
5.0
100% (13)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.