Gençlikte sevmek için yaşarız, yaş ilerledikçe yaşamayı severiz. saint euremond
Nâfiz BASAN
Nâfiz BASAN

Reddiye-i Şûhâne

Yorum

Reddiye-i Şûhâne

8

Yorum

20

Beğeni

0,0

Puan

241

Okunma

Reddiye-i Şûhâne

Reddiye-i Şûhâne

0

Şâir Eşref:
Adaşı Ka‘b bin Eşref’in rûhu yeniden hortlamış; mel’ûn bir varyete hokkabazı.
(İslâm târihindeki en azılı hiciv şâirlerinden biriydi ve nifâk saçan diliyle bilinirdi.)

1

Arap İzzed: Osmanlı Sûriyeli devlet adamı,
1852’de Şam’da doğdu. Şam’ın eşrâfından Âbidzâde Holo Paşa’nın oğluydu. 1890 civarında Yıldız Sarayı’na girdi. Mâbeyn-i Hümâyun 2. kâtibi oldu. II. Abdülhamid ’in sağ kolu durumuna geldi. Abdülhamid Hân’ın kurduğu hafiyye örgütünü yönetti.

Orta Asyalılıktan Araplığa, Kürtlükten Çerkesliğe ve Türklüğe kadar imparatorluğun hemen her unsurunun genlerini taşıyan Şam’da dünyaya geldiği için tarihlere “Arap İzzet” diye geçen İzzet Holo Paşa, 1852’de doğdu. Çok iyi tahsil gördü, Fransız okulunu bitirdikten sonra Hukuk okudu, 1890’larda Abdülhamid Hân tarafından Yıldız Sarayı’na alındı ve zamanla hükümdarın en güvendiği danışmanı oldu. Padişahın dış dünya ile temasının sağlanması, memlekette olup bitenlerden haberdar edilmesi ve devlet birimleri arasındaki koordinasyon gibi işlerin yanısıra hükümdarın bütün gizli temaslarını da senelerce o yürüttü ve önemli konularda padişaha her zaman düşüncelerini söyledi.

Derken, 1908’de Meşrûtiyet ilân edildi, bir sene sonra da 31 Mart olayı yaşandı. Sultân Abdülhamid’in yakınlarının hayatları artık tehlike altındaydı ve hükümdar oğlu gibi gördüğü İzzet Paşa’ya “Beni hayatta bırakırlar ama seni öldürürler! Memleketi hemen terk et!” tavsiyesinde bulundu. Paşa bu tavsiyeye uyarak padişahın birçok yakınının yaptığını yaptı, yani Türkiye’den ayrıldı ve gidişinin hemen ardından Sultân da tahtından indirilip Selânik’e sürgüne gönderildi.


2

Bozcaadalı Hasan Hüsnü Paşa (d.1832, ö.1903) II. döneminde Bahriye Nazırlığı görevinde bulunmuş amiraldir.1853´te Sinop Baskını´nda şehit olan Bozcaadalı Piyale Hüseyin Paşa´nın oğludur. 1867´de miralay 1877´de donanma komutanı, 1880´de Bahriye Nazırı oldu. Bahriye Nazırlığı görevinde en uzun süre bulunmuş kişidir.
Bozcaadalı Hasan Hüsnü Paşa 1903´te vefat etmiştir. Kabri Eyüp ilçesindedir.

Eserleri;
EYÜP-KAPTAN PAŞA CAMİİ,
EYÜP -HASAN HÜSNÜ PAŞA ÇEŞMESİ,
KADIKÖY- HASANPAŞA CAMİİ,
KADIKÖY- HASAN HÜSNÜ PAŞA ÇEŞMESİ,
DEVETTAR MEHMET KEKLİ EFENDİ CAMİİ

KASIMPAŞA YELDEĞİRMENİ CAMİİ,
TRABZON AKKISA CAMİİ,
REFAHİYE CAMİİ,
AÇMIŞ OLDUĞU SÜBYAN MEKTEBLERİ,
AŞEVLERi YER ALMAKTADIR.


3

Kâ’b Bin Eşref: Hz. Peygamber döneminde azılı fâsık yahûdi şâir.

Kâ’b b. el-Eşref, İslâm’ın ilk yıllarında Medîne’de yaşamış, Müslümanlara olan düşmanlığı ve Hz. Muhammed’e karşı yazdığı hicivlerle tanınan Yahûdi bir şâir ve kabile lideridir.

