5
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
144
Okunma

Buraları rüzgâr!
Adın geçse savruluyor şehir
Sokaklar seni bilmeden ürperiyor
Kapılar gıcırdıyor yokluğuna
Ben her esintide
biraz daha senden dağılıyorum!
Buraları yağmur!
Gök delinmiş sanki içime akıyor
Her damla bir hatıra, sert, acımasız
Yüzüm ıslanır sanırsın
oysa içim göçüyor
her sağanakta sana!
Bu şehir yorgun!
Kaldırımları dizlerim gibi yaralı
Adımlarım sende takılı kalmış
Ne ileri gidebiliyorum
ne geri dönebiliyorum
arasında eziliyorum senle!
Geceler…
Bir uçurum gibi açılıyor altımda
Uyku yok, huzur yok, ses yok!
Karanlık dişlerini geçiriyor ruhuma
Ben her sabaha
biraz daha eksik varıyorum!
Kalbim!
Artık bir kalp değil ,bir enkaz!
Her taşın altında bir anın
her anın içinde bir sen!
Toplasam yıkılıyor
bıraksam beni gömüyor!
Sesim!
Çıkmıyor artık, yanıyor!
İçimde kopan fırtına
dilimde kül oluyor
Ben sustukça
acı daha çok bağırıyor!
Gelme!
Böyle yarım, böyle karanlık
Gözlerinde geceyle dokunma bana!
Ben seni ışığınla bildim
karanlığınla değil
eksik gelen her şey yaralar!
Ve eğer geleceksen…
Bir sabah gibi gel!
Sol omzuna güneşi asmadan gelme!
Gözlerin doğsun içime
Yoksa bu rüzgâr
ikimizi de tarihten siler!
@NURAL BEKTAŞLI
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.