0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
11
Okunma

SON CEMRE
Bir Newroz sabahıydı…
Son cemre düşmüştü toprağa
Yüzümüzde bin sevinç
Toprak titreyip bağrını açmıştı bahara
Bin heyecanla
Bin umutla ekmiştik barışın tohumlarını yan yana
Newrozun müjdeli ateşinde atlayan çocuklar gibi,
korkuyu geride bırakıp
Aynı sofrada unutup acıları
Ekmek sıcaklığında bölüşecektik
yeni umutları…
Ateşten atlamıştık
Ama,
dilek tutmayı unutmuştuk
Dileksiz umut inkar sayılırdı baharı
Dileksiz umut günah sayılırdı Anadolu’da
Biz bunu da beceremedik
Newroz’un ateşi küstü
Newrozun ateşi söndü
Barış üşüdü
Bahar sustu
Biz öfkelendik
Eski bir yel değirmeni gibi öğütüp
taze umutları
Zamana değil heveslerimize yenildik
Son cemre düştü dediler toprağa
Son cemre değil
Son hatıralardı toprağa düşen
Su ve hava ezberlemişti adımızı
Toprak da tanıyordu,
unutmayacaktı bizi
Unutmayacaktı barışa ihanetimizi
İçimizde baharın kırıntısı kalmamıştı
Demirci Kawa’nın ateşi bile ısıtmayacaktı içimizi
Ölüme bir cemre düşüyorsa şayet
Ölümün payına düşen en soğuk cemre biziz artık
Ey yarım kalan barış
Ey küle dönmüş bahar
Ey Newrozun isyan ateşi
Hangi yel alıp getirecek o umutları geri?..
Erdal Karadağ
20 Mart 2013
Yunus / Kartal
İst.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.