Medine’de oturan Kâ‘b, Bedir Gazvesi sonunda müşriklerin mağlûp olduklarına ve yetmiş ölü verdiklerine dâir haber Medîne’ye ulaşınca bunun doğruluğuna inanmamış, “Gerçekten Muhammed bu kadar kişiyi öldürmüşse yerin altı üstünden daha hayırlıdır” diyerek tepki göstermişti. Ancak haberin doğru olduğu ortaya çıkınca tâziyede bulunmak ve Kureyş’i müslümanlar aleyhine kışkırtmak için kırk kadar adamıyla birlikte Mekke’ye giderek müslümanlara karşı savaşmak üzere Ebû Süfyân ile anlaştı.

Hz. Muhammed’in Medîne’ye hicretinden sonra Müslümanlara karşı daha sert bir tutum takındı. Özellikle Bedir Muharebesi’ndeki Müslüman zaferinden sonra Mekke’ye giderek Kureyşli müşrikleri Müslümanlara karşı kışkırtan şiirler yazdı ve onları intikâma çağırdı.

Şiirlerinde sâdece Hz. Muhammed’i ve ashâbını yermekle kalmamış, Müslüman kadınların nâmusuna yönelik onur kırıcı ifâdeler de kullanmıştır.

Resûl-i Ekrem’i ve ashâbını hicveden, etkili konuşmaları ve servetiyle müşrîkleri müslümanlara karşı kışkırtmaya devâm eden Kâ‘b b. Eşref’in Müslümanları hedef alan fa’âliyetleri ve suîkast planları üzerine, Muhammed bin Mesleme önderliğindeki bir grup tarafından düzenlenen suîkastla öldürülmüştür.



0

Eylemem ölsem de kızb-i ihtiyâr,
Doğruyu söyler gezer bir şâirim.

Bir güzel mazmûn bulunca eşrefâ,
Kendimi hicv eylemezsem kâfirim!

Şâir Eşref


⚔️-----⚔️-----⚔️


Tahrîf olmuş Eşref efendi zihninde miyâr,
İnmeden derûna zırtapoz tezgâh dokursun.

Dersin ki: “Ölsem de eylemem kızb-i ihtiyâr.”
Sen ancak sığ bayır hâriçten gazel okursun!

Zarûrî


------------------------------------------------------


1

Ey pâdışâh-ı âlem, düşmân mısın zekâya.
Erbâb-ı iktidârı gördün mü saldırırsın;

Asrında kaldı millet üstâdsız, kitâbsız,
Havf eylerim yakında Kur’ân’ı kaldırırsın.

Şâir Eşref


⚔️-----⚔️-----⚔️


Zekâya düşman arama, bak o kof sûretine,
Hırlaman ondandır ya, beyhûdedir tüm çaban.

Kitâb’ı kaldırmaz da, senin gibi bir piçe,
Vururlarsa tırpanı, kalmaz bir gram taban!

Zarûrî


✒️_____✒️_____✒️_____✒️_____✒️_____✒️_____✒️


2

Besmele duymuş olan şeytan gibi
Kahrolursun höt dese bir ecnebî;

Pâdişâhım öyle alçaksın ki sen
İzzet-i nefsin Arap İzzet gibi!

Şâir Eşref


⚔️-----⚔️-----⚔️


Besmele gûş eden iblîs emsâli,
Kimyâsı mı bozuldu çimentonun?

Alçaklığın, Kâ’b Bin Eşref mîsâli,
“Höt” deseler, iner götünden donun!

Zarûrî


✒️_____✒️_____✒️_____✒️_____✒️_____✒️_____✒️


3

Bizdeki nâzır-ı bahriyye Hasan Paşayı
Böyle tarif ediyor vak’a-nüvisân-ı ümem:

Gelecek olduğunu bilse idi neslinden
Almadan Hazret-i Havvâ’yı boşardı Âdem…

Şâir Eşref


⚔️-----⚔️


Hezeyânın tescîlliyor hiçliğini,
Söverken sâfîye, kayırdın küflüyü.

Öngörseydi atan eğer piçliğini,
Abazan kalır da, vermezdi küsküyü!

