8
Yorum
25
Beğeni
5,0
Puan
149
Okunma
Bil ki~
ellerin değse de
hiçbir yalan arınmaz
çünkü bazı şeyler
temizlenmez
sadece gecikir.
Sonra…
içten içe çürür
Kokusunu bilirsin
gecikmiş bir vedanın
söylenmemiş bir sözün
boğazda bekleyip
kendini yemesi gibi
Ben o kokuyla uyandım..
Gamlı bir ruhu
hangi sensizliğin dibine bıraktın
bilmiyorum,
ama bıraktığın yer
benim içim çıktı.
Söyle~
sen hiç kendi yokluğunda
kendine rastladın mı?
Ben rastladım
Tanıyamadım..
Çünkü yüzüm dediğim şey
yavaş yavaş dökülen bir kabuktu,
ve altından çıkan
daha eski,
daha karanlık bir ben vardı
Hükmüm yok..
çünkü içimde kurduğum her cümle
daha ağzımdan çıkmadan
boğuluyor
Gözlerimin selası okunuyor
ama ölen bir şey yok
aksine
ölmeyi beceremeyen ne varsa
içimde kalıyor..
Gece artık karanlık değil,
bir yara gibi açık
ve kapanmayı reddediyor.
İsyan ettim~
ateş yaktım,
yakayım diye değil,
belki temizler diye.
Ama ateş bile öğrndi çürümeyi
Alevlerim ışık vermiyor artık,
sadece kokuyor.
Ve en kötüsü—
alışıyorum.
…
Ama~
tam burada,
tam en dipte
bir şey var hâlâ
Adını koyamıyorum
Ne umut desem yetiyor
ne hayat.
Sadece…
çürümeye direnen
küçük bir parça
Belki bir ses,
belki yarım kalmış bir nefes
Belki de
henüz kirlenmemiş bir hatıra
Bilmiyorum.
Ama o şey,
her şeye rağmen
tamamen yok olmuyor.
De hele…
sensizliğin ortasında
bensizliğin dibinde bile
bir şey kalıyorsa,
bu çürüme
gerçekten kazanmış sayılır mı?
Hepsi bu...
5.0
100% (15)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.