0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
95
Okunma
En tatlı sabahlar seninle başlardı,
Güneş bile utangaç bir çiçek gibi eğilirdi gözlerine…
Bir tebessümün düşerdi içime ince bir bahar yağmuru gibi,
Adını andığımda kalbim, küllerinden ışığa yürürdü sessizce.
Şimdi sabahlar kırık bir ayna gibi çoğalıyor,
Ne ışık aynı dokunuşta, ne gökyüzü o eski mavilikte…
Zaman, sen varken nabız gibi atardı içimde,
Şimdi susmuş bir saat gibi, tik taksız, yarım…
En tatlı sabahlar seninle başlardı,
Uykunun en derin yerinden adın çağırırdı beni…
Gözlerimi açtığım her an, sen bir ilk nefes gibi doğardın,
Bir sabah değil, bir ömür başlardı varlığınla.
Şimdi sabahlar var ama sen yoksun,
Güneş doğuyor ama içimde gecenin gölgesi büyüyor…
Bir zamanlar seninle tamamlanan her cümle,
Şimdi yarısından düşmüş bir şiir gibi eksik…
En tatlı sabahlar seninle başlardı,
Duvarlar beyaz değil, senin sesinle aydınlanırdı…
Kahvaltı masasında buhar değil, hatıralar yükselirdi,
Kuşlar bile adını ezberlemiş gibi ötüşürdü gökyüzünde.
Rüzgâr sen varken başka eserdi,
Sanki dünya senin ritmine göre dönerdi usulca…
Gülüşün sabahın en saf ışığına karışırdı,
Hayat, seninle anlam kazanmış bir masal olurdu.
Şimdi duvarlar aynı duvar ama yankısı yok,
Ne kahvaltı aynı sıcaklıkta, ne de içimdeki o eski ışık…
Bir tek hatıralar dolaşıyor kırık avuçlarımda,
En tatlı sabahlar artık geçmişin solgun yankısı…
En tatlı sabahlar seninle başlardı,
Bir fincan kahvenin buğusunda gözlerin doğardı…
Zaman o anın içinde eğilir, nefes bile susardı,
Dünya iki bakışın arasında küçülürdü usulca.
Bir yudum kahve, bir bakışın yeterdi hayata,
Sen varken sabahlar yeniden yazılırdı kaderime…
Şimdi aynı fincan elimde, ama içi boş bir yankı,
Yansıyan yüzün yok; kahve bile sensiz, yalnız…
En tatlı sabahlar sende kaldı,
Ben ise sensizliğin hiç bitmeyen gününe uyandım…
En acı akşamlar sensiz başladı,
Gün batımı gökyüzüne değil, içimin duvarlarına çöktü…
Bir zamanlar seninle ışıldayan saatler,
Şimdi suskun bir geceye gömülmüş gölgeler gibi.
Güneş çekilirken senden de iz silindi,
Gölgeler bile kendi yalnızlığını taşıyor artık…
Adını anmak, içimde kırık bir cam gibi yankılanıyor,
Kalbim sensizliği yaşamıyor artık, sadece taşıyor…
En tatlı sabahlar seninle başlardı,
En acı akşamlar sensiz başladı…
Bir günün iki ucunda sen vardın eskiden,
Şimdi biri hatıra, diğeri sonsuz bir eksiklik…
En acı akşamlar sensiz başladı senden sonra,
Gün batımı bile küskün bir yüz gibi asılı kaldı ufukta…
Bir zamanlar ellerinle ısınan yüreğim,
Şimdi soğuk bir yalnızlığın kıyısında titreyen bir mum gibi…
Sesin yok, kokun yok, izlerin sis gibi dağılmış,
Her şey yerli yerinde ama hiçbir şey eskisi değil…
Akşam çökerken içime ağır bir ağıt düşüyor,
Adınla başlıyor, sensizlikle yavaşça sönüyor…
Ne sabahlar eskisi gibi aydınlık,
Ne geceler eskisi gibi kısa…
Sen gidince zaman bile eğildi, yoruldu, sustu,
Her şey biraz daha senden sonra eksildi…
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.