Zarûrî


Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Reddiye-i şûhâne Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Reddiye-i şûhâne şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Reddiye-i Şûhâne şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Mesut Tütüncüler
Mesut Tütüncüler, @mesut-tutunculer
27.4.2026 10:30:45
Her mısrasını, her detayını büyük bir merakla, tek tek okudum.

ÜSTAD resmen iğneyle kuyu kazar gibi araştırmış; o tarihî karakterleri, olayların arka planını öyle bir şeffaflıkla ortaya koymuş ki, şiiri okurken o dönemin havasını solumamak imkânsız.

Şair Eşref gibi diliyle zehir saçan bir devin karşısına böyle sağlam bir duruşla, "Zarûrî" mahlasının hakkını vererek çıkmak her yiğidin harcı değildir.

Hem tarihi bilginle hem de o keskin, ödün vermez üslubunla muazzam bir emek vermişsin.

Eşref’in o haksız ve hadsiz hicivlerine öyle bir "Reddiye" çekmişsin ki, tarihin tozlu raflarında bırakılan haksızlıkların hesabını sormuşsun. Hele o Kâ‘b bin Eşref benzetmesi ve verdiğin ayarlar... Resmen nakış gibi işlemişsin hakikati.

Seni gönülden tebrik ediyorum.

Güzel yüreğine sağlık; selam ve hürmetlerimle....

Kalemine zeval gelmesin!
Halit Durucan
Halit Durucan, @halitdurucan
27.4.2026 22:49:06
Yazılan eserlerin; ister şiir, ister makale olsun mutlaka tarihi kökenlerine inmek gerekiyor. Nafiz üstadımda bir kuyumcu inceliğiyle bu esere büyük emek vermiş. Resulullah'a olan düşmanlıkları, kışkırtmaları ve Abdülhamit adına hiciv şiirleriyle kötülüğü pompalayan suratları gördük. Üstada selamlar....
Âşık Yârenî
Âşık Yârenî, @sikyren
27.4.2026 17:08:26
Üstâdım şiirlerin gerçekten güzel. Sadece anlayan sayısı az. Malûm nesle özenti duydurdukları tarihin izi değildi bir zaman tarihin yalanlarıydı. Artık seni anlayan, inceleyen sayısı da artacak kuşkun dahi olmasın.
Yüreğine emeğine sağlık
Tebrikler Nâfiz Üstâdım
Etkili Yorum
Ferda,ca
Ferda,ca, @ferda-ca
27.4.2026 13:49:27
Metin, klasik hiciv geleneğini günümüze taşıyan sert bir “reddiye” örneği. Şair Eşref’in dizelerine karşılık verme fikri yaratıcı; karşılıklı yapı (tez–antitez) şiire dinamizm katıyor.

Ancak ton oldukça ağır ve yer yer küfürlü. Bu, hicvin doğasında olsa da bazı ifadeler şiirî etkiyi artırmak yerine gölgeliyor. Sertlik yerine daha ince, zekice taşlamalar tercih edilirse etki çok daha güçlü olur.

Genel olarak: cesur, iddialı ve geleneğe yaslanan bir çalışma.

Tebrikler

Saygılarımla hocam.
Etkili Yorum
BEŞİĞİ KALEMDEN
BEŞİĞİ KALEMDEN, @besigikalemden
27.4.2026 12:56:31
Tarihsel gerçeklerle edebî nükteleri birleştiren, ders niteliğinde muazzam bir paylaşım olmuş. İlminize ve emeğinize sağlık değerli hocam.
Saygılarımla 💐
Tercanlı24
Tercanlı24, @tercanli24
27.4.2026 12:09:38
Emeğinize ve kaleminize sağlık
güzel bir çalışma anlamlı dizeler kutlarım emeğinizi selamlar sevgiler saygılar gönderdim
mesakin
mesakin, @mesakin
27.4.2026 10:45:56
Güzel bir şiir olmuş tebrik ederim başarılarınızın devamını dilerim selâm ve saygılarımla
Etkili Yorum
Sivaslı Remzi
Sivaslı Remzi, @sivasliremzi
27.4.2026 10:34:15
Nâfiz gardaş.. şiirinizi okuyunca kendimi tarih dersine girmiş öğrenciye benzettim.. geçmişi iyi ve kötü yönüyle hatırlattın bize.. yüreğinize sağlık.. ilhamınız bol olsun.. selam ve saygılar..
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL