Kızgınken karar veren, fırtınalı havada yelken açan bir insandır. euripides
Devrimkaya~
Devrimkaya~

Kül hafızası...

Yorum

Kül hafızası...

( 24 kişi )

14

Yorum

46

Beğeni

5,0

Puan

407

Okunma

Kül hafızası...

"Kalbime eğilip
dedim ki,


Hər acı
geçicidir.
iyleşeceğiz."




Büyümenin eşiğinde kırıldı adımlarım,
Arşa değmek değil artık derdim
Yere gömülüyor yüreğim
Göğe dayadığım nefes,
Kendi boğazımda düğüm.


Kızıl bir seyir dönüp durur içimde,
Yorgun ve eksik
Baştan değil,
Hep en acı yerinden okunur.


De hele..
Kaç ben kaldı geriye?
Kaçı sustu,
Kaçı, kalemin gölgesinde usulca öldü?
De hele..


Ya da
Kaç ben daha,
Hece hece sökülür benliğimden?


Yeniden yeşermek, kendi küllerini
Tanımaktan geçiyor  azizim


Düş gergefinde değil artık zaman,
Paramparça, gri ve keskin.
Hani kutsanmış bir dünya vardı?
Hani maviye açılan o yalan?
Huzur dediğin,
Hangi mezarın kıyısında kaldı?


Bir bulut değil düşüren beni,
Kendi içimde yanan ateşti.


Hepsi bu değil…
Ama kalan bu.




Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (24)

5.0

100% (24)

Kül hafızası... Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Kül hafızası... şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Kül hafızası... şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Ramazan Boran 1
Ramazan Boran 1, @ramazancboranc1
23.4.2026 11:41:19

insanın kendi uçurumunun kenarında durup aşağıya değil
gökyüzüne bakma çabasıdır. oysa asıl şifa, başkalarının tesellisinde değil, insanın kendi iç dünyasına diz çöküp o yaralı bölgeyle yüzleşmesinde saklıdır.

"yara, ışığın içeri girdiği yerdir," der Mevlana.
kalbimize eğilip iyileşeceğiz.. iyileşeceğiz mutlak.

ne deme peki kalbe eğilmek?
kibri, hırsı ve dünyevi telaşları bir kenara bırakıp,
"neren acıyor?" diye sorabilmek olsa gerek..

işte böyle başlayan bir hikaye ve şiir;

"iyileşeceğiz" diyen o ilk umutlu fısıltıdan sonra, bu dizelerle birlikte o iyileşmenin gerçekleşeceği sert zemine, yani gerçekliğin soğuk yüzüne doğru inişe geçiyoruz.

bir irtifa kaybı söz konusu.
eskiden gözü arşta yani yükseklerde ve ideallerde olan ruh, artık yerin altına, yani kendi derinliğindeki ağırlığa mahkûm olmak istiyor sanki.

insan tek bir varlık değildir; yaşadığı her acı, içindeki bir "ben'ini daha öldürür.
çünkü şiirde geçen sorular, hayal kırıklıklarının ruhu nasıl eksilttiğini gösterir bize.

şiir küllerinden doğan Anka kuşuna bir atıftır ama bir farkla;
önce o külün hangi "ben'den kaldığının bilinmesi gerekir. tanımadığınız bir enkazdan yeni bir hayat kuramazsınız çünkü.

iyileşmek için önce tamamen parçalanmak gerekir diyor şiir.
hepsi bu değil ama kalan bu ifadesiyle de insanın yaşadığı büyük sarsıntılardan büyük fırtınalardan geriye kalan asıl parçaya, o yalın ve çıplak gerçeğe işaret ediyor.


pek çoğumuz acıyı bir süs eşyası gibi kullanırken,
sevgili Devrim şair ise olduğu gibi, yani paramparça, gri ve keskin haliyle sofraya koyuyor.


Devrim Kaya,

ismindeki o sarsıcı dönüşüm ve soyadındaki o sarsılmaz duruşun tam kesişme noktasında duran bir kalem.
onun için Devrim demek, insanın kendi içindeki eskiyen, çürüyen ve yalan söyleyen "ben"leri birer birer tahtından indirme eylemidir.
kendi benliğinden "hece hece sökülüşün" bir sonucudur.
içeride bir yerlerde duran statükoyu, alışılmış acıları ve mavi yalanları devirerek,
yerine küllerinden doğan yeni bir hayat inşa etmektir.


Kaya ise onun şiirindeki direnci temsil eder. '' kaya gibi sağlam'' derler ya, y da ''kaya gibi sert gerçekler'' öyledir işte.
üzerinde asırların sızısını taşıyan, çatlaklarından çiçekler sızdıran bir hafıza makamıdır.
şiirlerindeki o düşenleri tutan kararlı bir zemin halidir.
dünyanın bütün fırtınalarına, paramparça ve keskin zamanlara rağmen sarsılmadan duran, fakat içten içe de kendi ateşiyle yanan bir volkanik tevekkülün adıdır.



Devrim Kaya,
ismindeki o dinamik ruhu soyadındaki o statik ve sert duruşla dengeleyen,
direnerek değişen, değiştikçe derinleşen ve en sonunda kendi gerçekliğinin kayasına yaslanıp susan bir şair.

şiirlerindeki asıl dürüstlüğü ruhunun derinliklerindeki naif ve rafine bir incelikten beslenmesidir. bir kuşun kanadındaki sızıyı, bir çiçeğin boyun büküşünü veya bir insanın içindeki o gri sessizliği ,
insan kokusunu fark edebilecek kadar da kıymetli bir radara sahiptir.

şiir genellikle mesafelidir.. ancak "de hele" dendiği anda o aradaki görünmez duvar yıkılır. Devrim Kaya için bu ifade sözün namusuna duyulan saygıdır. lafı dolandırmadan, imgelerin arkasına saklanıp gerçeği gizlemede, en yalın haliyle meseleye girme cesaretidir.
bu bir dertleşmenin kapısını aralamaktır.
şairin okuyucuya veya kendi ruhuna attığı bir düğümdür ayrıca.

bu ifadeyle gelir ve diz çökmüş bir insanın dizine elini koyar gibi bir samimiyet kurar. bu da onun naif ve insan odaklı duruşunun da en somut göstergesidir.

onun için şiir; göğe dayanan nefesin boğazda düğümlendiği o anda, o düğümü çözecek olan yegâne parmak uçlarıdır.

adı gibi devrimci bir ruhla yıkıp yeniden kurduğu bu edebi evrende, soyadı gibi sarsılmaz bir duruşla hep var olsun dileğimizle.


hepsi bu muydu?
dahası da vardı elbette..


selam olsun.

Etkili Yorum
kalb-i rüzgar
kalb-i rüzgar, @kalb-i-ruzgar
26.4.2026 19:27:55
"yeniden yeşermek, kendi küllerini tanımaktan geçiyor" derken devrim şairim, şiirin başlığını "kül hafızası" resmediyor anlaşılmaya...

acı iyidir be devrimim, insan olmayı ve her şeye rağmen yaşıyor olmayı simgeler ve son nefesimize kadar hiç bir acı inan iyileşmez, üzerine eklendikçe yeni acılar, eskiler şiddetini azaltır kendi içinde..

büyümenin eşiğinde kırılmasın adın, adımların devrimim..hayatın kirine, isine, pisine inat küçülmeden, eksilmeden büyüyeceğiz kalbimizde ve imgeleneceğiz fersah, fersah bir şiirin nefesinde, gece şafağa aş erdikçe sineceğiz sil baştan güne, güneşe yeminimizde

zaman kendi düş(üş)sel hiçinde sürreal bir ütopya...zamanı ciddiye almak, şeytana uymakla birdir

bulut değil devrim şairimin asıl derdi elbette tenine çisellenen kekeme yangınlar..

"de hele" dedikçe diyemeyen, maviye sürgün sus denizleri döverken sahilleri, çığlığında çürüyen martılar korosu eşlik ediyor şairimin kirpiğine, tuzuna..

veee kalanıyla, talanıyla bütün "hepsi" ler bizimdir..

"de hele" dedin ya, hadi diyeyim🙃
ey ruhunu sevdiğim devrimim, şairim,
ruhu soyundukça kalbine, kalemine satır, satır giyinenim...iyi ki varsın🤗

hep yaz emi...

