0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
69
Okunma
Feryadım sığmıyor artık bu daracık göğüs kafesime,
Soluğum düğümlenmiş, adın çarpar her nefesime.
Kaç zemheri geçti, kaç bahar kurban edildi bu sese?
Duyun ulan! Duyun bu yarı yolda kalmışın son haykırışını;
Ben bugün, bende kalan ne varsa hepsinin isyanındayım!
Parçalandım… Bir cam kırığı gibi dağıldım kenar mahallelere,
Her bir parçam saplandı kalbime, her yanım kan revan içinde.
Toplayın dedikçe sırtımdan vuran feleğin çarkına tüküreyim,
Ben bittim dedikçe, küllerinden acı doğuran kadere küseyim;
Yeter artık! Taştı bu sabır kasesi, bıkkınlığım boyumu aştı.
Kime el uzatsam boşluk, kime sırtımı yaslasam bir hüsran,
Yıkıla yıkıla bir harabeye döndüm, her yanım acımasız bir talan.
Sizin olsun sahte gülüşler, sizin olsun o yalan ve ucuz dünya;
Ben kendi cehennemimde, kendi acımla baş başayım artık;
İsyandayım ulan! Kökünden sökülmüş bir çınar gibiyim bugün.
Bağrımda sönmeyen bir yangın, dilimde zehirli bir feryat var,
Bitsin artık bu amansız işkence, durdurun dünyayı, buraya kadar!
Kırılmadık kemiğim, kanamadık yaram kalmadı zaten bu sokaklarda,
Ben artık o eski çocuk değilim, koca bir enkazım şu köşe başında;
Haykırıyorum işte; duymayan kulaklara, görmeyen gözlere inat...
Gök girsin kızıl çıksın, artık ne varsa yansın kül olsun,
Ben sustukça üzerime devrilen bu gökyüzü bugün yerle bir olsun.
Kimse sormasın "Neden?" diye, kimse derman aramasın yarama;
Ben dermanı vurdum sırtından, artık merhem kâr etmez bu drama;
Ruhumu çarmıha gerdiniz, kopardınız beni o en temiz günlerimden.
Yıkın ne varsa! Dağılsın bu sahte düzen, dursun bu devran,
Benim canımın yangınıyla aydınlansın bu koca zindan.
Siz beni öldü sanıyorsunuz ya, ben asıl şimdi diriliyorum;
Acının en koyu rengiyle, kendi kıyametime doğru yürüyorum;
Adım isyan olsun artık, soyadım nefret, kimliğim hüzün.
Geriye ne bir iz bırakıyorum ne de yarım kalmış bir sitem,
Ben bu ömrü hibe ettim, artık ne yas tutarım ne de matem.
Kırın zincirleri, sökün yerinden bu vefasız dünyayı;
Ben yıktım geçtim köprüleri, görmüyorum artık ne güneşi ne ayı;
Diz çökmeye gelmedim, dünyayı dize getirmeye geldim ben.
İşte tam da bu yüzden topladım bavulumu, hesabı kestim şehirle,
Bir kurşun gibi namluya sürdüm gençliğimi, yürüyorum bu nehirle.
Arkama bakarsam namerdim, kim varsa sildim o vefasız defterden,
Şimdi hesabım hayata karşı, vazgeçtim o sahte, o ucuz sevgilerden;
Siz beni bir kibritle yaktınız, ben dünyayı ateşe veriyorum.
Kapatın perdeleri, söndürün ışıkları, susturun bütün dilleri;
Ben bu hayat denen sahneyi üzerinize kilitleyip,
İçinde hepiniz varken havaya uçuruyorum!
Bitti ulan bitti! Ben bugün isyanın kendisi oldum!
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.