1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
34
Okunma

Keşke yazmasaydım şu satırları dediğim yerdeyim...
Evet,bu acaba son mu derken her geçen gün bir yenisi daha ekleniyor.
Aybüke Öğretmenimizi unutamamışken,Fatma Nur Öğretmenimizin
acısı daha tazeyken, Ayla Öğretmenimiz hepimizi derinden sarstı...
Sosyal çürüme dediğimiz virüs almış başını gidiyor.Sanatta,sporda,
ekonomide, ve şimdi de eğitimde -kısacası her yerde- etik yaşam
felsefesi yok olmuş durumda...
Biz eskiden yere çöp atmaya çekinirdik.Çevreye zarar vereceğimizi
bilirdik,öğretmenimize verdiğimiz sözü yere düşürmenin ne kadar kötü
bir şey olduğunu bilirdik.Sınıfın en haylaz,en tembel öğrencisi olsak bile
öğretmenimizin kalbini kırmaya çekinirdik...
Şimdi etikle birlikte bence "vicdan" da unutulmak üzere.Çünkü eline
silahı alan sanki bir bilgisayar oyunundaymış gibi insanların canlarına
kıyıyorlar.Belki daha da acısı bunlar bir okulda oluyor,ailelerin çocukları
için en güvendiği yerde oluyor.Belki çok daha tehlikeli olan da, bu şiddet
olayları artık 18 yaşın altındaki çocuklara inmiş durumda...
Öncelikle Cumhuriyetimizin yılmaz bekçileri olan,bizlere Ata’mızın emaneti
olan,bu kutsal mesleği en güzel şekilde yerine getiren,aydınlık geleceğin
yarınları olan DEĞERLİ ÖĞRETMENLERİMİZ; başınız sağ olsun...
Uğruna kendi canından vaz geçerek öğrencilerine siper olan AYLA
ÖĞRETMENİMİZİN ruhu şad olsun...
Günler geçiyor Efendim,
Yine bir gün bitiyor hıçkırıklar içinde...
Yutkunuyor kalemim dizeleri yazarken,
Boğazım düğüm düğüm olmuş ki
Nasıl haykıracağını bilemez halde...
Sosyal çürüme sarmış benizleri,
Bilim zaten tozlu raflara kaldırılmış,
Eline silah alan mafya olmuş ülkemde...
Eğitim,ahlak,vicdan can evinden vurulurken
Magazin dünyasında başlıklar kurulmuş,
Milletim ordan oraya savrulmuş,
Her gün,her saat değişen gündemde...
Mezarlıklar değil midir,
Ölümü iliklerimizde hissettiğimiz o yer...
Okullar değil midir,
Yaşama,hayallere sımsıkı sarıldığımız o yer...
Okullarda kan-göz yaşı akarsa,
Körpe fidanlara bir daha gebe kalır mı bu yer...
Günler geçiyor Efendim,
Yine bir gece bitiyor hicran içinde...
Artık bu son mu derken kalemim,
Keşke hiç yazmasaydım şu satırları
Dediğimle kalıyor mahzun dizelerimde...
Nice yıldızlar birer birer göç ederken
Ufutkta beliren o umutlar yok olmuş,
Namlunun ucu artık ülkemin can evinde...
Bir öğretmen siper olurken öğrencilerine
Sanki evlatlarını koruyan bir "Ana" olmuş,
Cumhuriyet’in yılmaz bir bekçisi olmuş,
Kıraç topraklarda bile çiçek açan ülkemde...
Mezarlıklar değil midir,
Ölümü iliklerimizde hissettiğimiz o yer...
Okullar değil midir,
Yaşama,hayallere sımsıkı sarıldığımız o yer...
Okullarda kan-göz yaşı akarsa,
Körpe fidanlara bir daha gebe kalır mı bu yer...
Okullarda silahlar konuşuyor,
Öğretmenler namlunun ucunda kaldı...
Okulun bahçesinde ölüm kol geziyor,
Mezarlıklardan ne farkı kaldı...
Sınıflardan kurşun sesleri işitiliyor,
Hayaller,umutlar suskun kaldı...
Belki de en önemlisi,
Ata’mın "Muasır Medeniyetler" dersinden
Ülkece sınıfta kaldık...
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.