3
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
163
Okunma
sınırlarını göğsümde çizdiğim o meçhul iklim vatan…
başrolü zifiri mahzenimde beklettim,
oyunsa yaşam
bilir misin;
özüne kılıç çekmek, celladına aşık olmak mı?
asla…
karışacaksa kan kana,
emanet edilecek bir "can" için, candan vazgeçme halidir baş koymak nâra…
kuzeyin poyrazını medcezirlerine çağıran deli boran!
sarnıcın suyunu bulandıran en ince tozsa eğer;
emin ellerin değmeden o kristal kırılmaz, buz çözülmez...
ruh bağı kopmayacak vuslata düğümlenecekse;
adımların, sokakların tozunu değil,
varlığın el üstünde taşıyacak o asil sükûneti getirmeli.
ebedi teslimiyetin tek mühürüdür güven…
parmak izi bir kez basılırsa kalbe,
ne fırtınalar keser nefesi, ne de umudu yarınlar...
ben o gün, sadece sana değil,
beraberinde gelen o "gerçeğe" sarılacağım;
efsunu çözülmüş bir giz gibi,
dağılan nâr ile pervane sonsuzlukta...
.…kristali kırdın, şimdi sadece cam kırıklarına basıyorsun...
Vaha Sahra
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.