en kalb-i sevgimle ♥️
sair osman dastan
sair osman dastan, @sairosmandastan
24.4.2026 06:53:27
5 puan verdi
Yüreğinize emeğinize
Ellerinize sağlık
Değerli kalemdaşım
Yazıp bizlerle paylaştığınız / Kül hafızası...
Sözlerinizi büyük bir
Beğeniyle okudum
Kaleminiz kavi ilhamınızın daim
Olması temennisiyle
En kalbi duygularımla
Huzur dolu yarınlar adına
Sonsuza dek esenlikler dilerim.
AHMET ACAR
AHMET ACAR, @ahmetacar
23.4.2026 23:37:00
5 puan verdi
Yazdıran yüreği
Sarf edilen emeği
Çok kıymetli kalemi
Gönülden kutluyorum.
Şiir tadında
Güzel bir akşam diliyorum.
Ferda,ca
Ferda,ca, @ferda-ca
23.4.2026 23:32:14
5 puan verdi
Şiir, parçalanmış bir benliğin iç sorgusu gibi ilerliyor. “Kül” metaforu, hem yanmışlığı hem de yeniden doğma ihtimalini taşıyor; fakat metin daha çok kayıp ve eksilme tarafında duruyor. “De hele” tekrarları içsel bir yüzleşme ritmi kurarken, “kaç ben kaldı” sorusu kimliğin çözülüşünü derinleştiriyor.
Kendi iç yangınından geçen, sert ama sahici bir varoluş ve yeniden tanıma şiiri.

Tebrikler

Sevgilerimle şairem 🙏🌿
Etkili Yorum
yildiz parlak
yildiz parlak, @yildizparlak
23.4.2026 22:21:23
Dizelerin,kalemin yorumunu Boran Usta ne güzel yapmış,uzun ve derin ve de cok yerinde ...
O kıymetli yorumun üzerine yazmak bana düşmez de
ben şiirin hikayesinde kala kaldım

"Kalbime eğilip
dedim ki,
Hər acı
geçicidir.
iyleşeceğiz."

eğer "umut" bir dua olsaydı sanırım ben bu cümleleri kullanırdım,
o kadar ihtiyacımız var ki iyileşmeye...

yüreğine,kalemine çokça sevgimle...
Selda Erşahin
Selda Erşahin, @seldaersahin
23.4.2026 17:45:33
Çok güzel yüreğinize sağlık 👏
Tercanlı24
Tercanlı24, @tercanli24
23.4.2026 15:30:02
5 puan verdi
Değerli kalem Beğenerek okudum çalışmanızı yüreğinize kaleminize sağlık
Kalemin daim olsun
Selam ve saygılarımla hayırlı günler dilerim
eksik susmalar
eksik susmalar, @eksiksusmalar
23.4.2026 15:16:53



Sana/susmalarımın, bende bulunan anlamına bayılıyorum ben....




(...)
sevgimle hep..
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
23.4.2026 13:24:43
5 puan verdi
Kül Hafızası, bir insanın büyüme sancısını değil, büyümenin eşiğinde kırılmanın hikayesini anlatıyor. 'De hele.. kaç ben kaldı geriye?' sorusu, insanın kendi içindeki o çok parçalı yalnızlığın en dürüst feryadı olmuş. Maviye açılan yalanlardan vazgeçip, kendi küllerini tanıyarak yeniden yeşermeye niyetlenmek; acıdan doğan bir bilgeliktir. 'Huzur dediğin hangi mezarın kıyısında kaldı?' dizesi ise şiirin ağırlık merkezini oluşturmuş. Kaleminize, o keskin ve gri dünyayı bize bu kadar net hissettiren yüreğinize sağlık
eylüldegel
eylüldegel, @eyluldegel1
23.4.2026 13:07:35
5 puan verdi
şiirinizi beğeniyle okudum,
De hele..
Kaç ben kaldı geriye?
Kaçı sustu,
Kaçı, kalemin gölgesinde usulca öldü?
De hele........kaçkez öldürdüm kaç kez diriltim kendimi kaç kez söndürdüm külleri bilmem kaçkez harladım bilsen bile bile sonunu .... yazan kalemi ve şairi tebrikediyor sevgi ve selemlarımı iletiyorum
Etkili Yorum
Âşık Yârenî
Âşık Yârenî, @sikyren
23.4.2026 10:41:27
İç parçalanmayı bu kadar sahici ve keskin anlatabilmek gerçekten güzel.
Tebrikler
ASIKLUZUMSUZ
ASIKLUZUMSUZ, @asikluzumsuz
23.4.2026 10:17:14
5 puan verdi
Güzel şiir değerli kalem
Kutlarım yazdıran yüreği, yazan kalemi
Nice güzel şiirlerde buluşmak dileğiyle
Şiirle kal, sevgiyle kal, sağlıkla kal, hoşça kal
Sevil Sev
Sevil Sev, @sevil-sev
23.4.2026 07:12:55
5 puan verdi
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL