15
Yorum
30
Beğeni
5,0
Puan
164
Okunma
Eğer eşiğin ardı bu yorgun seyyaha açıksa,
Sırtında keder yüklü bir heybe taşıyan, elbet buyur edilir.
Sorgulama; hangi fırtınadan koptuğumu,
Hangi yangından geriye kaldığımı...
Bir yudum içtenlik, bir kuru selam derman olur ruhuma.
Gözyaşı süzülürse o ıhlamur kokulu vadiye,
Çatlamış toprak bile umutla can bulur, tatlanır.
Çölün nasibine yağmur düştü diye feryat edilmez;
Vaha, gözyaşının en helal, en duru karşılığıdır.
Kırık bir ömre sardunya dikmekse gayemiz;
Toprağına hüznün ağırlığını değil,
O ince kırgınlığın zarafetini katmalıyız.
Çünkü hüzün sel olup yıkar geçer,
Kırgınlık ise sessizce besler...
Bahçıvan iyi bilir ki: Fazla su, hayatın kökünü çürütür
Avucumda bir tutam metanet, bir tutam sitem...
Kırgınlığın mayasıyla yoğurdum bu harabeyi.
Dikenine darılıp gülü terk etmedim asla,
Dikeniyle kabullendim gerçek baharın kokusunu.
Gönüllü bir azaba razı gelen bu yürek,
Kendi yangınını çiçeklerle bezeyecek.
Prangamı kendim vurdum, anahtarı yüreğimde saklı;
Tutsak değilim, sadece kendi sessizliğime çekildim.
Duvarlarıma nakşettim bütün mağlubiyetlerimi,
Altlarına tarih düşüp başucuma astım.
Cehennem dedikleri; kimsesiz ve boş bir oda...
İçini hatıralarla döşeyip yuvaya dönüşür.
Gülümseyerek süsledim her köşeyi;
Zayıflık, bir limandı benim nazarımda.
Kırılganlığımız, ruhumuza kazınmış kadim bir mühürdür;
Çatlak bir kristal gibi, en kıymetli cevheri bağrımızda taşırız.
Sert kayalar zamana yenilip ufalanırken,
İnce bir cam, ancak dokunabilene fısıldar sırrını.
Bizi incitmek isteyenler idrak edemezler;
Eksildikçe çoğaldığımızı, ufalandıkça parladığımızı.
Atalardan miras kalan bir asalet bu,
Kuşaktan kuşağa akan kutsal bir öğüt:
"Evlat; kirpiğin ıslanabiliyorsa, hâlâ insansın."
Aşk; vakur bir soğuklukla muhafaza edilen gizli ateştir.
Dışı buz tutmuş, içi kor bir volkan...
Yabancı gözler değmesin diye üstünü örttük
Onlar kar yağıyor sandı, oysa biz içeride yanıyorduk.
Kül olduk, savrulduk diye yas mı tutalım?
Aşk yangınıyla yanmasaydık,
Küllerimizden doğmanın mucizesini nereden bilecektik?
Mesafeli durduk; çünkü kalbimizin hararetini
Kıymet bilmeyene sunmak, kutsal ateşe ihanetti.
Sakladık, sarmaladık, en derinimizde koruduk;
Bir gün o koru avuçlayacak bir "arif" gelir diye...
Şimdi kalbimin kapısı aralık, buyur gel içeri;
Yüreğindeki ateşi söndür, anlat çekinme...
Kederse keder, yaraysa yara, sızıysa sızı...
Nasıl olsa hepsi var bizde.
Bu toprağa neyi feda edersen, onu biçersin:
Biz gözyaşı ektik, bal tadında vadiler bulduk.
Biz kırgınlık ektik, sardunyalarla avunduk
Biz yangın ektik, gülerek hasat ettik
Sen de bırak tohumunu bu toprağa, korkma!
Pürüzlü bir hayatın en zarif yanı;
Her şeye rağmen kayaların arasından çiçek açabilmesidir.
Unutma; kırılganlık bir kusur değil, bir imzadır.
Aşk, dışarıdan kül gibi görünür ama dokunanı yakar.
Kapısını sevgiye açanın;
Yolu da, menzili de aydınlık olur.
YEŞİLIRMAK
5.0
100% (19)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.